Sokaklar Kan Kokuyor
Kuzey’in başından aşağıya soğuk terler akıyordu. Arabanın içinde sıkışıp kalmışlardı. İki taraftan da silahlı adamlar yaklaşıyordu.
Mira, Kaan’ın üstüne kapanarak onu korumaya çalıştı. Küçük çocuk titriyordu, gözleri korkudan büyümüştü.
“Kuzey, buradan çıkmamız lazım!” diye bağırdı Mira.
Kuzey derin bir nefes aldı, silahını kavradı ve tetiği çekti.
Önündeki adam başından vuruldu ve kanı arabanın kaputuna sıçradı. Ama diğerleri hemen karşılık verdi. Kurşunlar havayı deldi geçti.
“Lanet olsun!” Kuzey direksiyona abanarak arabayı hızla geriye sürdü.
Ama kaçacak yer yoktu. Sokak bir tuzaktı.
Tam o anda, sol tarafta bir motor sesi duyuldu. Cem yetişmişti.
Ve Cem’in gelişi, ölüm demekti.
---
Levent’in Karanlık Kararı
Levent, Cem’den aldığı bilginin doğruluğundan emin olamıyordu. Ama artık her şey netleşmişti.
Kaan kaçırılmıştı ve onu alan kişiler ölüm makinesi gibi çalışıyordu.
Levent, masaya vurdu. Bu savaşı bitirecekti.
Hemen adamlarını topladı. Bu gece herkes kan dökecekti.
---
Savaş Başlıyor
Kuzey, Mira ve Kaan arabanın içinde sıkışmışken, Cem’in motor sesi her şeyi değiştirdi.
Cem hızla silahını çekti ve peşlerindeki adamlardan birini başından vurdu.
Kuzey hemen fırsatı değerlendirerek gaza bastı. Araba aniden hızlandı ve adamları ezerek yola çıktı.
Ama bu, sadece başlangıçtı.
Çünkü Levent, tüm adamlarıyla yola çıkmıştı.
Ve bu gece, bu sokaklarda kurtlar son kez uluyacaktı.
---
KANLA YAZILAN SONUÇLAR
Araba sarsıla sarsıla ilerlerken, Kuzey direksiyonu sertçe kırarak peşlerindeki adamları atlatmaya çalışıyordu. Sol taraflarında terk edilmiş bir fabrika vardı, sağ tarafları ise tamamen kapalıydı.
Mira, arka koltukta Kaan’ı sıkıca tutarken bir yandan da silahını kavramıştı. Ellerinin titrediğini fark etti ama içindeki korkuya rağmen gözlerini düşmanlardan ayırmıyordu.
"Bizi sıkıştırıyorlar Kuzey!" diye bağırdı Mira.
Kuzey hız göstergesine göz ucuyla baktı. 180 km/saat hızla gidiyorlardı. Ama peşlerindeki siyah SUV’lar hâlâ pes etmemişti.
O anda, peşlerindeki arabalardan biri sağ tarafa yaklaştı. İçindeki adam camı açıp silahını doğrulttu.
"Eğilin!" diye bağırdı Kuzey.
Tam o anda adam tetiği çekti. Cam patladı, mermi Mira'nın kafasının birkaç santim yanından geçerek baş dayama yerine saplandı.
"Yeter artık!" diye hırladı Mira.
Pencereden yarı beline kadar sarktı ve peşlerindeki arabanın lastiklerine ateş etti.
İlk mermisi kaçırdı.
İkinci mermisi tamponu sıyırdı.
Ama üçüncü mermi...
Lastiği patlattı.
SUV kontrolden çıktı, kaldırıma çarparak takla attı. Metal sesi, patlayan camlar ve yanmaya başlayan motorun dumanı her yana yayıldı.
Kuzey’in yüzünde hafif bir gülümseme belirdi.
Ama hemen ardından, önlerinde başka bir SUV’un yolu kestiğini gördü.
Frenleri kökledi.
Araba spin attı.
Tekerlekler asfaltta sürtünerek tiz bir çığlık attı.
Araç tam zamanında durdu ama bu sefer de önlerinde ve arkalarında silahlı adamlarla sıkışıp kalmışlardı.
"Bu iş burada bitmeyecek." dedi Kuzey dişlerini sıkarak.
---
LEVENT’İN HAMLESİ
Tam o sırada, sokakları inleten yeni bir motor sesi duyuldu.
Levent ve adamları sonunda yetişmişti.
Dört siyah araba aniden sokak girişinde belirdi. İçlerinden maskeli adamlar inerek anında pozisyon aldı. Ellerinde otomatik silahlar vardı.
Levent, kapıyı sertçe açarak araçtan indi.
Üzerinde koyu gri bir takım elbise, gözlerinde şeytani bir öfke vardı. Geldiği an tüm sokaktaki hava değişmişti.
İki tarafa da göz gezdirdi. Kuzey ve Mira’nın önünde engel olan adamlara bakıp hafifçe güldü.
"Sanırım yanlış yere park ettiniz beyler."
Silahını çıkardı ve hiç düşünmeden ilk adamın kafasına sıktı.
BAM!
Adam olduğu yere düştü.
Ve o an, cehennem kapıları açıldı.
Silah sesleri, çığlıklar ve kurşunların metal yüzeylere çarpan yankısı bütün sokakta yankılanmaya başladı.
Kuzey hemen harekete geçti. Kapıyı açıp Kaan’ı kucakladı. Mira ona destek olurken, arabanın arkasına siper aldılar.
Ama silah sesleri hiç durmuyordu.
"Mira, çocuğu al ve buradan çık!" dedi Kuzey.
"Ya sen?"
"Ben bu savaşı bitireceğim!"
Mira tereddüt etti. Ama Kaan’ın güvenliği her şeyden önemliydi.
"Sakın ölme!" dedi ve çocuğu alıp en yakın binaya doğru koştu.
---
SOKAKTAKİ SON ÇATIŞMA
Levent, Kuzey ve adamları düşmanları tamamen yok etmek için son darbeyi vuruyordu.
Kurşunlar havada yağmur gibi yağıyordu. Kuzey’in omzuna bir mermi isabet etti ama hiç hız kesmeden savaşmaya devam etti.
Levent bir adamın boğazına bıçağını sapladı, kanı anında eline bulaştı.
Sonunda, sokaktaki ceset sayısı yirmiyi bulmuştu.
Kuzey ağır ağır ayağa kalktı. Levent’le göz göze geldi.
"Bitti mi?" diye sordu Kuzey nefes nefese.
Levent, yerde yatan cesetlere baktı ve gülümsedi.
"Bitti."
Ama o an, bir el silah sesi duyuldu.
---
BİRİLERİ HÂLÂ YAŞIYOR
Levent’in yanında duran adam bir anda yere yığıldı. Arkasından vurulmuştu.
Kuzey hemen tabancasını kaldırdı.
Ama çok geçti.
Bir adam, gölgeler arasından çıkıp Mira’yı yakalamıştı.
Ve silahı Mira’nın şakağına dayamıştı.
"Eğer yaklaşmaya kalkarsanız, beynini patlatırım." dedi adam.
Kuzey ve Levent donup kaldı.
Ama o sırada bir şey oldu.
Mira, hiç düşünmeden adamın bileğini kavradı ve dişlerini bileğine geçirdi.
Adam çığlık attı, silahı elinden düştü.
Ve Mira, hiç tereddüt etmeden, Kuzey’in yere düşen bıçağını aldı ve adamın boğazına sapladı.
Adam boğazını tutarak yere yığıldı. Kan fışkırırken Mira hiç korkmadan geri çekildi.
Gözlerini Kuzey’e dikti.
"Bunu senden öğrendim."
Kuzey, Mira’ya baktı. İçinde hem hayranlık hem de korku vardı.
Levent, etrafına bakarak başını salladı.
"Şimdi bitti." dedi.
---
SON YÜZLEŞME
Levent derin bir nefes aldı. Kanlı ellerini pantolonuna sildi.
Kuzey yere çöktü. Omzundaki kurşun yarası hâlâ kanıyordu. Ama gözlerini Mira’dan ayırmıyordu.
Mira da sadece ona bakıyordu.
"Bu gece, her şey değişti." dedi Mira fısıldayarak.
Kuzey başını salladı.
"Evet."
Levent son kez ikisine baktı ve göz kırptı.
"Bu sadece başlangıç."
Ve o anda, uzaklarda polis sirenleri duyuldu.
Bu savaş bitmişti.
Ama yeni bir savaş başlıyordu.
---
Sirenlerin Yankısı
Polis sirenlerinin sesi, gecenin karanlığında yankılanıyordu. Uzaktan görünen kırmızı ve mavi ışıklar, savaş alanına dönüşen sokağı aydınlatıyordu. Levent, Kuzey ve Mira birbirlerine baktılar.
"Buradan hemen kaybolmalıyız," dedi Levent, silahını beline yerleştirirken.
Ama Kuzey hareketsizdi. Gözleri hâlâ Mira’nın üzerindeydi. Onun yüzündeki kan lekeleri, gözlerindeki öfke ve korku karışımı bir şeyleri değiştirmişti. Mira artık eski Mira değildi.
"Kuzey?" dedi Mira, onun boş bakışlarını fark edince.
"Ben iyiyim," dedi Kuzey kısık sesle. Ama omzundaki yaradan kan süzülmeye devam ediyordu.
Levent, iki adamına işaret verdi. "Araçları getirin. Buradan ayrılıyoruz."
---
Geri Çekilme
Sirenler yaklaşırken, Levent ve adamları hızla kaçış planını devreye soktular.
Siyah bir SUV, hızla aralarına girdi. Kuzey ve Mira arka koltuğa atladılar. Levent, ön koltuğa geçti. Araç hızla ara sokaklara daldı.
"Güzel iş çıkardınız," dedi Levent, dikiz aynasından Kuzey ve Mira'ya bakarken.
Ama Kuzey sessizdi. Omzunu tutuyor, kanaması giderek artıyordu.
"Onu bir hastaneye götürmeliyiz," dedi Mira, Kuzey’in yüzünün solgunlaştığını görünce.
Levent başını iki yana salladı. "Hastane olmaz. Polis her yere bakacak. Güvenli bir yere gitmeliyiz."
Mira öne doğru eğildi, gözleri tehditkârdı. "Eğer kan kaybından ölürse, seni gebertirim Levent."
Levent hafifçe gülümsedi. "Ölmeyecek. Ama ona ihtiyacımız var, Mira. Daha işimiz bitmedi."
---
Saklanma Noktası
SUV, şehrin kenar mahallelerine doğru ilerledi. Dar sokaklardan geçerek eski bir depoya vardılar.
Burası Levent’in gizli sığınaklarından biriydi. Terkedilmiş gibi görünen ama içi cephanelikle dolu bir depo…
İçeri girdiklerinde, Kuzey artık yürüyemez haldeydi. Omuzundaki kan kaybı onu zayıflatmıştı. Mira ve bir adam onu tutarak içeri sürükledi.
Bir masa üzerine yatırdılar. Levent’in adamlarından biri, Kuzey’in yarasını dikmeye başladı.
"Bu biraz acıtacak," dedi adam.
Ama Kuzey umursamadı. Gözleri Mira’daydı.
Mira da ona bakıyordu.
Levent, onlara bakıp hafifçe başını salladı. "İkiniz de değişiyorsunuz," dedi.
Mira gözlerini kıstı. "Bu ne demek?"
Levent hafifçe gülümsedi. "İlk başta, sadece hayatta kalmaya çalışıyordunuz. Ama şimdi? Artık oyunun bir parçasısınız. Kuzey, sen zaten bu dünyadaydın. Ama Mira… sen dönüşüyorsun."
Mira, Levent’in sözlerini düşündü. Gerçekten de artık eskisi gibi hissetmiyordu.
İlk başta sadece kaçmak isteyen biriydi.
Ama şimdi?
Şimdi savaşmak istiyordu.
---
Kuzey’in Kararı
Dikişler atıldıktan sonra, Kuzey gözlerini açtı.
Mira, onun başında bekliyordu. Gözleri endişeliydi.
"Nasılsın?" diye sordu Mira.
Kuzey hafifçe güldü. "Sadece biraz yoruldum."
Ama Mira onun yorgunluğunun sadece fiziksel olmadığını biliyordu. Bu savaş, Kuzey’in ruhunu da yoruyordu.
Bir an sessizlik oldu.
Sonra Kuzey derin bir nefes aldı ve Mira’ya döndü. "Artık kaçış yok, değil mi?"
Mira, onun gözlerine baktı. "Hayır. Artık savaşacağız."
Kuzey hafifçe başını salladı. "Öyleyse sonuna kadar gideceğiz."
Mira, elini onun elinin üzerine koydu. "Evet, sonuna kadar."
Levent kapıda duruyordu. Onların kararını duydu ve başını salladı.
"O zaman sizi büyük finale hazırlayalım."
---
BÖLÜM 8 SONU