Mayda’nın beklenen doğum tarihine sadece birkaç gün kalmıştı. Ev, yüksek güvenlikli bir sığınağa dönüşmüştü. Giray, hastanedeki görevlerinin çoğunu evden yürütüyor, gözü sürekli Mayda’nın üzerindeydi. Çantalar kapının yanında hazırdı. Telefonları, her an çalmaya hazır bir acil durum hattı gibi sessizde bekliyordu. Hava, kalın bir battaniye gibi ağırdı. Bu bekleme, Giray’ın kontrol takıntısını tavan yaptırmıştı. Mayda, sakinliğini koruyor, son dakikalarını atölyesinden getirdiği küçük resim malzemeleriyle salonda hafif çizimler yaparak geçiriyordu. “Giray,” dedi Mayda, bir akşamüstü, çayını yudumlarken. “Eğer yarın bir şey olursa, panik yapmayacaksın, değil mi? Sen bu alanda en iyi doktorsunuz.” Giray, Mayda’nın nabzını kontrol etme dürtüsünü zorlukla bastırdı. “Benim, profesyonel ol

