Mayda Geçmişin tozlu raflarını, o ilk karşılaşmanın yakıcı gerilimini ya da fırtınalı ilk günlerimizi bir kenara bırakıyorum. Çünkü şu an, Aras Malikanesi’nin buğulu camlarının ardında, her sabah uyandığımda hissettiğim o taze mutluluk, geçmişin tüm zaferlerinden daha görkemli. Eskiden aşkı bir savaş sanırdım; şimdiyse aşkın, Giray’ın kollarında bulduğum o sarsılmaz ve dingin barış olduğunu biliyorum. Gözlerimi açtığımda, odanın içine sızan gün ışığı Giray’ın uyuyan yüzünde asılı kalmış. Eskiden uyurken bile kaşları çatık, zihni hep bir sonraki hamlede olan o adam gitmiş; yerine sadece benim görebildiğim, huzurun kucağında dinlenen o vakur adam gelmiş. Parmak uçlarımı sakallarının üzerinde hafifçe gezdiriyorum. Bu, bir kadının sahip olabileceği en büyük lüks: Dünyayı dize getiren bir dev

