Selim’in o ahlaksız teklifinin üzerinden yirmi dört saat bile geçmemişti ki, İstanbul’un gri semalarında devasa bir pervanenin sesi yankılanmaya başladı. Mayda, evin balkonunda elinde soğumuş kahvesiyle ufka bakarken, Aras ailesinin asıl gücünün, o güne kadar sessiz kalan devin uyandığını henüz bilmiyordu. Giray’ın babası, Haşmet Aras... Sadece Türkiye’nin değil, Avrupa’nın sayılı sağlık yatırımlarının sahibi, devlet protokolünde yeri olan, ismi geçtiğinde kapıların kendiliğinden açıldığı o sert, otoriter ve sarsılmaz figür. Oğlunun bir magazin skandalı yüzünden parmaklıklar ardına girmesine izin vermişti; çünkü Giray’ın "kendi savaşını vermesini" ve "bedel ödemeyi öğrenmesini" istemişti. Ancak olay kişisel bir tacize ve Aras soyadına yönelik bir lekeleme operasyonuna dönüştüğünde, Haşm

