Evet!

1255 Kelimeler
Bir şey isterken iyi tartıp biçeceksin derdi annem. Dua saatine denk gelir, olacağı tutar, belki dünyalar senin olur belki de pişman olursun. O sebeple iyi ölçüp biçeceksin azizim. Evet Yusuf'tan çok hoşlanmıştım, her genç kız gibi ondan habersiz onunla gelecek hayalleri de kurmuştum fakat bu durum; karşımdaki ana oğulun geçmiş ile hesaplaşmasına alet edilecek bir durum değildi. Yani sırf Berze teyze ex kaynanasından ve kocasından intikam alacak diye beni gelini görmek istiyorsa oturur avcunu yalardı. - Berze teyze ne demek istediğinizi tam olarak anlamadım. Duyduklarım doğru olamaz, şaka yapıyorsunuz değil mi? - Anne bunları konuşmanın ne zamanı ne de yeri. - Hayır hayır şimdi konuşalım. Annen benden bahsediyor değil mi? Başka bir Ayşe mi var yoksa? - Senden bahsederem keçamin. Ne oğlum ne de ben senden eyi gelin namzedi bulamazık. - İyi de Berze teyze sen beni, ailemi tanımıyorsun ki. Üstelik oğlunla birbirimizi adam akıllı tanımadık bile. Evlilik çocuk oyuncağı mı Allah aşkına? Birilerine size yaşattıkları için ders vermek istiyorsunuz anlıyorum ama ben bu oyuna alet olamam, kusura bakmayın. Berze teyze bilmiş bir edayla yanıma oturup ellerimi tuttu ve oğluna bakıp " bize biraz mühlet ver oğul" dedi. Yusuf ise bana özür diler bir sima ile bakıyordu. Bak Ayşe gördün mü, oğlanın da gönlü yok belli. Sen kendi kendine gelin güvey oldun ama onlar seni maskot gelin olarak almak istiyor. - Bak güzel kızım, haklısın ben, Yusuf'um çok şey yaşadık. Koskoca bir aşiretten alacaklarımız var. Zinhar maddiyat değildir bu bahsettiğim alacak. Onlar benim evladımın boynu bükük büyümesine sebep oldular. Benim gençliğimi çürüttü, kadınlığımı ayaklar altına aldılar. Yusuf sana anlattı ben duydum her birini. Haklı olarak diyeceksin ki sen istememişsin bilmelerini. Doğru, ben istemedim. Ama o vakitler gençlik gururum yerle bir olmuştu benim. Başka bir sevdiğim varken ağa oğlu diye gözümün yaşına bakmadan kopardılar kökümden. Neymiş o mendebur beni beğenmiş, istemiş. Daha kimsenin bu meselede söz söylemeye hakkı yokmuş. Ne oldu peki? Daha yeni senem bitmişti ki kuma lafı etmeye başladılar. Neymiş ben kısırmışım. E hani oğlunuz mecnun olmuştu benim için, bu kadar mıydı onun sevdası? Bir çöp gibi bırakıp gittiler hastaneye, nasıl dönüp de beni geri alın ben gebeymişim diyebilirdim? İlk yokuşta yük olarak beni atmadı mı bunlar? Ama şimdi hem bana hem de benden doğana mecbur oldular. Kalkıp biz hata ettik bizi affet diyeceklerine Yusuf'um sanki mecburmuş gibi ona zorla bir şeyler dayatmaya çalışıyorlar. Ben bunu kabul edemem. Şimdi gelelim senin sorularına. Belki henüz birbirizi tanımadığınızı düşünürsün, huyu suyu nasıldır diye sorar durursun kendine. Ama ben olmayacak duaya amin demem kuzum. Hem onun sana olan bakışında hem de senin onu görünce kızaran yanağında, kaçan gözünde ben o ateşi görmesem asla bu lakırdıyı dile dökmem. Ailenin nasıl insanlar olduğu da yetiştirdikleri kızdan belli. Oturup kalkmasını, ar etmesini, saygıda kusur etmemesi gerektiğini bilen bir kızsın sen. Bir de ben Yusuf'uma gözüm kapalı güvenirim. Çünküm o güvenmediği, sevmediği heç kimseyi anasının yaşadığı yere misafir diye sokmaz. Daha bana dediği an senin onun indinde mühim birisi olduğunu anladım, görünce de kani oldum. Yani demem o ki seni rasgele sunmadım demin ben. Benim sizden umudum vardır keçamin, anlarsın beni? - Anlıyorum Berze teyze. Açıkçası benim hakkımda düşündükleriniz de çok memnun etti beni. Ama bu mesele iki gönülün de rızası olunca tatlı olur. Yusuf istemiyor belki. Sırf onlara inat olsun diye bir evlilik yapmak hata gibi geliyor olabilir. - Kim, Yusuf mu istemiyor? Yusuf'un sana bakarken içi gidiyor içi. Bana olan saygısından yanaşmıyor sana bilmem mi? İnan ben burada olmasam çoktan dizlerinin önüne çöküp yalvarmaya durmuştu deli oğlan. - Berze teyze... - Utanma yavrum, ben ikinizin de anası sayılırım. Elbette birbirinizi daha yakından tanıyın isterim ama gel sen benim dediğimi bir düşün. Eğer biz elimizi çabuk tutmazsak o Cevval karısı oğlumun başını yakacak. - Ama ailemin haberi yokken nasıl kalkışırım bu işe? Hem nenemin çok başka planları var benimle ilgili. Yani ben daha bebekken birine söz vermiş, genç kız olduğumdan beri başımdan ayrılmaz, etmediği eza kalmamıştır. Şimdi karşılarına ben evleniyorum diye çıkarsam onun sözünü yere düşürdüm diye etmediklerini bırakmazlar bana. - Yusuf'umun bu durumdan haberi var mıdır? - Var evet. O, yani nenemin evlenmem için direttiği adam, geçen hafta buraya gelmişti. Ben başımdan savmaya çalıştıkça üzerime geldi. Yusuf da oradaydı tesadüfen. Onun sayesinde kurtuldum. - Peki ailenden kimse yok mudur sana arka çıkacak? - Abim var aslında, o da istemiyor onunla evlenmemi. Benim yüzümden kaç kez kavga etmiştir nenemle. - Eyi o vakit. Sen iyileşir iyileşmez abine haber et buraya gelsin ve bizimle tanışsın. En azından onun habarı olsun bu meseleden. Ama öncesinde bizim önlem almak için Yusuf'un sözlendiğini duyurmamız lazım. - Bunları Yusuf'la da konuşsak mı Berze teyze? Acaba o razı gelir mi? - Deminden beri ne kunuşurum duymaz mısın? Yusuf dünden razıdır bu işe. Dur hatta ben gideyim bostana da siz rahat rahat konuşun. Allah billah aşkına bir ateş bastı na böyle uyluğumdan boynuma kadar size anlatamam. Duydunuz di mi gelin oldum gidiyorum, hem de aşirete. Heralde Yasemin yurtta o duaları ederken benim çakrama çakrama üfledi aminlerini. Bunun başka açıklaması olamaz. Susun herifimin ayak sesleri geliyor. Müsaadenizle tarihin en orjinal evlilik görüşmesini yapacağım. - Ayşe bak beni dinle. İnan annemin birden bire ortaya böyle bir şey atacağını bilmiyordum. Onun adına da kendi adıma da özür diliyorum senden. Hay Allah nasıl mahçup oldum sana anlatamam. - Sen istemiyor musun? - Neyi? - Benimle evlenmeyi? - Sen istiyor musun? - Baştan istemiyordum ama annen ikna etti. - Nasıl? Yani ne dedi de ikna oldun ki? - Yusuf seni üzmez dedi. Eğer üzerse tırpanla bacaklarını keserim dedi ben de ikna oldum. - Annem mi dedi bunları? - Ne yani sen bizi kapı arkasından dinlemedin mi şimdi? - Yoo ben bahçede çardakta oturdum. - Vallahi pes! Ne meraksız insansın. Ben olsam avize diye kendimi asar yine de dinlerdim sizi. - Eee ne konuştunuz tam olarak pekii? - Bak Yusuf benim durumumu az çok biliyorsun, Osman'la tanışmak zorunda kaldın ne yazık ki. Memlekette beni öyle bir dava beklerken benimle evlenmeye razı olabilecek misin? - Senin şu memleketteki davada taraf olmadığını biliyorum. İstemediğini söylemiştin bana yanılıyor olamam değil mi? - Evet, elbette istemiyorum o zoraki izdivacı. Ama ailem, özellikle de aile büyüklerim sana, bize çok zorluk çıkaracaklardır. İnan neler yapabileceklerini tahmin bile edemiyorum. Ama abim bana arka çıkar, mutlu olmamı, yuvamı istediğim biriyle kurmamı ister. En azından onun arkamda duracağına inanıyorum. Demem o ki; sen bu savaşa girmeye razı olur musun? Şu an konuştuğumuz şeylere ben de inanamıyorum ama açıkçası annen Yusuf bu konuya dünden razı dediği için seninle açık açık konuşmak istiyorum. Evet birbirimizi henüz tanımıyoruz, huyumuzu suyumuzu bilmiyoruz. Belki ben seni, belki de sen beni tanıdıkça pişman olacaksın. Bu sebeple alacağımız karar her ne ise iyi düşünmemiz gerektiğine inanıyorum. Bir süre sessiz kalması sözlerim konusunda pişmanlık duymama sebep olmuştu. Öyle açık bir şekilde ben bu evliliğe hazırım, sen hazır mısın? diye sormuştum ki, sanki annesi ile bir olup onu bu evliliğe ikna etmeye çalışıyorum sanmıştım kendimi. Hani şu Hint çalıntısı Türk dizilerindeki şirret ikililer gibi. İnanın bacağım sağlam olsaydı arkama bakmadan giderdim şu an bu evden. Ama sonra, beni bütün bu olumsuz duygulardan ve son süret girmek üzere olduğum depresyondan kurtaran bir cümle döküldü dudaklarından. - Dur bir dakika şimdi sen bu evliliğe razısın öyle mi? Doğru duydum ben değil mi? Lütfen bir şey söyle. Evet razıyım, ben de evlenmek istiyorum de. Yoksa asla ikna olmayacağım. - Daha nasıl anlatabilirdim acaba? Evet annenle konuştuktan sonra ikna oldum ama senin de ne düşündüğünü bilmem gerekiyordu. Beni duydun, sen ne düşünüyorsun peki? - Ben mi? Anamın da dediği gibi ben dünden razıyım bu işe. Hem de seni ilk gördüğüm andan beri? - Sıra gecesinden beri mi? - Hayır çarşıda sana çarpıp geçtiğim günden beri.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE