İki inatçı keçi
-Çekilsene, yol benim.
-Ne hakla yol senin, asıl yol benim.Sen çekil.
Sabah sabah uğraştığım şeylere bak.
Ne güzel kalkmış, dinç bir şekilde uyanmış, işime gidicem.
Ama şu hıyar yüzünden gidemiyorum.Neymiş yol onunmuş.Hayır kendisi ters yola girmiş, tek yön burası.
Belli buraların yabancısı olduğu.
Bunun gibilerin bu tarafa yolu düşmez kolay kolay.
Muhallebi çocuğu belli.
-Bak birader! Ya yoldan çekilirsin ya da ,
olacaklardan ben sorumlu değilim.
-Naparsın, çekilmezsem?
-Bunu sen istedin.
Deyip yanından arabasına sürterek geçtim.Tabi aynası da birazcık kırılmış olabilir.
Aman napayım, çekilseydi o da.
-Allah'ın keçisi, Allah'ın delisi!!!!!!
diye arkamdan hönkürüyordu adeta.
Ama kimin umrundaki.
Ben onu uyarmıştım.
.......
Melih'ten
Kafam atmıştı. Evden nasıl çıktığımı bilemedim.Tutturmuşlar bir evleneceksin.Niye ya ben hayatımdan gayet memnunum.
Kim ister kadın dırdırı.
Ha çapkın biride değildim.
Sadece bekarlık sultanlıktır
diye boşa dememişler. Hiç ilişkimde olmamıştı. Ama istemiyordum işte,
kadınlar bence şeytanın ta kendisiydi.
Bunu annemden biliyordum.
Küçükken bizi terketti.Babam onun yüzünden intihar etti.
Amcam büyüttü bizi.
Bizi , yani kiz kardeşimle beni.
Annem bizi terkedip gittiğinde, babamda ardından intihar ettiğinde, daha 5 yaşındaydı. Bende 10 yaşımda.
Meyra , nazlı çiçeğim..
Tek muhatap olduğum kadındı.
Amcamın hakkını ödeyemezdik. Bize sahip çıkmakla kalmadı. Evladı gibi baktı. Hiç evlenmedi.Ömrünü feda etti bize.
Bende bu fedakarlığını, çok çalışarak ve aile şirketinin bugünlere gelmesini sağladım. Teknolojik aletler üretiyorduk.
Yenilikçi bir yapım vardı. Yaptığım iş Bunu gerektiriyordu.
Her şeyi bir düzene oturmuştum. Kız kardeşimde şirkette çalışıyordu. Benden sonra ikinci yetkiliydi.
Ama o da amcam gibi darlıyordu beni.
Neymiş evlenme yaşım geldi de geçiyormuş.
Ya size ne , ben mutluyum ama yok.
Hele bu sabah ki , beni zıvanadan çıkardı.
Bu sefer evleneceğim kızı da bulmuşlar.
Amcamın askerlik arkadaşının kızıymış.
Geçende karşılaşmışlar hastane de .
Ha demeyi unuttum amcam maalesef ileri seviye astımı var.Bu yüzden asla sigara benzeri kötü alışkanlığımız olmadı.
Doktora rutin kontrole gittiğinde, arkadaşı Musa da kızıyla oradaymış.
Onunda kalp yetmezliği başlangıcı varmış maalesef.Tedavi görüyormuş .
Amcam kızını görünce, çok beğenmiş.Ayak üstü hemen sormuş var mı sevdiği diye.Bizim oğlanla baş göz etsek demiş. Adamda senden iyi dünür mü bulcam diye dünden hazırmış.
Ya hangi devirde yaşıyoruz. Görücü usulü mü kaldı.
Üstelik kızında haberi yok.Bizim iki yaşlı kurt , kızın lavaboya gittiği anda halletmişler iki dakikada, pess!!....
Git kızla görüşte, beğenmezsen evlenmezsin dediler.
Her halükarda beğenmedim der, yırtarım diye düşündüm. Ama kanıt olsun diye , gidip görüşmeliydim.
Tabi önce şu adresi bulabilirsem.
İstanbul'un hiç bilmediğim yerleri.Ben neredeyim, onlar nerde....
Bir kere dengi dengine bile değildik.
Tam da bu sırada ters yöne girdim.Aman ne olcak sokak boş nasılsa dedim.
Ama aniden önüme çıkan bir inatçı keçi yüzünden gideceğim yere ulaşamadım. Çünkü manyak kadın, yol vermedim diye arabama hasar verip gitmişti. Benim için arabalar kırmızı çizgimdi.
Bebeğim di o benim.
Kıymıştı deli kadın.
Ama nerden bilebilirdim ki bu deliyle bir ömür boyu mutlu olacağımızı ........
..................
Evet bu çiftimiz de başka heyecanlı
hikaye Ramazandan sonra başlayacak.
Tam bir tarih veremiyorum.
Ama mevcut kitaplar bittiğinde, sırayla devam edicem bakalım.
Kızımızın mesleğini merak edenler????
Büşra ile Melihin aşk ve nefret dolu hikayesini okumak için beklemede kalın!!