Galeri Aras, İstanbul’un sanat haritasında sarsılmaz bir yer edinmişti. Mayda, Selim’in profesyonelliği ve vizyonu sayesinde operasyonel yükten kurtulmuş, sadece yaratmaya ve ailesine odaklanmıştı. Ancak Selim’in Mayda’ya olan hayranlığı, zamanla iş sınırlarını aşmaya, daha derin ve tehlikeli bir hayranlığa evrilmeye başlamıştı. Yeni serginin hazırlıkları sürerken, galeri akşamın geç saatlerine kadar hareketliydi. Mayda, devasa bir tablonun önünde ışıklandırmayı kontrol ederken Selim yanına yaklaştı. Elinde iki kadeh buzlu kahve vardı. "Hala burada olduğunu biliyordum," dedi Selim, sesinde yumuşak, kadifemsi bir tonla. Kahveyi Mayda’ya uzatırken parmakları, Mayda’nın parmaklarına olması gerekenden birkaç saniye daha uzun süre dokundu. "Senin bu detaycılığın... Sadece bir sanatçının

