KAOS

1493 Kelimeler
Sanki bir film sahnesi izler gibi olanlara geriden bakıyordum. Ozan’ın yüzünden Bora’nın beni kurtarmaya geldiğine şaşırmış bir ifade vardı. Ne kadar gizlemeye çalışsa da anlayabiliyordum. Ancak tek şaşıran o değildi. Bende Ozanla aynı şaşkınlık içerisindeydim. Sessizliği bozan Bora oldu. “Bu kadar alçalabileceğini ben bile tahmin edemezdim Ozan” diyerek tiksinir bir yüz ifadesiyle baktı. “para için kendini düşürdüğün duruma bak” diyerek ekledi. “Senin benden pek farkın yok Bora unutma sende Berile dürüst olmadın.” Dedi. Herkes benim hakkımda herşeyi biliyordu ben hariç. “uzatma Berili alıp gideceğim buradan bir daha da karşıma çıkma affı olmaz” dedi Bora “Karımı benden alamazsın o burada kalmak istiyor öyle değil mi Beril” diyerek yüzüme baktı. Yine aynı şeyi yapıyordu. Beni manipüle ederek istediği şeyi sanki benim isteğimmiş gibi gösterip yatırıyordu. Ama artık eski Beril yoktu karşısında. Hala ona kanacağımı düşünmesi de çok zavallıcaydı. “Ben kimseyle kalmıyorum da gitmiyorum da hepiniz benden uzak durun” diyerek silahlı adamların arasından geçmek üzere adımlarımı hızlandırdım. O sırada Bora kolumdan yakalayarak “buradan birlikte çıkacağız” dedi. Kolumu ondan kurtarmaya çalıştım ama bırakmadı. “Karımı bırak “ diyen Ozana dönüp “Ben senin karın değilim Ozan benim kocam o gün yangında öldü. Bana karım diyip durma artık midem bulanıyor” dedim. O ara bizim konuşmamızı dinleyen Boranın boşluğundan faydalanıp hızla dışarıya attım kendimi. Üzerimde incecik elbiseyle olduğum için gecenin serinliği bir an içimde ürpertiye sebep oldu. Arkamdan gelen Bora “Arabaya bin Beril gidiyoruz” demesiyle ona döndüm “Bana ne yapmam gerektiğini söyleyip durma artık yeter” dedim Bana doğru bir adım atarak öfkeli gözlerle “Beril sabrımı taşırıyorsun arabaya bin” dedi “Binmeyeceğim kendim giderim” dememle kahkaha attı. “Etrafına dön bir bak neredeyiz” demesiyle ormanlık bir alanın ortasında kalan küçük bir evin yanında olduğumu farkettim. Havalı çıkış yapıp kendimi kaptırınca bu detayları farkedemedim tabi. Ayrıca telefonum ve çantamda yanımda değildi otelde kalmıştı. Acıkmıştım ve üşüyordum “Hadi Beril bin artık” diyerek arabanın kapısını açtı ve içinden bir ceket çıkararak bana verdi. “Üzerine daha kapalı birşey giyseydin üşümezdin “ diyerek uzattı. “Noldu Bora bey beğenemediniz mi” dememle beni baştan aşağı süzüp gözlerinde anlamadığım bir duygu geçişi oldu O kadar adamla gelmesine rağmen arabayı o kullanıyordu. Korumalar arkadan araçla takip ediyordu. Alışık olmadığı bir durum olduğu tuhaf geliyordu. Düşüncelerimi okumuş gibi açıklama yaptı “Her zaman korumalarla gezmiyorum. Bugün yaşananlardan dolayı geçici bir durum. Önlem amaçlı yani” dedi. Omuz silktim ilgilenmiyormuş gibi. “Hergün kaçırılmadığım için alışık olmadığım konular dolayısıyla” dedim. Arabada yakın oturduğumuz için elbisemin derin yırtmacımı ne kadar kapatsam açılmasından rahatsız olmuştum. Ayrıca neden ikimizdik arabada onu da anlamış değildim. Bir an eli açık olan bacağıma doğru gitti. Dokunacağını zannedip gerildim ve kaskatı kesilmiş bir şekilde ne yapacağını izledim. Engel olmaya çalışmamama da şaşırdım bir yandan. Bacağımı elinin tersini tüy gibi sürterek kumaşı tutup kapattı. Bu hareketi kasıklarımda daha önce yaşamadığım bir sıcaklığa sebep oldu. Titreyen bedenemi farketmemesi için ceketimi sıkıca önümde birleştirip kollarımı göğsümde bağladım. Ama sıcak basmıştı bile çoktan neyse eve kadar idare edebilirdim. Arabada etrafa bakındığımda evime giden sapağa girmediğimizi farkettim. “Evim o tarafta değil yanlış yöndeyiz “ dedim. “Yaşananlardan sonra seni evine götüreceğimi düşünmüyorsun sanırım.” Dedi. “Ben evime gitmek istiyorum Bora beni evime götür kızlar çok merak etmiştir “ dedim. “merak etme Aykan Selinle konuştu” dedi “kaçırıldığımdan haberleri var mı yani?” Dedim “Tam olarak detayları bilmeseler de başının belada olduğunu biliyorlar o yüzden seni kendi evime götüreceğimi söylediğimde senin aksine mantıklı buldular bu fikri” kızları nasıl oldu da kendi tarafına çekmişti anlamıyorum. Ama evime gitmek istiyordum. Şu an inatlaşmanın anlamı yoktu sanırım bilmediğim daha birçok şey vardı. Emin olduğum tek şey tehlikede olduğumdu. Denize düşen yılana sarılır misali Borayla bir bilinmezliğe doğru gidiyordum. Bu kaostan nasıl çıkacaktım bilmiyorum. Araba durduğunda irkilerek gözlerimi açtım. İçim geçmiş arabada uyumuşum. “Neden uyandırmadın beni “ diyerek sitem ettim her yerim tutulmuş dağılmıştım resmen. “Derin uyuyordun rahatsız etmek istemedim” dedi. Eve girdiğimizde gecenin karanlığı evin içerisinde de etkisini sürdürüyordu. Evde kim vardı kiminle yaşıyordu bilmediğim için birileri varsa da uyuyabileceği ihtimallerini göz önünde bulundurdum. Işıkları açtığında gözlerimi alıştığım karanlıktan dolayı ışığı görünce refleksle kıstım. Etrafta göz gezdirirken eve girer girmez karşıdan görünen şık koltuklarımlarıyla uyumlu bir salon ve boydan boya camların arkası bahçeye açılıyordu. Bu görüntü salonu olduğundanda büyük gösteriyordu. Sol tarafta geniş ortasında kocaman bir tezgahla ada mutfağı tarzında bir mutfak vardı. Sağ tarafımda ise evin üst katına çıkan merdivenler vardı. “İncelemen bittiyse içeri gir artık.” Diyen Boranın direktifiyle içeriye ağır adımlarla girdim. Çok yorgundum en son ne zaman yemek yedim bilmiyordum. Temiz kıyafetler ve sıcak bir duş almak beni kendime getirirdi. Evimde olsam duşumu almış pijamalarımı giymiş kahvemi içiyordum şu an. Uyuyacak kafada değilim çünkü olanları sindirmem gerek. “Evin güzelmiş tek mi yaşıyorsun burada” kalacağım evde başkaları da var mı bilmem gerekiyordu. “Tek yaşıyorum Beril. Yukarıda ortadaki oda sana ait evden Pelin kıyafet gönderdi sana. Rahatına bak “ diyince üzerimden yük kalktı resmen. “ ben gidip giyineyim “ bizim kızlarda dünden meraklıymış Bora beyle aynı evde kalmama. “Telefonunla çantanda odanda” hemen de benim odam oluvermişti. Misafirperverliğine hayran kaldım. Neyse ki telefonuma kavuştum. Duşa koşarak girdiğim için kıyafet hazırlamayı unutmuştum. Çıkınca hızlıca giyinirim diye düşünerek sıcak suyun bedenimi rahatlatmasına izin verdim. Gözlerimi her kapattığımda bugün yaşadığım saçmalıklar geliyordu aklıma. Ozanın söylediği şeyler deli saçmasıydı. Böyle bir şeyin ihtimali bile düşünülemezdi. Peki ya doğruysa. Nasıl çıkacaktım bu işin içinden. Sanki akan su tüm düşüncelerimi temizliyordu. Öylesine kaptırmışım ki kendimi derin düşüncelerin arasında banyonun kapısı kırılırcasına çalınca çığlıkla irkildim. “Beril çıkmayı düşünüyor musun artık” diye bağıran medeniyet yoksunu Boranın sesiydi. Bornozu aceleyle giyerken tekrar bağırınca istemsizce panik yaptım. Bir hışım kapıyı açarak Kafamı kapımın arasından sarkıtıp ıslak saçlarla “Ne var Bora banyonun önünde dikilmiş kapı yumrukluyorsun. Sapık mısın sen” dememle bozuldu. “Sence benim sapıklık yapmaya ihtiyacım mı var Beril. Ayrıca tipim değilsin ben sarışın seviyorum. “ çok da umrumdaydı. “Harika tesadüf desene “ diyip kapıyı suratına kapattım. “Ne yani sarışınlar mı dikkatini çekiyor” diye yüksek sesle söyledi ve cevap bekledi kompleks yaptı. “Odadan dışarı çıkar mısın giyinmem gerek” dedim Çıktığına emin olduğumda hemen valizi açtım. Açtım da keşke gözlerim bu görüntüyü görmeseydi. Valizin içinde hatırı sayılır bir kaç eşya vardı. Eşya bile değildi poşete koyup gönderselerdi daha iyiydi. Elime aldığım transparan tanga ve meme kısmı full transparan sütyen takımıyla bakıştım. Sonra buna benzer bordo ve beyaz iki takım daha gözüme çarptı. Kıyafet namına sağolsunlar alt üst ip asklı şortlu takım iki tane. Birisi leopar desenli diğeri siyah askılı üstü v yaka geliyor yaka kenarları da dantelliydi. Çıldırmam an meselesiydi. Ne olmasını bekliyorlardı acaba bunları koyarken ne düşündüler ki. Sabah ilk iş arayıp hesabını soracaktım. Siyah askılı şortlu pijama takımını giyip aşağıya indim. Mutfaktan gelen sesleri duyunca yönümü mutfağa çevirdim. Gördüğüm manzara beni etkilemedi değil. Bora üzerinde dar siyah bir tişört altında şortuyla yemek hazırlıyordu. Ben pijamamla o şort tişörtle olunca bir an sanki çiftmişiz ve rutinimiz böyleymiş gibi hissettim ama hemen kendimi toparladım. “Kolay gelsin kapı yumruklamak kesmeyince mutfağa attın kendini herhalde” dedim. O sırada tabak hazırladığı için yüzü bana dönük değildi. Bende mutfağın tezgahına yaslanıp kollarımı önümde bağlayıp onu izlemeye başladım. “Acıkmışsındır diye tahmin ettim tost yaptım bu saatte anca tost gi—“ cümlesini tamamlayamadan bana dönmesiyle şok oldu. İlk defa onu böyle görüyordum. Yüzümde hafifçe beliren sinsice gülüşle “Bir sorun mu var “ dedim. Sarışınlardan hoşlanıyormuş ya beyfendi böyle kalırsın işte dedim kendi kendime de kızdım. Hem kızlar bunları gönderdi diye sinirleniyorum hemde adamın söylediği lafa içerlenip bu lafı ona yedirmek içn çaba içine giriyorum. Beni hiç ilgilendirmiyor istediği kişiden hoşlanabilir. “İyiyim masaya geçelim mi “ dedi yutkunarak. “Olur “ diyerek oturdum. Karşımdaki tostla uzun uzun bakıştım “Yemen gerek” diyerek tabağı önüme iyice yaklaştıran Boraya baktım “midem bulanıyor yiyebilecek gibi değilim” dedim. “Zorla kendini Beril” dedi. Tostun yarısını yiyebildim. “Daha iyiysen biraz konuşalım mı” dedi. Olur anlamında başımı salladım. “Ozan eski kocan yani sana tam olarak ne anlattı” Ozanın anlattıklarını Boraya anlattım. “Bunları sende biliyormuşsun ama bana söylememişsin. Seninde amacın ozanla aynıymış öyle söyledi” dedim Sinirden çatılan kaşlarla elini masaya yumruk yapıp koydu. Sonra daha sakin bir tavırla bana döndü “Beril biliyorum şu an bir kaosun ortasındasın. Birden bire yüzleştiğin şeyler ağır geldi sana” dedi ve bekledi “Beril şu an kim ne derse desin dinleme sadece kendi kalbinin sesini dinle. Ben sana zamanı gelince her şeyi anlatacağım. Şu an hiçbir şey anlatamam maalesef “ diyince ozanın dediklerini doğruladığını anladım. Gözlerim dolu şaşırmış bir şekilde Boraya döndüm ve “Benim ailem gerçekten başkaları mı yani. Babam o kadar kötü biri miydi? Sen nerden tanıyorsun onları. Ya da tanıyor musun?” Susturamıyordum kafamdaki soruları. Yanıma yaklaşıp gözümden akan yaşı sildi “ hadi gel yatağına yatırayım seni biraz dinlen konuşuruz. Yeni hayatımın ilk gününe adım attığımı bilmeden uykunun kollarına bıraktım kendimi “
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE