Yeni Bir Başlangıç
Alarmın korkunç sesiyle uyandım. Bir gün daha aynı şekilde geçmek üzere başladı. Günlük işlerim için yataktan mecburi bir kalkış gerçekleştirdim. Elimde olsa hiç çıkmazdım. Okul yeni bitmişti ve ben geleceğim için ne yapacağım konusunda hala tam olarak fikir sahibi değildim. Elimi yüzümü yıkadıktan sonra bir kahvenin tüm benliğime iyi geleceğini düşünerek kendime acı bir kahve yaptım. Okul tatile girdiğinden beri genelde evde ruh gibi geziyordum. Üniversite hayatı için çok güzel hayallerim vardı ama işler hiç planladığım gibi gitmemişti. Annem ve babam boşanmıştı, uzun süredir kavga etmelerine karşın bu hareketin tam yerinde olduğunu söyleyebilirim. Onlar için doğru olan karar benim hayatımı değiştirdi. Eski okulum eve çok yakındı ancak annemle babam boşandıktan sonra küçük bir mahallede bilirsiniz, dedikodu çok olur. Bunlarla yüzleşmek istemedim. Yeni bir yaşam diyerek babamın yanına geldim. Kardeşim Mete de aynı şekilde benimle birlikte geldi. Babamın yanındaki dört senemiz çok güzel geçti. Annem anneannemin yanına kendi memleketine döndü. Biz de İzmir'de babamla birlikte kendi hayatımıza devam ettik, etmeyede çalışmış olabiliriz. Annemlerin durumu beni sandığımdan fazla etkilemiş olacak ki zaten iyi olmayan derslerim okulun da değişmesiyle iyice kötü oldu. Yeni başlangıçlardan hoşlanmama sebebim her şeyi sil baştan tekrar inşa etmek. Okula gittiğimde herkes zaten önceden birbirini tanıdığı için ben dışarda kalmıştım. İçine kapanık biri olmaya müsait bir karakterim olduğu için koskoca dört seneyi kenarda köşede kimseye sataşmadan bitirmiştim. Şimdi okul bitmişti ve üniversite için ne yapacağımı bilemez haldeydim. Sınava girmiştim ancak pek umudum yoktu. Öte yandan sorumluluklarım da vardı. Babam her gün ise gittiğinde Mete ile evde ben kalıyordum. Bazı zamanlar babam gelmezdi. Şirket gezisinde olurdu. Ev işi de bana kalırdı anlayacağınız. Gerçi insanlarla iritibata geçmediğim sürece evde olmak bana hep iyi gelmiştir. Kendimi soyutlamak bana iyi hissettiriyordu. Mutfak masasında kahvemi içerken düşündüğüm şeyler bunlardı. Hayat gerçekten çok garipti. Böyle bir hayatımın olacağını hiç düşünmemiştim. Mutlu bir çocukluk, başarılı bir okul hayatı ve huzurlu bir ailede büyürüm sanıyordum. Olmadı. Birileri mutluluk için sürekli çaba sarf etmek gerektiğini bana soylemeliydi. Hoş o yaşlarda dinler miydim bilmiyorum da neyse.
Gözünü ovuşturarak mutfak kapısında yaslanarak yarı ayık yarı uyanık Mete'ye baktım. Ayakta uyuyordu. Bana bakıp "Abla günaydın" dedi. " Günaydın" dedim
Sonra tekrar aynı şekilde salona gecti. televizyonun karşısındaki koltuğa uzandı ve orda uyumaya devam etti. Mete böyledir. Ayılması en az bir saat sürerdi. Kahvaltımızı hazırlamaya başladım. İkimiz de sabahları pek bir şey yemezdik o yüzden tost yapmaya başladım. Mete kokusunu duyup mutfağa geldi.
" Sen bu işi biliyorsun" diyip çayları koymaya başladı.
" Nasıl yani?" dedim.
"Dün akşam rüyamda çok lezzetli bir tost gördüm. Bugün için aklımda tost yemek vardı canım çekmişti" diye açıkladı. Gözlerimi kısarak bana yağ çeken kardeşime baktım.
"Mete ben niyeyse hep senin ruyanda gördüğün şeyleri yapıyorum bu bir tesadüf mü sence" dedim. Mete " abla valla tesadüf biz kardeşiz sen bence benim aklımı okuyorsun" dedi. Gözlerimi devirdim.
" O zaman şu an benim ne istediğimi sen de hissedebilirsin, kardeşiz sonuçta" dedim. Onu kendi taktiği ile vurmuştum.
" Tamam susuyorum" diyip teslim olurcasına ellerini kaldırdı. Ben de tostuma geri döndüm. " Ne yapıyoruz bugün?" diye sordum. Mete "Dün babamla konuştum bugün için bizimle bir şey konuşacağını söyledi. Akşam yemeğinde hepimizin bir arada olmasını istedi. Bence evlenmeye karar verdi bizi evden kovacak" dedi.
Bıktım senden dercesine ağzımı buruşturdum. " İki dakika ciddi olamıyorsun değil mi? " "Hayır " anlamında kafasını salladı. Gözlerimi devirdim tekrar. Kardeşim diye demiyorum ama tam bir gevşekti. Annemle babamın durumu onu benimki kadar etkilememişti.
" Evlenecek mi sence dersin?" diye sordum.
" Başka ne olabilir ki ?" babamın taklidini yapmak için sesini kalınlaştırdı ve oturduğu yerde dikleşti. " Yarın sizinle önemli bir şey konuşmam gerekiyor. Ablana söyle yarın akşam hep birlikte yemek yiyelim" diye babamın taklidini yaptı.
" Yapmak zorunda mıydın?" dedim. " Etkileyici olması gerekiyordu, babamın isteği buydu." dedi
Neyse diyip önüme döndüm, o da odasına çekildi sofrayı toparladıktan sonra odama döndüm. Bilgisayarı açtım. Arkadaşlarımın hepsi iyi üniversitelerden ya burs almış ya da yurt dışına okumaya gidiyordu. Kendi halime bir kez daha acıdım ve yatağa uzandım. Kendi kendime düşündüm,
Gerçekten benim geleceğim bir gün gelecek mi? Beynimde geleceğim yankılanırken akşam babamın ne diyeceğini düşünmeye başladım. Fırsatım olsa uzaklara gidip hiç tanımadığım bir yerde yepyeni bir hayat kurmak isterdim. Bazı şeyler karmaşık hale geldiğinde sadeleştirmek işime geliyordu. Derin bir nefes aldım ve kendime bir film açtım. Çünkü iyi bir film beni tüm düşüncelerimden uzaklaştırabilirdi.
-metmazel