Simay, sabahın en yumuşak ışığıyla uyanırken odanın içini dolduran sessizlik, kalbindeki tatlı telaşla birleşti. Perdelerin arasından süzülen altın rengi ışık, saçlarının arasına gizlice düşüyor; her kıvırcığı sanki Deran’ın dokunuşunu hatırlatıyordu. Gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı. İçini saran o tanıdık sıcaklık, Deran’ın varlığının ta kendisiydi. Birlikte geçirdikleri günler, hafızasında taptaze birer tablo gibi asılıydı. Akşamüstü yürüyüşlerinde rüzgârın savurduğu saçlarına Deran’ın hafifçe uzanan eli… Sohbetlerin arasında patlayan kahkahalar… Şehrin ışıltılı sokaklarında kayboldukları, zamanın nasıl aktığını unuttukları o uzun geceler… Her hatıra, Simay’ın kalbinde büyüyen sevginin sessiz bir tanığıydı. Pencereye doğru yürürken ayaklarının hafif adımları parke zeminde neredey

