Bölüm (20)

1463 Kelimeler

Ciwan, deliye dönmüştü, gördüğü resimler sonrasında. Akşam serinliği, ahırın taş duvarlarına yaslanmıştı. Dila ve Baran, atların olduğu tarafta gezinirken, genç adam, sevdiği kadının yüzündeki gülüşe takılıp kaldı. Sonra da, "Gülmenin sana ne kadar yakıştığının farkındasın, değil mi?" dediğinde, Dila utanıp başını eğmişti. Baran, ona doğru bir adım attı. Parmaklarıyla kadının çenesini hafifçe kaldırdı. — Eğme başını, Dila... dedi, kararlı bir fısıltıyla. — Bu baş... hep dik duracak. Doğru bildiğini yap, ona göre yaşa. Kimsenin önünde eğme başını... En sevdiğinin bile. Dila'nın gözleri doldu, ama bir damla düşmedi. Çünkü Baran'ın sözlerinde öyle bir inanç vardı ki, yüreğini taşırıyordu. İkisi de sustu. Sadece birbirlerine bakan gözler, içlerinden geçen fırtınaları anlatıyordu. Baran bir

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE