GEÇMİŞE DÖNÜŞ

1282 Kelimeler
Kendime geldiğimde gözlerimi zorlayarak açıp etrafa bakınmaya çalıştım. Başımın ağrısı ağzımdaki kötü tat ve bulunduğum ortamın havasızlığı midemi bulandırıyordu. Zorlanarak yattığım yerden doğrulmaya çalıştım. Oturur vaziyete geldiğimde büyük bir odanın içinde olduğumu anladım. Oda normal bir oturma odası tarzındaydı. Ben üçlü geniş koltuktaydım karşımda geniş bir koltuk daha vardı. Bir de tekli koltuk. Devamlı kullanılan bir ev olduğu belliydi. Ayağ kalkıp elimi yüzümü yıkamak için lavaboyu aradım. Elimi yüzümü yıkarken makyajdan dolayı tabi ki yüzümde akmış göz makyajımı görünce aynadaki görüntümden korktum. Banyo dolaplarına bakındım belki makyajımı çıkarmak için bir şeyler bulabilirdim sonuçta burada yaşayan bir kadında olabilirdi. Dolapta bulduğum makyaj temizleyicisiyle yüzümü temizleyip saçlarımı topladım. Artık kendime geldiğime göre sağlıklı düşünebilirdim. Beni kim neden kaçırmış olabilir ki. Acaba bizi takip eden adam mı kaçırdı. Bu çok mantıklıydı sonuçta adamı kaç kere peşimizde gördük. Ama neden diye düşünürken kapının kilidi açıldı. İçeriye önce bir kadın girdi. Üzerinde deri tayt ve onu tamamlayan kalın askılı crop ve uzun bir deri ceket. Satı boyanmış saçları kırmızı ruj ve güneş gözlüğüyle evin içine havalı bir giriş yaptı. Kadın çok çekiciydi. Arkasında da çalışanı olduğunu düşündüğüm bir adam vardı. Sanki karşımda film çekiliyordu da bende izliyor gibi olaylara Fransız kalmış şekilde oturuyordum. İngilizce konuşmaya başlayınca iş daha da karmaşık hale geldi. Ben kendi halimde bir insandım neden beni kaçırırlar diye düşünürken işin içine bir de yabancı bir kadın girdi. Konuştuklarından duyabildiğim kadarıyla birini bekliyorlarmış gelecek olan kişi geciktiği için benimle konuşmaya başlamamışlar. Yaklaşık yarım saatlik bir bekleyişten sınra dışardan gelen araba sesiyle bekledikleri kişinin geldiğini anladım. Ev müstakil bir evdi. Aracın kapısı kapandı ve ayak sesleri kapıya yaklaşınca sarışın kadının yanındaki adam kapıyı açtı. Bende meraklanmıştım bakışlarımı kapıya çevirdiğimde giren kişinin ilk önce eve attığı adımdan başlayıp yukarıya doğru bakmaya başladığımda gördüğüm yüzle buz kesildim. Gözlerimi kapatıp tekrar açtım hala oradaydı. Geçirdiğim şokla titremeye başladım. Ve aniden ayağa kalkıp yanına doğru ilerledim. Güneş gözlükleri olduğu için emin olmak adına iyice yaklaştım. Bu süreçte beni izledi. Dibine kadar geldiğimde gözlüklerini çıkarıp gözlerimin içine baktı. Bu oydu. “Ozann “ diyebildim. Evet karşımdaki öldü sandığım ama kanlı canlı duran kocamdı. “Görüşmeyeli nasılsın karıcım” dedi. Konuşunca varlığına tam anlamıyla inandığım adama titreyen elimle dokundum. “Evet yaşıyorum Beril artık kabullenme kısmını geçip konuşmaya başlayalım mı” diyerek gayet normal birşeyden bahseder gibi rahat bir tavırla yanımdan geçip koltuğa oturdu. “Ozan bu nasıl olur “ diyerek hızlı adımlarla yanına gidip karşısındaki koltuğa oturdum. Hala inanamıyordum. “Sen yangında ölmüştün. Cesedin tanınmayacak haldeydi. Bakmaya dayanamayacağım için göstermediler bana ki dayanamazdım zaten” diyerek vereceği cevaba odaklandım. “Yangın sırasında evde olan kişi ben değildim uzun süredir başıma bela olan bir adamı planıma dahil ettim diyelim” diyerek güldü. Benim tanıdığım adamla bu adam aynı olamaz diyerek içimden geçirdim. Tamam her zaman rahattı ama bu başka bir boyut. “Neden böyle birşey yaptın ozan niye kendini ölü gösterdin. Ayrıca planın neydi. Kendini ölmüş gösterip yıllar sonra öylece karşıma çıkmak mı?” Dedim. “Planım karşına hiç çıkmamaktı Beril ama maalesef hayat bizi tekrar bir araya getirdi karıcım” dedi. “Ben artık senin karın değilim Ozan” bu lafı söylemesi midemi bulandırdı. “O kadar güzel günlerimiz oldu karıcım yazık etme bize” diyerek kahkaha attı. Neyini sevmişim bu pisliğin ben. Nasıl anlamamışım nasıl görmemişim bu pislik yüzünü. Gözümü nasıl boyadıysa artık. “Beni neden kaçırdın Ozan” dedim. “Ah karıcım bilmediğin o kadar çok şey var ki” dedikten sonra yanındakilere dönüp “Size bahsettiğim karım Beril” dedi “Benden ne diye bahsettin acaba çok merak ediyorum” dedim “Güzelliğinden zekandan seksiliğinden” diyerek daha da iğrençleşti. “Gerçi o güzel aklını başından öyle bir aldım ki gözün benden başka hiçbir şey görmedi benim sadık karım” diyerek göz kırptı. Kafasına sehpada duran bibloyu indirmemek için zor tutuyorum kendimi. “Ozan sadede gel artık sıkılmaya başladım. Bu kadar aksiyona gerek yoktu karşıma geçip konuşsan anlatsan daha sskin bir şekilde çözerdik sorun beyse “ dedim. “Karıcım senin sorun dediğin şey sensin. Yani planın kilit ismisin benim güzel karım” “Ayrıca elbise çok yakışmış “ diyerek yırtmaçtan açılan bacağımı gösterdi. Hemen kapattım. Hiç farketmemiştim açıldığını. “ biz hiçbir zaman gerçek bir karı koca olmadık Ozan o yüzden bu numaraları bırak” dememle “Sana dokunmamak için verdiğim savaşları bilsen şaşırırdın. “ şaşırdım bile “Neden savaştın “ “Maalesef sevgili anneciğin nikahtan sonra beni bulup güzel bir konuşma yaptı. Evlenmemize mani olamadı ama sana dokunmama oldu. “ “Ozan annemi ikimizde tanıyoruz niye böyle birşey yapsın ki çok saçma” dediğimde kafasınu iki yana sallayarak “Hayır karıcım gerçek annenden bahsediyorum. Sebi büyüten kadından değil “ dedi “Ne saçmalıyorsun sen” “Senin biyolojik annenle baban başkası Beril “ Diyip devam etti “Haldun bey yani biyolojik baban çok zengin bir iş adamıydı. Ama gaddarlıklarıyla meşhurdu. Güç için harcayamacağı insan yoktu. Seni de bir proje olarak görüp öyle büyüteceğini düşünen annen Güler hanım en azından senin o hayatı yaşamaman adına evlerinde yıllardır çalışan şu anki seni büyüten anne babana evlatlık verip üzerine de yüklü bir miktar parayla memleketleri Antalyadan bir ev alıp oraya gönderdi. Babana da senin kaybolduğuna dair güzel bir senaryo yazarak yokluğuna böyle bir bahane buldu.” Anlattıkları beynimde döndükçe nefesim kesilir gibi oluyordu. Bunlar gerçek olamazdı kesin yalan söylüyordu. “Yalan söylüyorsun” dediğimde ciddi bir ifadeyle “Hayır karıcım söylemiyorum. Baban öldüğü için işlerin başına abin geçti. Abin baban gibi bir adam değil ve annen ona senin yaşadığını söyleyince seni bulmaya karar verdi” “Haldun bey dediğin adam ne zaman öldü” “Geçen hafta öldü. Bende o zamandan beri yakın takipteydim. Partiye gideceğinizi duyunca fırsatını kollayıp kaçırdım seni” “Beni neden kaçırdın Ozan” “Çünkü seninle evlenme amacım seni Haldun beye karşı koz olarak kullanmaktı. Kızının varlığını duyunca seni hemen kabullenip üst makamlardan birinin oğluyla evlendirip gücüne güç katmak isteyecekti” “Sende bana karşılık para teklif edecektin” dedim dolmuş gözlerimi silerek. “Hayır karıcım benim amacım para değildi. Yeraltı dünyasındaki mevkimi yükseltmekti.” Yeraltı dünyasının mevkisi mi dedi o. “Ne yani mafya mısın?” “Evet karıcım güzel kazandırıyor “ diyerek güldü. “Madem Haldun bey ölmüş benimle ne işin var şimdi “ “Babanın ölümüyle ve abinin seni öğrenmesiyle zaten senelerdir senin attığın adıma kadar haberi olan annen yerini söyleyip uygun anda senin karşına çıkacaklardı ama ben erken davrandım” “Sen ne iğrenç bir adamsın” diyince bana doğru eğilip “Neden bana mafyacılığı yakıştıramadın mı karıcım. Bora beyde daha mı iyi duruyor” dedi . Bora da mı mafyaydı. “Boranın konuyla ne alakası var Ozan “ diyince “Mafya olmamsa sorun Bora bey de bu alemde sözü geçen birisidir. Söyleyim de “ ne yani Borayı mı kıskanıyordu şimdi de . “Sorun beni kandırıp evlenmen üzerimden planlar yapman. Beni takas olarak kullanmak istemen. Kendini ölü gösterip sonra beni kaçırıp karşıma çıkman” dedim sesim yükselmişti artık. “Ayrıca hakkımda benim bilip senin bilmediğin şeykeri de benden saklaman” “Hoş diğer yaptıklarının yanında bu hafif kalır ama” dedim “Sana olanları anlattım Beril. Burada sakin sakin bekleyeceksin. Annen istediğim şartları yerine getirirse. Şirkette sana verecekleri hisselerin tamamı şartımı yani. O zaman serbestsin” dedi. Gerçekten tiksiniyorum bu adamdan. Hava kararmaya başladı. Bu gecede burada kalmak istemiyordum. Allahım bir mucize olsa da evime gitsem.Kızlar polise haber vermiş midir acaba. Belki kameralardan bişey bulurlar. Beklemekten başka çarem yok. Diye düşünürken bir patlama sesiyle çığlık attım. Oturduğum yerden hızla ayağa kalktım. O anda Ozan gelip kolumdan tutup çekti. Tabi ki beni korumak için değil teminatına zarar gelmemesi içindi. İçeriye birden sayamadığım kadar çok eli silahlı adam girdi. İyice tedirgin olmaya başlamıştım. En önde kapının kilidini silahıyla patlattığını düşündüğüm kişi duruyordu. Yüzüne baktığımda karşımda gözleri sinirden kararmış olan Bora’yı göreceğim aklıma gelmezdi.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE