“O halde beyler sizi diğer odaya davet ediyorum,” diyen Nehir, kapıya doğru ilerledi ve beyleri yönlendirdi. “Şimdi sırada ne var? Fotoğraf sergisi mi?” diye soran Kurt’a gözlerimi devirdim. “Ha ha ha, komik adam,” diyen Nehir’in yüzü sirke satıyordu. Kardeşimi takip edip müzik odasına geçiş yaptıklarında Nathon’ın ıslığı doldu kulaklarıma. Güz ise direkt bana bakmak için başını çevirmişti. Gözlerinde bir hayranlık vardı artık. Ah o hayran olduğun düşünceyle uzaktan yakından alakam yok. Keşke anlatabilsem. “Ta ta ta tam,” diyerek elleriyle müzik odasını gösteren kardeşimin heyecanı yüzünden okunur vaziyetteydi. İlk odaya giren Jon oldu. Kenarda duran gitarı eline alıp incelemeye başladı. Kurt, cam kenarındaki piyanoya doğru yürüdü. Nathon sırtını kapının yanındaki duvara yasladı

