BÖLÜM 7 – KURTLARIN GECESİ

1088 Kelimeler
İhanetin Karanlık Yüzü Cem Kaya, gece boyunca uyuyamamıştı. Levent’in bir oğlu olduğu gerçeği, zihninde yankılanıyordu. Bu mümkün müydü? Eğer doğruysa, ağabeyi onu bile bu sırdan uzak tutmuştu. Sabah olduğunda, Cem gömleğinin kollarını sıvayıp aynaya baktı. Yüzü solgun, gözleri yorgundu. Bir karar vermesi gerekiyordu. Eğer Mira ve Kuzey’le iş birliği yaparsa, Levent’in gazabını göze almak zorundaydı. Ama bunu yapmazsa, Levent er ya da geç onu öldürecekti. Ağabeyinin onu öldüreceğine gerçekten inanıyor muydu? İçinde bir yerlerde, cevabı biliyordu. --- İstanbul’un Gölgeleri Mira, sabahın ilk ışıklarıyla Beykoz’daki eski bir depoya geldi. Burada bir şeyler değişecekti. Depo, bir zamanlar kaçak malların saklandığı, yasa dışı ticaretin döndüğü bir yerdi. Şimdi ise Mira ve Kuzey’in operasyon üssüydü. Cem içeri girdiğinde, Kuzey kapıyı kapattı. Mira, önündeki dosyayı Cem’e doğru itti. “Levent’in oğlu hakkında daha fazla bilgi topladık.” Cem dosyayı açıp göz gezdirdi. Gerçek oradaydı. Kaan Kaya. Doğum tarihi: 2015. Anne adı: Zeynep Güler. Yaşadığı yer: Londra, İngiltere. Cem, derin bir nefes aldı. “Oğlan şu an nerede?” Kuzey araya girdi. “Birkaç gün önce gizlice İstanbul’a getirildi. Beykoz’daki bir villada tutuluyor.” Cem gözlerini kıstı. Levent neden oğlunu buraya getirmişti? Mira masaya eğildi. “Bizi dinle, Cem. Eğer Levent’i devirmek istiyorsak, en büyük zaafını kullanmalıyız.” Cem dişlerini sıktı. “O çocuk ne olacak?” Mira gözlerini Cem’in gözlerine dikti. “Ona zarar vermeyeceğiz. Ama Levent, oğlunun tehlikede olduğunu öğrenirse, kontrolünü kaybeder.” Cem bir süre sessiz kaldı. Sonunda, “Eğer bu işin içine girersem, dönüşü olmayacağını biliyorum,” dedi. Kuzey başını salladı. “Zaten dönüş yolu yok.” Cem gözlerini kapattı, derin bir nefes aldı ve tekrar açtığında bir karar vermişti. “Tamam. Ne yapıyoruz?” --- Vurgun Gece Yarısında Başlar Plan basitti ama riskliydi. 1. Cem, Levent’in adamlarıyla konuşacak, Kaan’ın güvenliğiyle ilgili endişelerini dile getirecekti. 2. Mira ve Kuzey, villaya sızarak Kaan’ı alacaklardı. Amaç, onu kaçırmak değil, Levent’i manipüle etmekti. 3. Levent oğlunun kaybolduğunu öğrendiğinde, panik yapacak ve hatalar yapacaktı. Bu hataları kullanacaklardı. Saat gece yarısını geçtiğinde, operasyon başladı. Cem, Levent’in en güvendiği adamlardan biri olan Rıza’yı aradı. “Levent orada mı?” Rıza şaşırdı. “Hayır, ne oldu?” Cem, sesi titremeden konuştu. “Villadaki koruma düzeniyle ilgili sorunlar var. Acilen oraya gidiyorum. Sen de haber ver.” Rıza tereddüt etti ama sonunda kabul etti. “Tamam, yoldayım.” Cem telefonu kapattı ve Mira’ya döndü. “Hadi başlayalım.” --- Gecenin İçinde Avcılar Villaya girerken, Mira ve Kuzey sessiz hareket ediyorlardı. Gece onların müttefikiydi. Kapıda iki adam nöbet tutuyordu. Mira, Kuzey’e bir bakış attı. O da başını salladı ve sessizce yaklaşarak bir adamı boğazından yakaladı. Diğeri bir şeyler söylemeye çalıştı ama Mira silahını çekip kafasına dayadı. “Sessiz ol.” Adamın yüzü bembeyaz oldu. Kuzey, diğerini yere yatırmıştı bile. Mira, silahını adama doğrulttu. “Anahtar?” Adam titreyerek cebinden çıkardı ve ona uzattı. Mira anahtarı aldı ve Kuzey’le birlikte içeri girdi. İçerisi karanlıktı. Sessizce ilerlediler. Üst katta, odalardan birinde bir çocuk uyuyordu. Mira kapıyı açtı. Ve işte oradaydı. Kaan Kaya, sekiz yaşında, uykusunda mırıldanıyordu. O, babasının en büyük sırrıydı. Mira içeri girdi ve çocuğa baktı. Ona zarar veremezdi. Ama bu savaşta, onun varlığı bir silahtı. Tam çocuğu kaldıracakken, Kuzey fısıldadı: “Birileri geliyor.” Mira hemen geriye çekildi. Sessizlik, bozulmak üzereydi. --- Kan ve Kaos Kapı hızla açıldı. Silahlı bir adam içeri girdi, Mira refleksle adamın bileğini yakaladı ve silahını yere düşürdü. Adam bağırmaya çalıştı ama Kuzey hızlı davrandı, susturucu takılı tabancasıyla adamı göğsünden vurdu. Silah sesi yoktu ama savaş başlamıştı. Aşağıdan ayak sesleri geliyordu. Koridor karışacaktı. Mira çocuğu kaldırıp Kuzey’e baktı. “Çıkmalıyız.” Kuzey kapıyı açtı, Mira çocuğu sıkıca kavrayarak peşinden gitti. Ama merdivenlerden inmeden önce, silahlı başka bir adam geldi. “Durun!” Ama çok geçti. Kuzey hızla ateş etti. Adam sendeleyerek düştü. Aşağıda dört kişi daha vardı. Kaçış yolu kapanmıştı. Mira nefesini tuttu. Buradan nasıl çıkacaklardı? --- Levent’in Öfkesi O gece Levent Kaya, haberi aldığında öfkeden deliye döndü. “Oğlum kayıp mı?” Rıza başını eğdi. “Evet, efendim. Onu koruyan adamlar öldürüldü.” Levent’in gözleri kan çanağına döndü. Yumruğunu masaya vurdu. “Bunu kim yaptı?” Rıza sessizdi. Levent bir cevap beklemiyordu. O zaten biliyordu. Mira ve Kuzey. Ama içten içe, şüphe ettiği biri daha vardı. Gözlerini kıstı. “Cem nerede?” --- Kaçışın Bedeli Mira ve Kuzey, çocuğu arabaya bindirmiş, hızla yola çıkmışlardı. Ama peşlerindekiler pes etmeyecekti. Kuzey direksiyonu sertçe kırarak dar bir sokağa girdi. Arkalarındaki arabalar silahlarını çıkarmıştı. Mira geri dönüp tetiği çekti. Camlar patladı, kurşunlar karanlığı deldi. Kaos başlamıştı. Ve artık kimse geri dönemezdi. --- Karanlık Yolda Ölüm Kol Gezer Cem’in telefonu çaldığında, içgüdüsel olarak bir şeylerin ters gittiğini hissetti. Levent bu saatte arıyorsa, durum vahimdi. Derin bir nefes aldı, sonra telefonu açtı. Levent’in sesi, her zamanki gibi soğuk ve ölçülüydü ama altında kaynayan öfkeyi Cem hemen fark etti. “Nerede olduğunu bilmiyorum ama hemen yanıma gel.” Cem, arabasının direksiyonuna yaslandı. Oyun başlıyordu. Bir yandan Mira ve Kuzey’in kaçışı sürüyordu. Peşlerindeki araçlardan biri hızlandı, çarpma pozisyonuna geçti. Mira bunu fark etti. “Kuzey! Arkadaki yana kırmak üzere!” Kuzey dişlerini sıkarak direksiyonu bir anda sağa çekti, arka lastik kaldırıma sürttü ve araç bir saniyeliğine kontrolü kaybetti. Arkadaki araç hızla onlara yanaştı. Adamın silahı parladı. Kurşun arabanın camını deldi. Mira hemen tetiği çekti. Cam paramparça oldu, arka koltuk kanla kaplandı. “Birini indirdim!” diye bağırdı Mira. Ama diğer araç hâlâ peşlerindeydi. Kaan korkuyla arka koltukta sıkışmıştı. Sekiz yaşında bir çocuk, bu kadar ölüm görmemeliydi. Kuzey, hızla başka bir dar sokağa saptı. Ama bu bir tuzaktı. Önlerinde bir başka araba bekliyordu. --- Cem, Levent’le Karşı Karşıya Cem, Levent’in yanına geldiğinde adamın yüzü taştan bir maske gibiydi. Levent gözlerini kısmış, ona bakıyordu. “Oğlum kaçırıldı, Cem.” Cem derin bir nefes aldı. Levent’in nabzını ölçmesi gerekiyordu. “Kim yaptı?” dedi, sanki hiçbir şey bilmiyormuş gibi. Levent, gözlerini Cem’den ayırmadan konuştu. “Sence kim?” Cem cevap vermedi. Sessizlik, odağı Levent’e kaydırıyordu. Adamın gözlerinde, şüphe ile öfke iç içe geçmişti. Sonunda Levent tekrar konuştu. “Senin bir şeylerden haberin var mı, Cem?” İşte en kritik an gelmişti. Cem bir an bile tereddüt etmeden konuştu. “Hayır.” Levent, Cem’in gözlerinin içine baktı. Aralarında bir bağ vardı. Ama aynı zamanda, bir savaş. Ve bu savaş yeni başlıyordu. --- Tuzak Kuzey, hızla frene bastı. Önlerinde duran araçtan üç adam indi. Ellerinde otomatik silahlar vardı. Mira hızla geri vitese attı ama arkalarındaki araç onlara çarptı. Kaçış yolu yoktu. “Bok çuvalına döndük,” diye mırıldandı Kuzey. Mira, hızla silahını kavradı. Kaan titriyordu. Mira çocuğun elini tuttu. “Korkma,” dedi. Ama yalan söylüyordu. Kapılar açıldı. Silahlar çekildi. Ve kan dökülmeye başladı. --- DEVAM EDECEK...
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE