'Adin' annemin sesi ile güne gözlerimi açtığımda karşımda duran annem ile hemen geri kapattım.
'Anne bugün okula gitmesem uykumu alamamışım hem kendimi halsiz hissediyorum.' annem üzerimde ki yorganı çekerken aklıma gelen fikirle gözlerimi açtım hemen.
'Olmaz bebeğim hadi kalk'
'Bak Rana Sultan yarın ki kafenin açılışına hasta hasta mı gidiyim yani öyle mi istiyorsun. Bugün bırak dinleniyim bari'
'Adin yemezler bebeğim hadi annecim kalk hazırlan. Abin bırakıcak bugün seni okula. Arabanı baban bakıma gönderdi' başımla annemi onayladıktan sonra kalkıp okul formamı giydim.
Aşağı indiğimde masada gazetesini okuyan babamın yanağına öpücük kondurdum.
'Günaydın yakışıklım' babam gülümseyip yanağımdan öptü.
'Günaydın meleğim' annemin yanaklarından da öpüp abimin yanına oturdum.
'Abilerin en yakışıklısı ve en mükemeli. Yaklaş senide öpücem' abim gülümseyerek yanağını uzattı.
'İltifatlarını neye borçluyum Adin' abime bakarak Şirince gülümsedim.
'Tabii ki de senin mütüş bir varlık olduğuna abicim' annem ve babam bu halimize gülerken bende gülümsedim. Şanslı bir çocuktum. Annem ve babam benden sevgilerini hiç eksiltmemişlerdi. Abim ise müthiş bir varlıktı.
'Adin kahvaltını yaptıysan çıkalım artık' abimi başımla onayladıktan sonra babama ve anneme öpücük atıp masadan kalktım. Abimle beraber dışarı çıktığımızda abimin arabasının yanına gelmiştik.
'abiii' bakışları bana döndüğünde ne demek istediğimi anlamış olucak ki kaşlarını çatıp başını iki yana salladı.
'ama abi daha ne istiyceğimi söylemedim bile yaa'
'kızımı sen süremezsin Adin.' gözlerimü büyütüp elimle arabayı gösterdim.
'sen arabaya kızım mı dedin?' başını sallayıp sürücü koltuğuna geçtiğinde bende hemen yan koltuğa oturdum.
'kızının bir ismi var mı bari?'
'hayır'
'ne yani kızım diyorsun ama ismi yok mu bu kızının'
'evet' başımı iki yana salladım. Neden çevremde normal biri yoktu acaba.
'sen normal misin de çevren normal olsun' iç sesime göz devirip tekrar abime baktım.
'Şuradan gitte Nehir'i de alalım.' abim başı ile beni onayladığında az ilerde telefonu ile uğraşan Nehir'e baktım.
Araba tam önünde durduğunda abimi görmüş olmakla birlikte hemen gülümseyip arka koltuğa kendini attı. Evet bildiğiniz attı.
'Asrın abi. Yakışıklılığından dolayı yakında kör olucam. Aslında hep babamdan sonra gelen aşkımsın. Sakın yavşadığımı zannetme yani. Sadece hayranı olduğum birisin. O karizma ve kaslarına bayılıyorum.'
'Höst lan. Kardeşi var yanında azcık saygı' Nehir bana bakıp göz devirdiğinde tekrar abime baktı.
'Asrın abi hiç DNA testi yaptırmayı düşündün mü? Belki Adin evlatlıktır.' kafamı iki koltuğun arasından sokup Nehir'e baktım.
'o sarı saçlarının elimde kalmasını istemiyorsan sus Nehir' Nasıl benzemiyorduk yaa benziyorduk işte. O bütün fiziksel özelliklerini babamdan alırken ben annemden almıştım. Abisine hayran olan bir ben tarafından da bu sinirlerimi bozuyordu.
'Adin özürdilerim aşkım' Nehir'in üzgün sesi kulaklarıma dolarken.abim yüzümü elleri arasına alıp alnıma bir öpücük kondurduğunda gülümsedim ve kollarımı boynuna doladım.
'sen bir tanesin Abilerin en yakışıklısı'
Abimin güldüğünü anlamıştım. Evet ben babasından sonra abisini aşkı olarak gören bir kızdım.
'geç kalmak istemiyorsan hemen geri yerine otur ve emniyet kemerini tak' gülümseyip dediğini yaptığımda o da gülümsedi. Ve Nehir'e döndü.
'Ve Nehir İltifatların için teşekkür ederim. Ama ben zaten harikayım' ve abim egoistin tekidir. Nehir ve ben onun bu haline güldük.
Araba okulun önünde durduğunda Nehir arabadan inmişti hemen. Bende abime döndüm.
'yaklaş' dediğimde gülümseyip yaklaştı. Yanaklarını ikisine öpücük kondurduğumda gülümsemiş ve beni kibarca arabadan kovuşmuştu.
Arabadan inip Nehir'in koluna girdiğimde abimin sesini duydum.
'Adin akşam seni ben alırım. Ara beni çıkıcağın zaman' başımı sallayıp öpücük attığımda kahkaha atmış ve burdan uzaklaşmıştı. Nehir beni çekiştirdiğinde ona ayak uydum. Okulun kapısının önünde toplanan element grubuna baktım. Evet element grubu onlar. Adres kaşları çatık bana bakarken Deniz, Rüzgar ve Toprak gülümseyerek el salladılar. Be de gülümseyip eş salladığımda Nehir kulağıma yaklaştı.
'Ares sana neden öldürecekmiş gibi bakıyor' bilmiyorum anlamında omuz silktiğimde başını salladı. Beraber sınıfa çıkıp yerime kurulduğumda Nehir yanıma oturdu. Bu ders Coğrafya olduğu için Efe, Barış ve Arya başka sınıfta derse gireceklerdi. 11.sınıf olduğumuz için alan seçmiştik ve onlar sayısalı seçmişti. Ben ve Nehir ise eşit ağırlık sınıfındaydık. Bu okulun bir özelliği ise buydu sayısal ve eşit ağırlık sınıfı ortak gördüğü dersleri beraber görebiliyorlardı.
'Adin' Nehir'e dönüp baktığımda telefonundan bir şey açıp göstermişti.
'yarın ki kafenin açılışı şimdiden olay olmuş. Bütün camia bizi konuşuyor' dediğinde göz devirdim.
'yarın açılışta şarkı söylüycek misin?'
'annem şarkı söylememi çok istiyor ama ben o kadar kişinin içinde söylemek istemiyorum açıkçası. Sırf bunun için gidip Ares' lerle bile konuşasım var yarın ki açılışa gelip şarkı söylemeleri için' dediğimde başını salladı.
'Ama Rana sultan senin söylemeni istiycektir' gülümseyip ona döndüm.
'bunun için gidip konuşmuyorum ya zaten' dediğimde o da güldü.
Başımı camdan tarafa çevirip dışarı baktığımda yağan yağmur ile gülümsedim.
'ben gidiyorum'
'Nee! Nereye' Nehir'e gülümseyip dışarıyı gösterdiğimde açtığı gözleri ile bana baktı.
'Hayır hayır düşündüğüm şeyi yapmıycaksın demi. Hasta olursan Rana teyze seni öldürür' omuzlarımı silkip ayağa kalktığımda çantamı aldım.
'Bugün zaten hiç okula gelesim yoktu. Ve en sevdiğim şekilde yağmur yağıyor. Yani dışarı çıkar çıkmaz bu yağmurda ıslanırım. Eve gidene kadar huzuru tatmış olabilirim'.
'salak kendin söyledin işte. Dışarı çıkar çıkmaz sırılsıklam olucan' göz devirip masasının üzerinden atladığım hemen bizim sıranın önünde duran Ares ve Deniz ile karşılaştım. Ares'in sinirli bakışları üzerimde dolaşırken bakışlarımı çektim.
'Hayırdır kanka'
'Sonra anlatırım kanka. Bayüğğ' hızlıca yanından geçip sınıftan çıktım. Okuldan dışarı çıktığımda yürümeye başladım. Biraz uzaklaşıp boş bit sokakta durduğumda başımı yukarı kaldırıp gülümsedim.
Yağmur damlaları yüzüme çarparken bütün her şeyden arındığımı hissettim. Düşüncelerimden kurtuluyordum sanki.
'Yağmuru bu kadar sevdiğini hiç düşünmemiştim' sesin geldiği yöne baktığımda yüzünde gülümseme ile bana bakan Ares'e baktım. Bana ilk defa gülümsüyordu. Sürekli sert ifadeye sahip olan yüzünün ilk defa bana içtenlikle gülümsediğini gördüm.
'Senin ne işin var burda' dediğimde omuz silkip yanıma geldi. Yüzüne baktığımda gülümsedim. Özensiz ama ona yakışan saçları alnına düşmüştü.
Elimi tutup benide peşinden sürüklediğinde kaşlarımı çattım.
'napıyorsun' dediğimde biraz daha ara sokaklara girmişti. Birden durduğunda şaşkın bakışlarımı ona yönelttim.
'Dengesiz davranmaya başladın yine' dediğimde gülümsedi. Ellerini belime koyup beni kendine çektiğinde konuştu.
'Hadi istediğini yap' dediğinde kaşlarımı çattım. Ama olduğumu yerde dönmeye başladığında anlamıştım. Kollarımı yana açıp başımı gök yüzüne çevirdiğimde dönmeye başlamıştık. Kahkahalarımız sokakta yansıtan ilk defa birinin yanında huzurlu, güvende ve mutlu hissetmiştim.
Başım döndüğünde durdum ve kollarından tutundum.
'Teşekkür ederim' yüzüne baktığımda gülüyordu. Omuz silkip ellerini belimden çektiğinde bende ellerimi kollarından çektim.
'Hadi seni evine bırakıyım' dediğinde başımı salladım. Beraber yürümeye başladığımızda biraz gergin olmuştum aslında. Bana ölümcül bakışlar atan bu çocukla bir anlığına yakınlaşmıştık.
'ben kendim giderim hem sende ıslandın hasta olma sonra sesin falan kısılır sonra.' dediğimde başını bana çevirip gülümsedi. Bugün niye bu kadar fazla gülümsedi bana acaba.
'Bir şey olmaz bana' dediğinde başımı salladım. Biraz daha yürüyüp evimin önüne geldiğimizde durdum ve ona baktım. Elleri cebindeydi. Siyah pantolonunun üzerine giydiği okul tişörtünün üzerinde yine siyah bir kapşon vardı.
'teşekkür ederim bugün için. Çok eğlendim' dediğimde gülümsedi ve başını salladı.
'Ben yaptığım hatayı farkettim tanımadan yargıladım seni. Kusura bakma' dediğinde o gün söyledikleri aklıma gelince istemsizce yüzümde ki gülümseme soldu.
'bir daha tanımadan bir insanı yargılamazsım umarım. Söylediklerin fazla kırıcı şeylerdi' dediğimde başını salladı.
'Görüşürüz' dediğinde başımı salladım.
'Görüşürüz' gülümseyip arkasını döndü. Ve uzaklaştı. Arkasından bakmayı kesip eve girdiğimde direk odama çıktım ve üstümü değiştirdim. Hastalanmak istemezdim. Özellikle yarın kafenin açılışında.