Adamın bulaşıcı sevinci onları görünmez bir kalkan gibi sarıp sarmalamıştı. Zehra olanlara inanamıyor, itiraz edecek gücü kendinde bulamıyor fakat adamın doğallığına da eşlik edemiyordu. Aras Karaman, bu kez onu bambaşka bir şekilde dehşete sokuyordu. Kalbi sürekli normal hızını aşıyor, nefesi adamın tebessümleriyle tekliyor, Aras ismini söylediğinde bazen yalnızca gözlerine bakıp kaldığı oluyordu. Zehra bugün ne yapalım, diye soruyordu ve o koca tebessümüyle bir çocuğu andırırken Zehra aval aval bakmaya devam etse de aldırmıyordu. Şu tabağı uzatır mısın Zehra, derken eli eline değiyor ve kız nasıl olup da erimediğini düşünüyordu yalnızca. Tabağı uzatabilmesi için adamın ikinci kez rica etmesi gerekiyordu. Bir de onu öpme huyu vardı ki bu ani öpücükler, başının her köşesini istila eder

