Bölüm(22)

1590 Kelimeler

Ciwan'ın gözleri kan çanağı gibiydi. Dudakları titreyerek Dila'nın karşısına dikildi. Gözlerinden yaşlar süzülüyordu ama ilk kez bu gözyaşlarının ardında pişmanlık vardı. — "Çok üzdüm seni..." dedi boğuk bir sesle. "Nasıl ah ettiysen... ahın tuttu, Dila." Nefesi kesildi, yutkundu. Dudakları güçlükle devam etti: — "Oğlumun... kalbi durmuş." Dila olduğu yerde kala kaldı. Sanki ayaklarının altından toprak çekilmişti. Gözleri kocaman açıldı, nefesi boğazında düğümlendi. O an, bedduasının yankısı bir bıçak gibi kalbine saplandı. Ama hemen toparlandı. Gözlerindeki acıyı içine gömdü, sesi çatallandı: — "Evet... çok yaktınız canımı. Sen... baban... Jinda... Hepiniz. Ama ahımın içinizdeki en masumdan çıkmasını istemezdim. Başınız... sağ olsun." Jinda'nın feryadı, taş duvarları bile titretece

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE