BÖLÜM 9 – ATEŞİN ORTASINDA

1272 Kelimeler
Gecenin İçinde Bir Toplantı Havanın kasvetli olduğu bir geceydi. Şehrin arka sokaklarında, gizli bir depoda Levent, Kuzey ve Mira büyük bir masanın etrafında oturuyorlardı. Levent’in adamları sessizce etrafı izlerken, içerideki gerilim elle tutulur gibiydi. Levent, önündeki haritaya işaret ederek konuştu: "Şimdiye kadar sadece savunma yapıyorduk. Ama artık saldırıya geçme zamanı geldi." Kuzey gözlerini kıstı. "Bunun ne kadar büyük bir risk olduğunu biliyorsun, değil mi? Eğer hata yaparsak, hepimiz ölürüz." Levent hafifçe gülümsedi. "Risk olmadan zafer olmaz, Kuzey. Karşımızdaki adamlar bu şehrin karanlık yüzünü yönetiyor. Eğer onların oyununa devam edersek, hepimiz birer piyon olarak kalırız. Ama eğer oyunu biz yönetmeye başlarsak..." Mira, Levent’in sözünü kesti. "Hedefimiz kim?" Levent arkasına yaslandı. "Öncelikle, Alpay'ı ortadan kaldırmamız lazım. O, Kartal ailesinin sağ kolu. Kartal’ın en büyük adamı olduğu için onu devirmek, doğrudan patronlarına meydan okumak demek olur." Kuzey kaşlarını çattı. "Alpay kolay lokma değil. O tam bir savaşçı. Onu düşürmek için ciddi bir plan lazım." Levent masaya eğildi. "Ve benim bir planım var." --- Kanlı Pusu Plan basitti: Alpay’ı tek başına yakalayacaklardı. Onun her gece gittiği özel bir kulüp vardı. Kartal ailesinin en büyük adamları, bu mekânda toplanıyordu. Eğer onu orada kıstırabilirlerse, bu savaşı başlatacak ilk kıvılcımı ateşlemiş olurlardı. Gece yarısı, üçü de kulübün arka kapısında bekliyordu. Levent, kulüpte çalışan birinden içeride kaç koruma olduğunu öğrenmişti. Alpay, her zaman dört adamıyla gelirdi. Üstelik mekanın iç güvenliği de hesaba katılmalıydı. Kuzey silahını kontrol etti. "Bu iş sessiz olmayacak." Mira derin bir nefes aldı. "Sessiz olmasına gerek yok. Onları dehşete düşürmemiz lazım." Levent hafifçe başını salladı. "Tam da istediğim gibi." --- Kulübün İçinde Kaos Müzik kulübün içinde patlama etkisi yaratıyordu. Renkli ışıklar yanıp sönüyor, insanlar eğlenirken hiçbir şeyden habersizdi. Ama arka kapı açıldığında, eğlencenin yerini terör aldı. Kuzey, ilk korumanın kafasına susturuculu tabancayla ateş etti. Adam yere yığılırken, Levent diğerini boğazından bıçakladı. Mira ise üçüncü adama hızla yaklaşıp, silahını onun çenesine dayadı. "Kıpırdarsan beynin duvarda olur." Adam panikle ellerini kaldırdı. "Benimle işiniz yok!" Mira acımasızca gülümsedi. "Seninle değil ama patronunla işimiz var." Tam o sırada mekânın VIP odasından Alpay çıktı. Onu iki adamı takip ediyordu. Bir an için ne olduğunu anlamaya çalıştı. Sonra gözleri Mira ve Kuzey’e kilitlendi. Alpay hafifçe gülümsedi. "Demek sonunda geldiniz." Ve cehennem başladı. --- Kurşun Yağmuru Alpay’ın adamları anında silahlarını çekti. Mekânın içinde bir anda kurşunlar uçuşmaya başladı. Kuzey, bir masayı devirerek siper aldı. Levent, hızla barın arkasına geçti. Mira ise kaçan insanlarla birlikte bir köşeye sindi ve doğru anı bekledi. Alpay, silahını çekti ve Kuzey’in saklandığı masaya ateş etti. "Bu savaşta kazanan olamaz, çocuk!" diye bağırdı. Kuzey gülümsedi. "Bunu bana söyleyen herkes öldü, Alpay." Ve sonra, Mira tetiğe bastı. Kurşun Alpay’ın omzuna saplandı. Adam sendeledi ama düşmedi. Gözleri öfkeyle parladı. "Siz benim kim olduğumu bilmiyorsunuz!" diye kükredi. Levent, hızla yerinden fırladı ve barın üzerinden atlayarak Alpay’ın yanındaki adamın kafasına silahını dayadı. "Ve sen bizim kim olduğumuzu bilmiyorsun." --- Ölüm ve Kaçış Alpay, yaralı halde geriye çekildi. Mekânın arka kapısına doğru yöneldi. Ama Kuzey ona yetişti. Adamın boğazına silahını dayadı. "Bu oyun burada bitiyor, Alpay." Alpay gülümsedi. "Hayır, Kuzey. Bu daha yeni başlıyor." Tam o anda kulübün önünde siren sesleri yankılandı. Polisler geliyordu. Levent küfretti. "Gitmeliyiz! Şimdi!" Mira ve Kuzey, hızla geri çekildiler. Levent’in adamları bir kaçış rotası hazırlamıştı. Ve onlar karanlığa karışırken, Alpay kanlar içinde yerde gülümsüyordu. "Bu savaş bitmedi," diye fısıldadı. "Asıl şimdi başlıyor." --- Kanlı Gece Siren sesleri yaklaştıkça, Levent, Kuzey ve Mira hızla kulübün arka çıkışına yöneldi. Alpay’ın yerde kanlar içinde yatıyor olması onları durdurmadı. Çünkü biliyorlardı: Eğer hemen çıkmazlarsa, buradan sağ çıkamayacaklardı. Kapıyı açtıklarında, dar bir ara sokağa çıktılar. Duvarlar nemliydi ve çöp konteynerlerinden yayılan koku boğucuydu. Ama şu an kaçmak her şeyden önemliydi. Kuzey hızla etrafı kolaçan etti. "Temiz. Ama uzun süre değil." Levent hızla cebinden bir anahtar çıkardı ve 20 metre ilerideki eski bir arabaya doğru koştular. Arabanın plakası sahteydi. Eğer hemen binip uzaklaşırlarsa, polis onlara ulaşamadan izlerini kaybettirebilirlerdi. Mira arka koltuğa atladı. "Hadi, hadi!" diye fısıldadı, sabırsızca. Levent sürücü koltuğuna oturdu ve motoru çalıştırdı. Tam o sırada, arka sokakta iki polis arabası belirdi. "Lanet olsun! Bizi fark ettiler!" Kuzey arka camdan baktığında, polislerin arabadan inip silahlarını çektiğini gördü. "Dur! Ellerini havaya kaldır!" Ama onlar durmayacaktı. Levent gaza bastı. Motorun gürültüsü, gecenin karanlığında yankılanırken, araba bir anda fırladı. --- Kaçış ve Kovalamaca Polis arabaları anında peşlerine düştü. Levent, dar ve virajlı yollarda hızla manevra yapıyordu. Yan sokaklardan birine girdiğinde, arabanın lastikleri asfalta sürtünüp tiz bir ses çıkardı. Mira dişlerini sıktı. "Böyle giderse, bizi sıkıştıracaklar!" Kuzey yan cebinden bir tabanca çıkardı. "O zaman onlara biraz eğlence verelim." Arka camı hızla açtı ve tabancasını peşlerindeki polislere doğrulttu. BANG! İlk mermi polis arabasının ön camına isabet etti, cam çatladı ama kırılmadı. İkinci mermi lastiklerden birine denk geldi ve araba aniden yalpalamaya başladı. Mira hayranlıkla Kuzey’e baktı. "Güzel atış." Kuzey sırıttı. "Teşekkür ederim, bebeğim." Ama bu sırada üçüncü bir polis aracı yan sokaktan önlerine çıktı. Levent küfretti. "Sıkışıyoruz!" --- Barikatı Aşmak Öndeki polis arabası yolu kapatmıştı. Kaçacak yer yok gibiydi. Mira aceleyle torpidodan bir şey çıkardı: El bombası. Kuzey gözleri kocaman açıldı. "Bunu ne zaman aldın?" Mira hafifçe gülümsedi. "İçgüdü." Camı açtı ve pimi çekti. BOOOM! Öndeki polis arabası patlamayla savruldu. Şarapnel parçaları her yere saçılırken, Levent tam zamanında direksiyonu kırıp yan taraftaki boş bir inşaat alanına daldı. Kuzey derin bir nefes aldı. "Bu manyak bir işti, Mira!" Mira omuz silkti. "Bazen manyak olmak gerekir." --- Gizli Sığınağa Ulaşmak Levent sonunda, dar bir yan sokaktan geçerek eski bir depoya ulaştı. Burası onların acil durum sığınağıydı. Arabadan hızla indiler ve depoya girdiler. Kapıyı içeriden kilitlediklerinde, hep birlikte nefes nefese kalmışlardı. Levent yere çömeldi ve derin bir nefes aldı. "Bu kadar hızlı büyümesini beklemiyordum. Alpay’ı bitirmek isterken, tüm polis teşkilatını peşimize taktık." Mira başını salladı. "Ve Kartal ailesi henüz harekete bile geçmedi." Kuzey sessizce elini silahına götürdü. "Hareket ettiklerinde, biz hazır olmalıyız." Ve o an, Levent’in telefonuna bilinmeyen bir numaradan mesaj geldi. "Alpay yaşıyor. Ve sizi arıyor." Levent gözlerini kıstı. "Bu iş daha yeni başlıyor." --- "Alpay yaşıyor. Ve sizi arıyor." Bu mesajı gören Levent’in yüzü gerildi. Mira ve Kuzey de ekrana baktıklarında aynı şaşkınlık ve öfke dalgası üzerlerine çöktü. "Bu imkansız," dedi Kuzey dişlerini sıkarak. "Onun ölmesini sen bizzat görmedin mi?" Levent telefonu daha sıkı kavradı. Görmüştü. Alpay yerde kanlar içinde yatıyordu, nefes almıyordu. Ama şimdi, işte buradaydı. Bir hayalet gibi geri dönmüştü. Mira derin bir nefes aldı. "Eğer gerçekten yaşıyorsa, ilk işi intikam almak olacaktır." Kuzey kaşlarını çattı. "Bu mesajın sahte olup olmadığını nereden bileceğiz?" Levent telefon ekranına bir süre daha baktı. Mesajın altında bilinmeyen bir konum paylaşılmıştı. "Eğer tuzaksa?" diye sordu Mira, temkinli bir şekilde. Levent gözlerini kısmıştı. "Öğrenmemiz lazım." --- Karar Anı Sığınağın loş ışığında üçü de derin düşüncelere daldı. Dışarıda polis her yerde onları arıyordu. Kartal ailesi harekete geçmek üzereydi. Ve şimdi, öldüğünü sandıkları adam hayatta olduğunu iddia ediyordu. "Gitmeliyiz," dedi Levent sonunda. "Ama hazırlıklı olacağız." Kuzey silahını kontrol etti. "Eğer bu bir tuzaksa, o adamı ikinci kez öldüreceğim." Mira bir süre sessiz kaldı, sonra hafifçe gülümsedi. "Beni bu oyundan dışlayamazsınız." Levent ona döndü. "Senin için tehlikeli olabilir, Mira." Mira kaşlarını kaldırdı. "Bu oyunda hepimiz için tehlikeli. Ayrıca, sizsiz gitmeme imkan yok." Levent, onun gözlerindeki kararlılığı gördü ve başını salladı. "Tamam. Öyleyse yola çıkıyoruz." --- Buluşma Yeri Gece karanlığında, üçü de sessizce buluşma noktasına doğru ilerledi. Şehrin en karanlık köşelerinden birine, terkedilmiş bir depoya geldiklerinde, hava ölüm sessizliğine bürünmüştü. Levent arabayı park etti ve derin bir nefes aldı. "İçeri girerken dikkatli olun." Silahlarını hazırladılar ve içeri adım attılar. Işıklar loştu. Depo yıllardır kullanılmıyormuş gibi görünüyordu. Havada pas kokusu ve nemli çürümüş bir koku vardı. Tam o anda, önlerinde bir siluet belirdi. Ve ses yankılandı: "Beni özlediniz mi?" Alpay, karanlığın içinden çıkıp yüzünü gösterdi. Ama o anda, tavanın köşelerinden silah sesleri yankılandı. Bu bir tuzaktı. --- BÖLÜM 9 SONU
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE