Liva, altı aylıktı. Hayatları, artık tam bir uyum içindeydi; Giray’ın hastaneden dönüşü, Mayda’nın atölyeden Liva için yaptığı yeni çizimler ve her gece paylaşılan huzur. Bütün zorluklar geride kalmıştı. Giray, bu yeni, mükemmel dengeyi, Mayda’ya layık, büyük bir jestle kutlamak istiyordu. Giray, haftalardır telefon görüşmeleri yapıyor, gizemli toplantılar düzenliyordu. Mayda, ne olduğunu sorduğunda, sadece gülümsüyor ve "Bu, senin bütün zaferlerinin hediyesi," diyordu. O gün, Giray, Mayda’dan şık giyinmesini istedi. Liva’yı, Giray’ın teyzesine bıraktılar. Arabaya bindiklerinde, Mayda merak içindeydi. “Nereye gidiyoruz? Bu kadar gizemli olan ne?” diye sordu Mayda. “Bizi, geçmişimize götürecek, ama geleceğimizi inşa edecek bir yere,” dedi Giray, gizemli bir şekilde gülümseyerek.

