Günler geçmiş, dağların içinde sessizliğe gömülmüş bu küçük grup giderek daha da yalnızlaşmıştı. Ne Civan’dan bir haber gelmişti ne de Şahin Bey’den. Bu belirsiz bekleyiş, içlerinde giderek büyüyen bir korkuya dönüşüyordu. Sessizliğin uzadıkça üzerlerine çöken ağırlığı, onları hem doğanın hem de kaderin karşısında çaresiz bırakıyordu. Kadınların yanında kalan Şahin Bey’in adamı, dışarıdan getirdiği azıklarla onları beslemeye çalışıyordu. Ama bu yetersizdi, Kartal Uçurumu'nun sert kayalıkları arasında hayatta kalmak her geçen gün daha da zorlaşıyordu. Doğa, acımasız yüzünü göstermeye başlamıştı. Rüzgâr, dağların zirvesinden eserek uçurumun dibine kadar iniyor, soğuk geceyi daha da katlanılmaz kılıyordu. Gündüz vakti bile güneş, bu yüksek kayalıkların arasında kayboluyor, kadınları donuk b

