Hikayesi Güllerin Diyârı⚘️
author-avatar

Güllerin Diyârı⚘️

HAKKINDAquote
Okumayı sevdiğimize göre yazabilirizde🥰 ins.hesabimiz : yazargullerindiyari paylaşımlar ve yeni bölüm haberleri buradan yapılmaktadır. Lütfen hem buradan hemde ins.hesabımızdan takibe alırsanız çok seviniriz. BU ARADA BİZ GÜLLERİN DİYARI OLARAK İKİ YAZAR ARKADAŞ RUMUZLARIMIZIDA YAZMAYA KARAR VERDİK BÖYLECE HANGİ KİTAP KİME AİT KOLAYCA ANLAYABİLECEKSİNİZ. MAVİ GÜLÜN KİTAPLARI VE YEŞİL GÜLÜN KİTAPLARI YAZACAK KİTAPLARIN ÖNÜNDE PARANTEZ İÇİNDE. HABERİNİZ OLSUN. BÖYLECE KAFANIZ KARIŞMAZ ARTIK.
bc
AŞKIN MÜTTEFİKLİĞİ
Güncellenme zamanı Mar 12, 2026, 11:21
İki ayrı kişilik, iki ayrı devlet ...... Yıl 4550...... teknoloji o kadar gelişmiştir ki artik derinin altına geçirilen çipler sayesinde silahlarını kendileri oluşturabiliyorlardi. Bu en çok silah tüccarlarının işine yaramıştı. Bu yüzden zora düşen iki ayrı devletin askerleri birlikte çalışmak zorundaydı. Peki bu birlikte çalışmanın getirileri ne olacaktı. Bunun için özel olarak seçilen imparatorluktan Karen, krallıktan da Zen bu göreve atanmıştı. Çünkü ikiside bu görev için biçilmiş kaftandı. İkisininde üstün zekaları ve yetenekleri sayesinde , düşman inine sızacak ve iz bırakmadan görevi yerine getiricekelerdi. Bu ikisi tek başlarına bir ordu gibilerdi. İkisi beraber hareket ettiğinde karşılarında kim durabilirdi ki.. Peki ateşle barut yan yana ne kadar dayanabilirdi temas etmeden. Aşka ne kadar direnebilirlerdi. Nihayetinde işlerinde ne kadar profesyonel olurlarsa olsunlar, onlarda insandı. Etten ve kemiktendiler. Kalplerine ne kadar daha yenilmeyeceklerdiki? Derler ki, bir ölümden birde aşktan kaçamazmışsın! Peki onlar ne yapacaktı. Birbirlerine canları dahil her şeyleriyle emanetken, kalplerinide emanet edebilirler miydi? Aşkın gözü kördür derler ama Bu onlar için geçerli değildi. Çünkü ikiside işinde ustaydı. Görevde duygulara yer yoktu. Görev dönüşü belki bir olurları olur muydu bakarlardı. Ama ya sabırlarının sonlarına gelirlerse ne olacaktı. Ten tene temas etmeden dayanmak mümkün müydü? Helede aşkları karşılıklıyken. Bunu zaman gösterecekti..ama ne zaman işte onu bekleyip görecektik..
like
bc
FELAKETİM KALBİM OLDU
Güncellenme zamanı May 23, 2026, 13:05
Ahsen ve Barış çok aşıklardı. Ama araya engeller girdi. Ahsen nerden bilecekti ki felaketinin kalbi olacağını , bilse aşık olur muydu? Yüreğine söz geçirmek için elinden geleni yapardı. Bilse Barış’ı kaybedecek. Onu ondan alacaklar. Asla sevmezdi. Ama işte kader bu ya yine kalbini iyileştiricek Barış’tı. Belki ailesine söz geçirememişti ama sonunda yine aşkına kavuşacaktı. Tek sıkıntı Ahsen’in kalbi artık daha fazla dayanabilir miydi? Bunun cevabını kimse bilmiyordu. Allah ol derse olurdu. Barış canından bile vazgeçmeye razıydı. Yeter ki o yaşasaydı. Peki bunun için ne kadar ileri gidecekti. Ahsen için kalbini verebilir miydi? Mahvettiği kalbi iyileştirebilir miydi? Velevki iyileştirdi. Ahsen ile bir daha bir araya gelebilirler miydi? Gerçi kalbini verecek olursa zaten birlikte olamazlardı. Kalp olmadan insan yaşar mıydı? Mümkün değildi. Bakalım bu iki aşığın başına neler gelecekti? Neden ayrılmak zorunda kalacaklardı. Neden Ahsen ölümle burun buruna gelecekti. Neden Barış onun için canını verebilecekken, ne yapmıştıda Ahsen’in canını alabilecek duruma getirmişti. İşte bunu ancak okuyunca öğreneceğiz. Bu kitapta biraz üzüleceğiz. Ama ne kadar dram olsa da benim kitaplarım hep mutlu son olacak. Bu yüzden bu konuda çekinmeyin. Direk ekleyin. Üstelik ücretsiz olacak.
like
bc
SEVENE SEVME DEME /GİDENE DUR DEME
Güncellenme zamanı May 23, 2026, 07:10
Hicran, Miranın gitmesine engel olamadı. Çünkü; Giden giderdi zaten..... Sevene sevme deme !..... Seven sever zaten..... Seven gitmez zaten.... Peki bu gidiş bir son muydu? Yoksa sonun başlangıcı mı? Miran peki geri döndüğünde her şey aynı olacakmıydı.
like
bc
BİR VEDA BİLE ETMEDEN
Güncellenme zamanı May 22, 2026, 15:54
Feza Ozan'a öyle aşıktı ki, onun gerçek yüzünü göremedi. Aslında Ozan seviyordu onu ama bir nevi ailesinin evlen baskılarını bitirmek için evlenmişti onunla. Annesi yada babası gün aşırı Feza'yı övüp dururdu. Ama onun aklı yurt dışını görmekteydi. Onun bu hayaline sıcak bakmamıştı ailesi. Giderse hepten kökenini unutur diye istememişlerdi. Feza'nın ise hiç bir şeyden haberi yoktu O kuzu kuzu Ozan'ın yolunu bekliyordu. Ve o gün geldi, evlendiler. Ama ertesi sabah Ozan gitti. Feza yatakta tek başına uyanınca önce anlam veremedi. Ama sonra yanı başındaki komidinde bir kağıt parçasına, "seni terk etmedim geri geleceğim" yazısını okuyunca, başından aşağı kaynar sular döküldü. Neden demişti? Madem onu bırakacaktı, neden onunla evlenmiş, yetmemiş birlikte olmuşlardı. Madem onu seviyordu, neden bir veda bile etmeden gitmiştiki?! Anlam veremiyordu Feza. İşin birde ailelere bunu nasıl anlatacağı kısmı vardı. Ne diyecekti? Damadı ilk günden kaçırdığını mı? Yok söyleyemezdi. Ama söylemese ne yapacaktı ki? İlla yokluğunu anlayacaklardı. Bunu yumuşak bir şekilde anlatmanın yolu yoktu. Diğer yanda Ozan ise, vedalaşıp gitmediğine pişmandır. Ama en kısa zamanda onu da yanına almak için geri döneceğim diye düşünür. Feza'yı ne duruma düşürdüğü aklına gelmez yada ona neler diyebilecekleri.... Bencillik yapmıştır. Bunun için bile ailesini suçlar. Onlar baskılamasaydı bu kadar, belkide Feza ile balayında olacaktılar. Ama o Feza'yı bırakmış, iş bağlamaya gidiyordu. Ve bu anlaşmanın ne kadar süreceğini bilmiyordu. Tam 3 sene geçti. Feza Ozan'ın yolunu gözlemekten bir gün bile vazgeçmedi. Ailesi bir türlü onu mahkemeye başvurup boşanmaya ikna edemedi. Onu bıraktığı evde bekledi. Ozan ise bu kadar süreceğini tahmin etmediği işte baya yol katedmisti. Şimdi nihayet Türkiyem dönecekti. Ama onu bekleyen Feza sevdiğinden mi yok nefretinden mi beklemişti. Bunu ancak karşısına çıktığında anlayabilirdi. Peki siz olsanız ne yapardınız? Ozan'ı affedermiydiniz??
like
bc
İstenmeyen Eş
Güncellenme zamanı May 21, 2026, 07:15
Tanıtım Ben Rojin Kara. Üç kardeşiz, bir ağabeyim var; adı Polat. Genç yaşta Kara aşiretinin ağası oldu babam ölünce. Sevdiği kızla evlendi, adı Gül. Bir tane de ablam var; Rojda. Annemler ölünce birbirimizden başka kimseye güvenemedik. Ailemizden kalan malları ve ağalığı istediklerinden bize çok zorluk yaşattılar ama hep birbirimize sığındık. Ama en büyük kötülüğü bana ablamın yapacağını bilmiyordum...
like
bc
AŞKIN FECRÎ (TAMAMLANDI)
Güncellenme zamanı May 20, 2026, 16:07
EBRAR VE ADEM’İN HİKAYESİNE HOŞ GELDİNİZ. EBRAR HAYATINI DÜZEN VE NİZAM İÇİNDE YAŞAMIŞTIR. AİLESİNİNİN GURUR KAYNAĞIDIR. İŞLETME MEZUNUDUR AMA ÇALIŞMIYORDUR. BU KENDİ TERCİHİDİR. ANNESİ RAHATSIZ OLDUĞUNDAN, KENDİSİNİ ONA BAKMAYA SORUMLU HİSSEDER. 25 YAŞINDA OLMASINA RAĞMEN OLGUN BİR KİŞİLİKTİR. DİĞER YANDA ADEM NÂMI DİĞER ARAF, KÖTÜ ARKADAŞ ÇEVRESİ YÜZÜNDEN MAFYALIĞA ORTAK OLMUŞTUR. ARKADAŞI KENAN İLE MAFYACILIK İŞLERİNİ YÜRÜTÜRKEN BİR YANDANDA ŞİRKET YÖNETİYORDUR. YERALTINDA HERKES ONU ARAF DİYE BİLİRKEN, NORMAL HAYATTA ADEM’DİR. BABASI VE ANNESİ TEK EVLATLARININ KÖTÜ ARKADAŞLAR YÜZÜNDEN, HAYATININ MAHVOLMASINI İSTEMEZ. BU YÜZDEN DE GÖRÜCÜ USULÜ EVLENDİRMEYE KALKARLAR. BU YÜZDENDE 40 YILLIK DOSTUNUN KIZIYLA EVLENMESİNİ İSTER. BAŞTA KARŞI ÇIKAN ADEM, BABASI RAHATSIZLANINCA KABUL EDER. HER NE KADAR KÖTÜ İŞLERLE UĞRAŞSADA AİLESİNE BAĞLIDIR. HÜSEYİN BEYİN KALP SPAZMI GEÇİRMESİ, ZÜBEYDE HANIMIN PERİŞAN OLMASINA DAHA FAZLA DAYANAMAZ VE GÖRÜCÜ OLARAK GİDERLER ÖZVERİLİ AİLESİNE. OĞUZ BEY VE HALİME HANIM ADEM’İN ARAF TARAFINI BİLMEDİKLERİNDEN VE DOSTLARINADA GÜVENDİKLERİNDEN, KIZLARI EBRARINDA RIZASINI ALINCA ADEM İLE EVLENMESİNE RAZI OLURLAR. VE BÖYLECE ÖZVERİLİ AİLESİ İLE SAYGIN AİLESİ DOTLUĞU BİR ÜST MERTEBEYE TAŞIYIP AKRABA OLDU. ADEM, EBRAR’IN GÜZELLİĞİ KARŞISINDA ETKİLENSE DE, ONUN KENDİ DÜNYASINA AİT OLAMAYACAK KADAR AYDINLIK, KENDİSİNİN İSE BİR O KADAR KARANLIK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORDU. BİLMEDİĞİ ŞEY İSE KARANLIK, FECRİN DOĞUŞUNA KADARDI. HEM ASLINDA KENDİSİDE BU DURUMDAN MEMNUN DEĞİLDİ. BAŞTA ARKADAŞI KENAN’I O BATAKLIKTAN KURTARMAK İÇİN GİRSEDE, ZAMANLA O DA ÇEKİLMİŞTİR. AMA İKİ ARKADAŞ YERALTINDA SÖZLERİ GEÇSE DE , DİĞER TÜRLÜ KÖTÜ İŞLERE GİRMEMİŞTİR. NE İNSAN TİCARETİNE, NE UĞUŞTURUCU, NE DE SİLAH,, SADECE ONLARA HARAÇ KESMEYE KALKANLARA KARŞI GÜÇLÜ OLMAK ZORUNDA KALINCA, BU ZAMANDA BOYUN EĞERLERSE NE OLACAĞINI BİLDİKLERİNDEN BALŞKA YOLLARI KALMAMIŞTIR. BU SÜREÇTE KADINLARDA BU İKİ YAKIŞIKLIYI RAHAT BIRAKMAMIŞTIR. AMA ADEM ZATEN BÖYLE TARAKLARDA BEZİ OLMADIĞI GİBİ, KENAN DA PLATONİK AŞKINA SADIKTIR. YETŞKİNLİĞE ADIM ATTIKTAN SONRA, İLİŞKİLERİ OLMAMIŞTIR. 30 YAŞINA GELMİŞ BU İKİ DELİKANLININ,BEKLEMEDE KALIN. ESENLE KALIN
like
bc
İKİNCİ BAHAR
Güncellenme zamanı May 13, 2026, 01:15
Ben Kardelen hayata bir sıfır geriden başladım. Annem beni doğururken ölmüş, babam da annemin kırkı çıkar çıkmaz evlenmiş. Beni 12 yaşıma kadar babaannem büyütmüş. Babaannem ölünce üvey annem bana çok kötü davranmaya başladı, evin hizmetçisi gibiydim. On sekiz yaşıma gelince üvey annem Hacer beni kendi akrabasıyla evlendirmeye zorluyor. Adam otuz yaşında, evlenmiş, boşanmış; içki, kumar her şeyi var. Mahalleden Hakan var, hem öksüz hem yetim, birbirimizi seviyorduk. Babam ailesi yok diye istemedi. Üvey annemin akrabası yarın istemeye gelecekti, Hakan'la kaçmaya karar verdik. Her şeyi ayarlamıştı. O kapıdan kaçar gibi çıkarken hiç arkama bakmadım. Beraber İzmir'e kaçtık. İlk sene zorlandık ama sonra bir düzen oturttuk. Bir kızımız oldu, bir yaşında. Biz evleneli 3 sene olmuştu. Bir şekilde geçiniyorduk, ta ki o güne kadar... Kızımın ikinci yaş gününü kutlamak için dışarı çıkmıştık. Parkta oynuyordu. Babasına gelip "Dondurma" dedi ve Hakan kızını kırmadı ve dondurma almaya gittiler. Sonra bir fren sesi duydum. Arkamı döndüm kızım ve eşim yerde kanlar içinde yatıyordu. Ben koşarak yanlarına gittim. Ambulans geldi. Hastaneye gittiğimde önce kızımın sonra da eşimin ölüm haberini aldım. Sonrasını hatırlamıyorum, gerisi karanlık. Ben nasıl yaşayacaktım onlar olmadan? Nasıl olacak bilmiyordum ama benim hayatım ondan sonra değişti…
like
bc
GÖRMEDEN SEVDAYA DÜSTÜM
Güncellenme zamanı May 10, 2026, 15:48
Aile olmayan aileme yıllarca kurban edildim, şimdide abimin canı için, sırf o sevdiğiyle mutlu olsun diye ..hiç tanımadığım bir adamla evleniyordum. Halbuki görmeden sadece adını duyduğum bir sevdiğim vardı yıllarca nâmını duymuştum .Merhameti, cesurluğu,azmi,adaleti ile nâm salmıştı bu topraklara. Ben onu görmeden sevdim. İsmi yetiyordu kalbimin titremesine ama şimdi tanımadığım bir adamla evlenmek zorundaydım...........zerda haberi olmadan hakkında verilen hüküm sonucunda evlenmek zorunda kalmıştı ama aslında kader ağlarını örmüştü. Peki ya ÖMER ALİ ile evlendiğini öğrendiğinde ne yapacaktı? ÖMER ALİ DESTAN onun görmeden sevdiği adamdı.Peki ya ÖMER ALİ ! Zerdayi çocukluğundan beri seviyordu ama hakkında duyduklarindan uzak durmuştu. Şimdi ne yapmalıydı artık karısı olmuştu. İki aşık birbirlerinin bildiklerinden habersiz nasıl davranacaklardı, kalpleri daha fazla hasara dayanırmıydı...
like
bc
VUSLAT KİLİDİ
Güncellenme zamanı Apr 30, 2026, 15:23
uslat Kilidi: Bir Aşkın, Bir Özlemin Hikayesi ​İstanbul’un kızıl gün batımı altında, Boğaz’ın serin rüzgarı sadece geçmişin değil, söylenmemiş sözlerin de ağırlığını taşır. Şüheda, yıllarca kalbinde taşıdığı o paslı anahtarı saklayan, naif ama bir o kadar da dirençli bir genç kadındır. Elinde tuttuğu o eski anahtar, sadece bir hatıra değil; yarım kalmış bir kavuşmanın, mühürlenmiş bir hikayenin tek çıkış yoludur. Onun için hayat, sevdiğinden uzakta geçen uzun bir gurbettir. ​Akif ise fırtınalı denizlerden sonra sığınacak bir liman arayan, sevdasını sessizliğinde büyüten bir adamdır. Gözlerindeki hüzün, yılların yorgunluğunu ve kalbine vurduğu o ağır kilitleri yansıtır. Şüheda'nın omuzlarındaki elleri, sadece bir destek değil, "buradayım" demenin en dilsiz halidir. İkisi de bilir ki; bazı aşklar zamanın ötesindedir ve gerçek vuslat, sadece doğru anahtarın kilidi bulmasıyla mümkündür. ​Kaderin ince bir iple birbirine bağladığı bu iki ruh, Boğaz’ın silueti karşısında geçmişin hesaplaşmaları ve geleceğin umuduyla yüzleşir. Güllerin Diyarı'nın kaleminden çıkan bu roman; sabrın, sadakatin ve nihayetinde özlemle beklenen o büyük kavuşmanın dokunaklı bir destanıdır. ​Vuslat Kilidi açıldığında, sadece kapılar değil; kalpler de sonuna kadar aralanacaktır. Bizimle bu hikayede beraber yol almak ister misiniz ? Mevcut kitaplar bittiğinde listedeki sırasına göre başlayacaktır . Lütfen bizi takipte kalın ve yorumsuz bırakmayın. Çünkü yorumlarınız bize moral ve ilham veriyor
like
bc
SIRLARIN ANAHTARI
Güncellenme zamanı Apr 30, 2026, 10:43
​Tanıtım:​Berdelin Gölgesinde Bir Yaşam Mücadelesi​Bir tören, bir kurban... İki aile arasındaki kan davasının bedelini ödemek zorunda kalan genç bir kadın. İsteği dışında evlendirildiği ağanın, onu sadece sorumluluklarını yerine getirmesi gereken biri olarak görmesi, kalbinde derin bir yara açar.​Gecenin Karanlığında Kaybolan Umutlar​Her gece, istemediği bir birlikteliğe zorlanan genç kadın, içindeki acıyı ve bedenindeki izleri gizlemeye çalışır. Ağa, onun acısını görmez, sadece kendi isteklerini yerine getirir. Genç kadın ise, ailesi tarafından yıllarca maruz kaldığı eziyetlerin ardından, yeni bir hayatın umuduyla geldiği bu evde de hayal kırıklığına uğrar.​Sırlarla Dolu Bir Evlilik​Genç kadının kaynanası kızın hamile kalmasını önlemek için her sabah ona doğum kontrol hapı yutturur. Ağa, bu sırdan habersizdir. Genç kadın ise, bu sırrı saklamak zorunda kalır, çünkü ailesinin hayatı da bu evliliğe bağlıdır.​​Zamanla, ağanın kalbinde genç kadına karşı bir şeyler değişmeye başlar. Ancak, geçmişin gölgeleri ve saklanan sırlar, bu aşkın önünde büyük bir engel oluşturur. Genç kadın ise, ağanın sevgisini kazanmaya çalışırken, aynı zamanda kendi kimliğini ve özgürlüğünü korumaya çalışır.​Acının ve Umudun Dansı​Bu kitap, berdel geleneğinin pençesindeki bir kadının, acı, ihanet ve umutla dolu hikayesini anlatıyor. Yasak aşkın, saklanan sırların ve hayata tutunma mücadelesinin sürükleyici bir anlatımla okumaya var mısınız??
like
bc
SEVDA OYUNA GELMEZ / ŞAKAYA GELMEZ
Güncellenme zamanı Apr 19, 2026, 16:32
Küçüklüğünden beri bu evliliğe hazirliyordu kendini.Ama küçük bir kaza sonucu , şaka yapmak istedi.Sonucunun böyle olacağını bilse yaparmıydı? Elfida babasından sonra aşkını da kaybetmek istemiyordu. Ama nerden bilebilirdi ki çıkacağı bu yolda gerçekten onu sevenle , onun sevdiği arasında bir seçim yapmak zorunda kalacağını üstelik onu seven kişinin, hoşlandığı ve evleneceği kişinin abisi olduğunu, küçük bir şaka sayesinde öğrenecekti.
like
bc
SÜT ANNE
Güncellenme zamanı Apr 19, 2026, 11:25
Defne’yi ailesi 18 yaşında süt parası adı altında Tarık’a vermişlerdi. Bir mal gibi satmışlardı.Sonrada hiç arayıp sormamışlardı. Tarık’ın aileside Defne’yi istememişti. O kadar süt parası ödemek yerine, tarlayı sürmeye hayvan alırdık düşüncesindeydiler. Bu yüzden de düğünden sonra renklerini belli ettiler. Madem o kadar para ödemişlerdi. O zaman hayvanlar yerine, Defne onlara hizmetçilik edip, Tarık’ta şehre gidip, hayvan almak için para kazansın istediler. Ama Tarık iyi biriydi.Karısını ezdirmedi. Ailesine rest çekerek, Defne’yi de alarak şehre gittiler. Biraz birikmişi vardı Tarık’ın, birazda düğünde takılan takılarıda yanına almışlardı. Şehre geldiklerinde, nezih bir mahallede, küçük müstakil bir ev tutabilmişlerdi. Komşularda yeni evli çift taşındığını duyunca , el birliğiyle yardım ettiler. Her biri evinden bir eşya getirdi. Kısa sürede evleri sıcacık bir yuvaya dönmüştü. Tarık, Defne’yi seviyordu. Onu bir düğünde görmüştü. İlk görüşte sevdalanmıştı. Bu yüzden şehre gidip bir sene boyunca, para biriktirmişti. Annesi süt parası istiyordu. Zeybekli de bu şekilde kız almak vermek, olağan bir olaydı. Bir sene sabırla topladı parayı ve muradına vardı. Her ne kadar onu hep işçi gibi çalıştıran ailesini, reddetmek zorunda kalmış olsada. Mutluydular. Defne de el işi yaparak ona destek oluyordu. Evleneli 3 ay olmuştu ki, Defne hamile kaldı. Tarık çok mutlu olmuştu. Baba olacaktı. Karısını seviyordu. Ondan mutlusu yoktu. Taki Defne 6. Ayına girdi. Felaket bulutları üstlerine çöktü sanki.. . . Tarık yaz mevsimi geldiği zaman, inşaatta çalışıyordu. Maalesef, iskelede çalışırken, bastığı tahtanın kırılmasıyla,binanın tepesinden aşağı düştü. Oracıkta canını teslim etti. Usta başı komşusuydu. Telefonla eşini aradı. Acı haberi verdi. Kadın bunu Defne’ye nasıl söyleyeceğini bilemiyordu ama mecburdu. Başka kimi kimseleri yoktu. Kadın gidip Defne’ye haber verdiğinde, yıkıldı Defne.,,,,,, HIKAYEDEKI KURUM VE KURULUSLAR GERCEK DEĞİLDİR ZEYBEKLI DIYE BIR YER YOK BEN BU YASANANLARIN HIC BIR SEHRIMIZDE YASANMAMASI DUASIYLA BOYLE BIR SEHIR UYDURDUM
like
bc
GÜMÜŞ KURT
Güncellenme zamanı Apr 18, 2026, 14:41
Fantastik dünyasına dalış yapıyoruz . Hayal dünyasında kaybolmaya var mısınız. Alışılmışın dışında bir fantastik kurgu olacaktır sizi emin ederim. Şuan da taslak tam hazır olmadığından paylaşamıyorum ama en kısa zamanda bölümler aktif olarak gelince okuduğunuza asla pişman olmayacaksınız
like
bc
ÇOCUKLUK AŞKIM MI? KADERİMDEKİ EŞİM Mİ?
Güncellenme zamanı Apr 18, 2026, 11:45
like
bc
MÜHÜRLÜ VİCDAN
Güncellenme zamanı Apr 7, 2026, 06:10
Yedi yaşındaki Fırat annesi ile her zaman ki gibi yürüyüşe çıkmıştır.İsmini n adını taşıyan bu nehir'in hikayesini ona anlatmasını çok severdi. Her zaman ister ve anneside ona kıyamaz anlatırdı. Annesinin o gün canı sıkkındı. Bu yüzden çıkmışlardı bu sefer yürüyüşe. Fırat bu sefer annesine o hikayeyi anlat diyemedi. Annesini yormak istemedi. Bilseydi son kez dinleyeceğini ısrar ederdi hep yaptığı gibi annesine. Tam annesi ona dönelim mi ? diyecekken , ilerde bir şey fark etti. Annesi fark ettiği yere doğru hızlı adımlarla giderken, Fırat' ta ona ayak uydurmaya çabalıyordu. Yaklaştıkları yerde gördükleriyle ikisi de dehşete düştüler. Çünkü bir araba yuvarlanmıştı, Fırat nehir' ine ve arabadaki Karı koca kanlar içindeydi. Çoktan dünyalarını değiştirdikleri belliydi. Onlar için yapılacak son görev mezarlarına defnetmekti. Dicle başka kimse var mı diye baktığında, arabanın arka kapısının açık bir şekilde durduğunu ve oraya tutunan daha iki yaşında bir kız çocuğu olduğunu fark etti. Küçücük elleriyle kendini kurtarmaya çabalıyordu. Artık ne kadar ağladıysa sesi kısılmıştı.İçli içli ağlarken sesi çok az çıkıyordu. Dicle bir an bile düşünmedi. Attı kendini Fırat nehir' ine kapılmak üzere olan küçük kızı kurtarmaya, arkasında bitanecik oğlu Fırat bağırdı.''Gitme anne! Bu nehir acımaz sana da diye '' ama dinlemedi vicdan sahibi kadın. Oğluna arkasını dönmeden, '' Olmaz Fırat' ım , o günahsız sabi. Yardıma ihtiyacı olana elini uzatacaksın demedim mi ben sana? '' dedi. Bu da son sözü oldu. Azgın nehir küçük kızı kurtarmasına izin verse de, onu yutmuştu. Fırat' ın bağırışları ve kaza yapan araçtan çıkan duman oradan geçen insanların dikkatini çekmişti. Hemen jandarma ve ambulans çağırılmıştı. Yetkililer cansız bedenleri sudan çıkardığında, Fırat annesine koştu. Onun buz gibi olmuş bedenini ısıtmaya çabaladı. Ama yanına gelen babası oğlunu annesinden ayırıp üstünü örttü. Fazıl bey karısına çok aşıktı. Hep oğluyla tek başlarına buraya gelmesine kızardı ama her seferinde karısı onun gönlünü alırdı. İkinci çocuğu isterdi karısından ama Fırat'ın doğumunda canı yandı diye bunca zaman sabretmişti. Artık tam sağlığı düzeldi, oğlu da büyüdü.Bir bebek daha yapalım derken, sevdiğini kaybetmişti. Hemde başkasının yavrusu yüzünden. O anda acıdan kalbi mühürlendi. Ve gözü hiç bir şeyi görmedi. Cenazeler defnedildikten ve yakınlar baş sağlığı dileyip çekildikten sonra daha fazla duramadı Fazıl..... Kahyasına araştırtmıştı. Meğer kaza yapan çift İstanbul'a giderken nasıl olduysa frenleri çalışmayınca nehire uçmuşlar. İki yaşındaki kızları Hüma' yı amcası gelmişti almaya ve bundan sonra onlarla yaşayacaktı. El ayak çekilince adamlarını ve oğlunu yanına alıp onların konağını bastı. Demirbağ aşireti baya köklü bir aşiretti. Ilgın'lar yanında çerezdi ama kötü de sayılmazdı durumları. Ilgın konağının kapısı bir hışımla açılınca Hasip Ilgın korkuyla yerinden sıçradı. Karısı Halide hanım çok merhametli bir insandı. Küçük Hüma sesi kısılına kadar ağlamaktan ve nehirin soğuk suyundan dolayı zatüre geçirmiş ve sesini kaybetmişti. Kalıcı mı? geçici mi olurdu bu süreç? Doktorlar bunun garantisini veremedi. Ellerinden geleni yaptıklarını söylediler. Aslında bir tedavisi vardı ama zalim amcası ona para harcamam deyip istememişti. Karısı şikayet ederim diye tehdit etmiş olmasa ona bakmaz yetimhaneye verirdi. Hasip karşısında Fazıl Demirbağ'ı görünce ne yapacağını bilemedi. Ama Fazıl bey öne atılıp direk söze girdi. ''Hasip ağa! Buraya seninle hoş beş yapmaya gelmedim. Kanıma kan isterim.''Diyip küçük kıza baktı ve sonra kendi oğluna. Aklında daha farklı bir plan oluştu. Ona, can almak acısını hafiflettirmezdi ama can acıtmak hemde yaşadığı her saniye içindeki yangına bir nebze su olabilirdi. Bu yüzden karar verdi ve hükmünü söyledi. '' Hasip ağa senden canının acımasını isterim. Yeğenin Karımın ölümüne sebep olmuştur. Bu yüzden tam 20 yıl sonra bu küçük kızı konağıma beyaz bir elbiseyle getireceksin. O beyaz elbise onun gelinliği değil. Kefeni olacak. Oğlum Fırat ile evlenecek. Eğer ki, dediğimi yapmazsan işte o zaman canını alırım'' dedi. Hasip bu karara çok sevindi. Bu kıza sadece 20 yıl katlanacak sonra da Fazıl beyle hem kan davası olmasını engelleyecek hemde dünür olacaktı.Hasip beyin canı acımazdı ki, Hüma'ya kötülük yapsalar bile ama bunun onu üzmeyeceğini karşısında ki ağaya belli edemezdi. Yoksa kendi kızını isteyebilirdi. Onun için evlatları kıymetliydi. ''Tamam Fazıl ağam sen ne dersen o! Yalnız bilesin kazadan dolayı bu kız Dilsiz kalmıştır. Sonra bana hasarlı ürün verdin demeyesin''dedi. Fazıl bey bu duyduğuna daha çok sevinmişti. Acıdan vicdanı körelen adam, bunun bir ceza olduğunu sanıyordu. Kendisini bunu duyunca daha haklı gördü yaptığı şeyden. ''Ziyanı yoktur. Vakti geldiğinde oğlum Fırat' ın karısı olsun yeterli. Bize bir can verecek. Sesi çıkmasın daha iyi.Zaten görmeye katlanmak bile bana işkence olacak '' dedi. Ve dah fazla bir şey söylemeden konağı geldiği gibi adamları arkasında oğlu yanında terk etti.
like
bc
ZİLAN
Güncellenme zamanı Mar 29, 2026, 06:46
Ben Zilan, adımın anlamı yeniden doğuş, diğer anlamı fırtına. Ben doğduktan sonra hem annesiz hem de babasız kaldım. Babam annemi hiç sevmemiş, ailesinin zoruyla evlenmiş. Babamın Almanya'da kendine ait bir hayatı, işi ve eşi varmış ama babaannem babam topraklarına geri dönsün diye teyzemle evlendirmek istemiş. Ama teyzem başkasına sevdalıymış, düğünleri olacağı gün teyzem sevdiğine kaçmış ama düğün kurulduğu için annemle evlendirmişler. Ama babam gerdek gecesinin sabahı çekip gitmiş. Annem bana hamile kalmış, annem 17 yaşındaymış o zamanlar ve 18'inde beni doğurmuş ve geri baba evine yollamışlar. Beni babaannem ve dedem büyüttüler, okuttular ve onlar sayesinde şimdi Ankara’da ilkokul öğretmeniyim. Amcam karşı çıktı, "Kız kısmı okur mu?" dedi ama dedem ve babaannem herkesi karşılarına aldılar. Onlar sayesinde bir mesleğim var elimde, Allah onlardan razı olsun. Benim asıl hikayem memlekete dönünce başlayacağını bilmeden dedemin cenazesine gidiyorum, bana baba olan dedeme son görevimi getirmeye gidiyorum...
like
bc
DOĞA'NIN MELÎKESİ
Güncellenme zamanı Mar 18, 2026, 04:55
Fantastik dünyasına dalış yapıyoruz . Hayal dünyasında kaybolmaya var mısınız. Alışılmışın dışında bir fantastik kurgu olacaktır sizi emin ederim. Şuan da taslak tam hazır olmadığından paylaşamıyorum ama en kısa zamanda bölümler aktif olarak gelince okuduğunuza asla pişman olmayacaksınız
like
bc
AY ŞAHİNİ
Güncellenme zamanı Mar 18, 2026, 04:49
Fantastik dünyasına dalış yapıyoruz . Hayal dünyasında kaybolmaya var mısınız. Alışılmışın dışında bir fantastik kurgu olacaktır sizi emin ederim. Şuan da taslak tam hazır olmadığından paylaşamıyorum ama en kısa zamanda bölümler aktif olarak gelince okuduğunuza asla pişman olmayacaksınız
like
bc
GÜNEŞİN SULTANI
Güncellenme zamanı Mar 18, 2026, 04:44
Fantastik dünyasına dalış yapıyoruz . Hayal dünyasında kaybolmaya var mısınız. Alışılmışın dışında bir fantastik kurgu olacaktır sizi emin ederim. Şuan da taslak tam hazır olmadığından paylaşamıyorum ama en kısa zamanda bölümler aktif olarak gelince okuduğunuza asla pişman olmayacaksınız
like
bc
PRENSES
Güncellenme zamanı Mar 18, 2026, 04:40
Fantastik dünyasına dalış yapıyoruz . Hayal dünyasında kaybolmaya var mısınız. Alışılmışın dışında bir fantastik kurgu olacaktır sizi emin ederim. Şuan da taslak tam hazır olmadığından paylaşamıyorum ama en kısa zamanda bölümler aktif olarak gelince okuduğunuza asla pişman olmayacaksınız
like
bc
AŞK; FARKLILIKTIR!
Güncellenme zamanı Mar 12, 2026, 11:19
Biri gül bahçesi diğeri ateş, nasıl olacaktı ki birliktelikleri. Gülfem ve Volkan iki ırkın barışı ve düşmanlara karşı birleşmek için evliliğe zorlanmıştı. Ama bilmedikleri bir şey vardı. Onlar zaten mühürlenmişti. Volkan Gülfem’in tenine dokunduğu anda, anlamıştı eşi olduğunu. Gülfem ise anlaşma gereği evlendiklerini sanıyordu. Şoktan bir tepki verememişti Volkan.. evet ırkları nadirde olsa kendi cinslerinden farklı olarak başka türlerdende eş alabiliyordu. Mühürlenenlerde oluyordu ama nadirdi. Hele ki kendisi varisti ama seçilmiş bir eş alıyorken aslında mühürlendiği eşini bulmuştu. Bunu Gülfem’ e anlatması zordu. Kendi bile anlayamamıştı ki. Ama tek bildiği şey ondan asla vazgeçemeyeceğiydi ve eşleri ölünce ejdahalarda ölürdü. Onun kader eşi olduğunu kimse bilmemeliydi. O da dahil. Kendi canını düşünmüyordu ama onun kılına zarar gelse dünyaları yakardı. Şimdi iş Gülfem’i kendine aşık etmekteydi. Çünkü Volkan ona rızası dışında dokunamazdı ve birliktelik rızaya dayalı olmazsa eşi dahi olsa, güçleri artacağına tam tersi körelirdi. Ejderha ırkı eşine çok değer verirdi. Bu da onların zaafıydı. Zaten bu yüzden anlaşmaya gerek duymuşlardı. Müttefiklere ihtiyacları vardı. Annesini öldüren düşman yüzünden, babasını da kaybetmişti. Ve halkının yarısını kaybetmişti. Bu bağlılık anlaşmasına halkından sıcak bakanda vardı, soğuk bakanda. Kimse bir insan dan kraliçe istemiyordu. Sanıyorlardı ki, kral mühürleniceği eşini bulacak ve insan eşini anlaşma için sadece yanında tutacak. Fakat hiç de öyle olmayacaktı. Ama bunu bilmelerine gerek yoktu. Önemli olan sadece ve sadece Gülfem’di.. Bu ufak pürüzü de hallederdi. Gülfem onun cazibesine dayanamaz ve kısa zamanda aık olur diye düşünüyordu. Peki öyle mi olacaktı. Bunu yaşayıp görecektiler..
like
bc
ZİNCİRLENEN BEDENLER
Güncellenme zamanı Mar 12, 2026, 10:19
Aynı gökyüzünün altında, aynı günün ilk ışıklarıyla dünyaya gözlerini açtıklarında, kaderin onlar için çoktan bir ilmik attığını kimse bilemezdi. Onlar, zamanın başlangıcından beri birbirine ait olan iki ruhun, tek bir takvim yaprağında buluşmuş haliydi. Ailelerinin "birbirlerine ne kadar yakışıyorlar" dedikleri o masum yakıştırmalar, aslında evrenin çoktan kabullenmiş olduğu bir hakikatin fısıltısından başka bir şey değildi. ​Onlar için aşk, sonradan öğrenilen bir duygu değil; çocukluk oyunlarının arasına gizlenmiş, yaşları büyüdükçe kalplerinde devleşen sessiz bir yemindi. Genç kız, başındaki örtüsüyle iffetini ve zarafetini bir sancak gibi taşırken, kalbinin tek sahibine duyduğu sevdayı dualarına ilmik ilmik işledi. Adam ise, bakışlarını haramdan sakınırken, ruhunun aynası olan o tek çehreye sadakatle bağlandı. Birbirlerinin varlığında huzur bulan, susuşlarında bile binlerce kelime barındıran bu iki yürek, çocukluklarının saf neşesini yetişkinliklerinin ağırbaşlı sevdasına taşıdı. ​Zaman aktı, mevsimler değişti ama aralarındaki o görünmez bağ hiç kopmadı. Ve nihayet, o kadim sevda, bir "evet" sözüyle ve parmaklarına dolanan, sonsuzluğu simgeleyen bir bağ ile mühürlendi. Bu mühür, sadece iki ismi değil; aynı gün başlayan iki ömrü, ahirete kadar sürecek sarsılmaz bir zincirle birbirine kenetledi. Artık onlar, sadece aynı gün doğan iki çocuk değil; aynı kaderi paylaşan, bir elmanın iki yarısı gibi bütünlenen tek bir hikâyeydi. ​Ve onları ayırmaya kimsenin gücü yetmezdi.
like
bc
KAYIP VARİS
Güncellenme zamanı Mar 12, 2026, 10:12
​Karanlıktan Aydınlığa: Kayıp Varis ​O kaçıyordu, neden kaçtığını bilmeden. Tam beş yıl boyunca gölgelerin ardına saklandı, kalabalıkların içinde bir hayalet gibi yaşadı. Hayatının ilk on beş yılı, sıcak bir yuva ve huzurlu bir sofradan ibaretti. Ancak bir gece, o huzur kanlı bir baskınla paramparça oldu. Ailesi gözlerinin önünde katledilirken, can çekişen annesinin dudaklarından dökülen son sözler, genç kızın tüm dünyasını başına yıktı: "Sen bizim kızımız değilsin... Sen kayıp bir varissin." ​Meğer yıllarca bildikleri, doğru sandığı her şey koca bir yalandı. Bu sarsıcı itirafla birlikte yollara düştü; kim olduğunu, neden arandığını ve peşindekilerin ne istediğini bilmeden yirmi yaşına kadar kaçak yaşadı. Başındaki örtüsüyle sadece inancını değil, aynı zamanda hüzünlü kimliğini de saklamaya çalıştı. Ta ki o güne kadar... ​Şehrin gürültüsünde, bir yabancının keskin bakışları onun gizlediği o asil çehreyi fark ettiğinde, kaçış yolu sonsuza dek kapandı. Bu rastlantı, sadece bir kovalamacanın sonu değil, büyük bir uyanışın başlangıcıydı. Genç kız, peşindeki tehlikelerle yüzleşirken hiç beklemediği bir anda hem imkansız aşkını hem de köklerinden koparıldığı gerçek ailesini bulacaktı. Geçmişin küllerinden doğan bu genç kadın için artık saklanma vakti bitti; şimdi, elinden alınan hayatı geri alma vaktiydi.
like
bc
AŞKTAN KAÇIŞ
Güncellenme zamanı Mar 12, 2026, 09:56
O aşktan kaçmak için kendini çöllere vurmuştu; çünkü yaralı kalbi bir daha sevmemek, kırılmamak ve sadece kendi sessizliğinde nefes alabilmek için insanlardan olabildiğince uzaklaşması gerekiyordu. Kalabalıkların gürültüsü, yerini kum tanelerinin fısıltısına bırakırken, o da içindeki fırtınayı dindirebileceğini sanmıştı. Ancak nereden bilebilirdi ki, kaçtığını sandığı aşkın onu uçsuz bucaksız çöllerde bile bulabileceğini? ​Güneşin kavurduğu ufka doğru yürürken, başörtüsünün uçları rüzgârda adeta yarım kalmış bir hikâyenin mısraları gibi dalgalanıyordu. O, sadece bir yüz ya da bir isim değil; hüznünü vakarıyla örtmüş, sükûneti zırh edinmiş bir ruhtu. Modern dünyanın karmaşasından ve sahte parıltılarından vazgeçip kumun sadeliğine sığınmıştı. Bakışlarında, geçmişin bıraktığı derin izler ve hayal kırıklıklarının tortusu vardı. Kendini dünyadan izole ettiğinde kalbinin kapılarını da mühürlediğine inanıyordu. ​Fakat çöl, sadece kuraklık değil, aynı zamanda bir arınma yeriydi. O, kum tepeleri arasında kendi izini sürerken, kaderin ona hazırladığı sürprizden habersizdi. Aşk, bazen en kuytu vahalarda, bazen de en amansız fırtınaların ortasında yeşerirdi. Kaçtığı o yoğun duygu, şimdi serap değil, gerçeğin ta kendisi olarak karşısına dikilmişti. Kaçış yolu sandığı bu ıssızlık, aslında onun en büyük yüzleşmesi olacaktı. Gözlerini kaçırdığı her an, gönlüne düşen o ilk cemreyle birlikte, yaralı kalbinin yeniden atışını hissetmeye mahkûmdu. ​
like
bc
SİSLİ TUTKULAR
Güncellenme zamanı Mar 12, 2026, 09:50
Kadim bir düşmanlığın gölgesinde, iki farklı türün kaderi tek bir mühürle birleşiyor. Bir yanda inancını ve değerlerini zırh gibi kuşanan, özgürlüğü için çarpan kalbiyle genç bir insan kızı; diğer yanda ise asırlardır karanlığın hükümdarı olan, soğuk teninde merhameti unutmuş bir vampir prensi. ​Sınırlar daralıp ortak düşman kapıya dayandığında, aileler arasındaki kan davasını bitirecek tek çözüm, kutsal ama bir o kadar da sancılı bir ittifak olarak görülür: Zorunlu bir evlilik. ​Genç kız için bu izdivaç, sevdiklerini korumak uğruna verilmiş bir kurban, ruhuna vurulmuş bir prangadır. Kendisine sunulan bu görkemli hayatın içinde, kalbindeki öfke ve kin her geçen gün büyür. O, bu sarayı bir yuva değil, altın bir kafes olarak görür. Ancak beklemediği bir gerçek vardır. ​Vampir prens, kızı gördüğü ilk an ruhuna kazınan o kadim bağı hissetmiştir. Onun için bu bir siyasi hamle değil, yüzyıllardır beklediği eşini bulmaktır. Soğuk kalbi ilk kez bir insanın sıcaklığıyla ritmini bulurken, ona duyduğu sarsılmaz aşk, aralarındaki uçurumu kapatmaya yetecek midir? ​Bir yanda nefretle beslenen bir direniş, diğer yanda asırlık bir tutkuyla yanıp tutuşan bir sadakat... İhanetin ve fedakarlığın iç içe geçtiği bu hikayede; karanlığın prensi, kendi ışığını söndürmek isteyen bu genç kızın kalbini kazanabilecek mi, yoksa bu zorunlu bağ her ikisinin de yıkımı mı olacak? ​
like
bc
KOCAM BİR ALFA
Güncellenme zamanı Mar 12, 2026, 08:34
Güneşin batışı, malikanenin yüksek pencerelerinden içeri süzülürken iki yabancı, asırlık bir anlaşmanın soğuk gölgesinde karşı karşıya geldi. Genç kadın, ipek şalının çevrelediği yüzündeki vakur ifadeyi korumaya çalışıyordu; elleri, haksız bir savaşın son bulması için imzaladığı senet gibi titriyordu. Onun için bu evlilik, sadece bir imza değil, inancının sükunetiyle karanlık bir efsanenin dehşeti arasında kurulan ince bir köprüydü. ​Karşısındaki adam ise bir gölge kadar ağır ve tekinsizdi. Damarlarında akan kurt kanı, dolunayın yaklaşan huzursuzluğuyla tenini yakıyor, içindeki vahşi doğa bu zorunlu prangaya karşı diş biliyordu. Bir insanla, üstelik zarafeti ve edebiyle kendisine bu kadar zıt bir kadınla hayatını birleştirmek, onun için evcilleştirilemez doğasına hakaretti. ​Sessiz Bir Çatışma ​Odanın içinde sadece iki farklı ırkın değil, iki farklı hakikatin çarpışması vardı: ​Bir yanda: Tespih tanelerinin tesellisine sığınan, dualarla örülü bir koruma kalkanı. ​Diğer yanda: Geceye ve avlanmaya programlanmış, pençelerini saklayan bir öfke. ​Aralarındaki mesafe sadece birkaç adımdı ama bu boşlukta bin yıllık bir nefret ve korku yatıyordu. Akşam ezanı okunurken genç kadın cam kenarına yöneldiğinde, adamın keskin gözleri onun her hareketini bir avcı titizliğiyle izledi. Bu evlilik, ya kanla yazılan bu anlaşmayı kutsal bir bağa dönüştürecekti ya da her iki dünyayı da temellerinden sarsacaktı. ​Kim bilir belkide aşk kazanırdı....
like
bc
KARDELEN VE HERCAİ
Güncellenme zamanı Mar 12, 2026, 08:26
​Kardelen ve Hercai: Bir Sevda Çıkmazı ​Berfin’in kalbi, hem arkadaşının ağabeyi hem de kendi ağabeyinin dostu olan Azad için çarpıyordu. Arkadaşı Azade ise Berfin’in ağabeyi Baver’e sevdalıydı. İki genç kadın, aşklarını sessizce ve uzaktan büyütüyordu. Azade şanslıydı; Baver de ona karşı boş değildi. Ancak Baver, bu aşkı dostuna bir ihanet saydığı için içindeki fırtınayı dindirmeye çalışıyordu. ​Azade’nin başkasıyla evlendirilme ihtimali doğunca, Baver ve Azade çaresizce kaçmaya karar verdiler. Bu firar, büyük bir öfkeyi beraberinde getirdi. Azad, kardeşi ve dostunun gidişinden Berfin’i sorumlu tuttu; onun da bu planın bir parçası olduğunu sandı. Öfkesi kine, kini ise bir bedel olarak "berdel" kararına dönüştü. ​Şimdi onlar, o meşhur çiçeklerin kadim sözü gibiydiler. Hani çiçek sevdiğine, "Biz kışın açalım ki aşkımızı kimse görüp kıskanmasın," demişti. Söz verenlerden biri karda açıp Kardelen olurken, diğeri sözünde durmamış ve adı Hercai kalmıştı. Berfin, isminin manası gibi bir Kardelen olup karların arasında Azad’ı mı bekleyecekti? Azad ise bir Hercai gibi Berfin’in solup gitmesini mi izleyecekti? Belki de bu kez hikâye değişir; Hercai insafa gelir ve Kardelen’in kışı bahara döner. dram dolu bir hikayemi yoksa ask dolu bir hikaye mi olacaktı onların ki ? Kim bilebilirdi ki neler yaşanacağını neler olacağını yada nasıl acılar çekileceğini ama sonunda mutlu olacaklarını, kim bilir?
like
bc
YALNIZ SAVAŞÇI
Güncellenme zamanı Mar 11, 2026, 07:34
O her zaman tek başına çalışan tek başına savaşan bir askerdi yalnızlığı kendine yurt etmişti ta ki gelen görevde kurtardığı bir yüzbaşına kadar Yüzbaşı onu görür görmez aşık oldu o da yüzbaşından etkilenmemek için geri dağlara döndü Ama Emir büyük yerden de artık geri dönmesi gerekiyordu bu bakalım Yalnız Savaşçı nasıl yapacaktı tekrar Yalnızlığımı seçecekti yoksa bir Tim kurup o yüzbaşı ile beraber birlikte mi savaşacaklardı ve Aşk Kazanacak mıydı ama yalnız savaşçı her zaman Yalnızlığa alışıktı uyum sağlayabilir miydi ya da aşkı kapatmış kalbini tekrar Açabilir miydi ne yapacaktı bilmiyordu ama o en iyi bildiği şeyi yapmaya devam edecekti yani savaşçı ruhunun her zaman tetikleyecekti
like
bc
AŞK HER ŞEYİ AFFEDER Mİ?
Güncellenme zamanı Mar 10, 2026, 07:14
Öznur ​için o ofis, sadece kariyer basamaklarını tırmandığı soğuk bir plazadan ibaret değildi; orası kendi kimliğiyle, duruşuyla ve emeğiyle var olduğu bir kaleydi. Her sabah titizlikle iğnelediği başörtüsü, onun sadece inancının değil, bu kaotik dünyadaki sarsılmaz çizgisinin de bir simgesiydi. ​Ancak o sabah, ofisin gürültülü kahve makinesinin ardında dönen fısıltılardan habersiz Orhan… Şirketin parlayan yıldızı, özgüveni yüksek ve hayatta her şeyi bir oyun olarak gören o adam. Arkadaş ortamında ortaya atılan o talihsiz cümle,Öznur'un dünyasına düşecek olan ilk kıvılcımdı: ​"Bahse varım, o 'ulaşılmaz' duvarları sadece bir ayda yıkarım." ..... ​Hiç beklemediği bir anda gelen "kahve teklifi", Öznur için önce nazik bir iş arkadaşlığı girişimi gibi görünür. Ancak Orhan fazla planlanmış jestleri ve sınırları zorlayan ilgisi, Öznur içindeki o sessiz alarmı çaldırmaya başlar. ​Öznur: Samimiyetin ardındaki yapaylığı sezecek kadar sezgileri güçlü mü? ​Orhan: Kendi kurduğu tuzağa, hiç hesapta olmayan duygularıyla düşecek mi? ​Bu sadece bir aşk hikayesi değil; gururun, önyargıların ve samimiyetin sınavı. Bir yanda tertemiz bir niyet, diğer yanda bir iddiaya kurban edilmek istenen hayaller. Maskeler düştüğünde, kim kimi gerçekten tanımış olacak? Ve sonra gelen pişmanlık hissi ile nasıl başedecekti Orhan hiç düşünmemişti. ama dönülmez yola girmeden umarım farkederdi. Öznur naif bir kız olsa da asla yapılan yanlışı kabul etmezdi. Umarım onlar için çok geç olmazdı
like
bc
ARKADAŞININ AŞKINA AŞIK OLMAK
Güncellenme zamanı Mar 10, 2026, 07:00
​"Aynı sırayı paylaştılar, aynı hayalleri kurdular ama aynı kalbe aşık olacaklarını hiç hesap etmediler. Şimdi bir yanda yılların sarsılmaz bağı, diğer yanda kalplerini susturamadıkları o ilk aşk. Lise koridorlarında yankılanan bu sessiz savaşta kim kazanacak? Aşk mı, yoksa sadakat mi?" ​"Lise yılları; sınav telaşları, kaçamak bakışlar ve asla bitmeyecek sanılan dostluklar... İkisinin de dünyası tek bir ismin etrafında dönmeye başladığında, hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Büyümek, bazen en yakın arkadaşının elini bırakmak mı demekti?" ​"Bir sınıf, iki dost ve imkansız bir denklem. Her şeyin başladığı o lise koridorları, şimdi büyük bir yol ayrımına sahne oluyor. Aşkın birleştirici gücü, yılların dostluğunu yıkmaya yetecek mi? İki arkadaşın aynı kıza duyduğu tutku, sadece kalplerini değil, geleceklerini de değiştirmek üzere."
like
bc
ARKADAŞLIK
Güncellenme zamanı Mar 10, 2026, 06:47
Tozlu Sokakların Kardeşliği ​Aynı soğuk koridorlarda yankılanan ağlama sesleriyle başladılar hayata. Ailesizliğin ne demek olduğunu henüz kelimelerle anlatamadıkları yaşlarda, bir yetimhanenin ranzalarında birbirlerinin nefesini dinleyerek büyüdüler.... İsimleri farklıydı ama kaderleri aynı mürekkeple yazılmıştı. ​Hikayenin Kalbi: Aynı Mahalle, Aynı Kader ​Yetimhaneden sokağa adım attıklarında ellerinde sadece birbirlerinin arkadaşlığı vardı. Şehrin en kuytu, en unutulmuş mahallesinde bir gecekonduya sığındılar. O mahalle onlara hem bir okul hem de bir savaş alanı oldu. ​Birlikte Paylaşılan Yokluk: Tek bir simidi bölüşürken doyduklarına inandılar. ​Aynı Gökyüzü Altında: Çatısı akan bir odada, yıldızları deliklerden izleyip kurdukları hayalleri birbirlerine fısıldadılar. ​Görünmez Bağ: Biri düştüğünde diğeri kanadı; biri güldüğünde diğeri nefes aldı. ​"Bizim için aile, kan bağıyla kurulan bir yapı değil; aynı karanlıktan beraber korktuğun o insanın elini tutmaktır." ​Yol Ayrımı mı, Yoksa Kenetlenme mi? ​Zaman geçtikçe hayat onlara farklı yollar sundu. Biri hayatın acımasız gerçeklerine karşı sertleşip sokakların diliyle konuşmaya başlarken, diğeri içindeki o tertemiz çocuğu korumaya çalıştı. Ancak mahallenin tozlu sokakları onları ne kadar uzağa savurursa savursun, yetimhanenin o sessiz koridorlarında verdikleri söz hep kulaklarında çınladı: "Asla yalnız yürümeyeceksin." ​Tabi aşk da onların yanındaydı. Onlar 5 kişi başlamıştı bu yolculuğa ve öylede devam edecekti. Ama bir çok derde derman bularak ilerleyeceklerdi. Çünkü and içmişlerdi. Kendi düştükleri sıkıntıya ellerinden geldiği kadar kimse düşmesin diye çabalayacaklardı. Onlar arkadaş ne demek bir daha yazacaklardı.....
like
bc
EVLİLİK PROJESİ (TAMAMLANDI)
Güncellenme zamanı Mar 9, 2026, 03:21
Patronuma bir isteği var mı diye sormak için odasına girdiğimde, benden isteyeceği şeyin, evlilik teklifini kabul etmemi beklemesi değildi.Hele de aniden yere diz çökerek evlilik teklifi almayı beklemiyordum, buzdolabı patronumdan.Bana bu teklifi yapacak en son kişiden gelmesi, hayatta aklıma gelmezdi.Peki ben ne cevap vermeliydim. Bu projeye dahil olmalımıydım???
like
bc
HİLAL'İN PENÇESİ
Güncellenme zamanı Mar 3, 2026, 13:55
fantastik kurgumla yakında yayındayız. Biri insan ama aslında içindeki güçten haberi yok. Diğeri kurtadam varisi, çocukluk arkadaşının hemde bir insanın eşi olduğunu öğrendiğinde ne tepki verecekti kabul edecekmiydi
like
bc
ANNELİK SERÜVENİ
Güncellenme zamanı Feb 5, 2026, 14:01
Annelik çok kutsal bir meslek değil mi? Herkes anneliğin ne kadar önemli olduğunu söyler ama önemli olan anne olmak ya da anne gibi anne olmaktı.. Bakalım bu hikayede anneliği nasıl işleyeceğiz , annelik deneme yanılsama yöntemiyle hareket edilecek bir yaşam biçimidir aslında .Çünkü annelik öğrenilmez yaşanarak anlaşılır .Bir bebeği kucağına aldığında sana cesaret verir, iliklerine kadar titrersin.O zaman çok güçlü hissedersin.Annelik bambaşkadır, o rahmine düştüğü anda sen onun varlığını duymaya kalkarsın hareket ettikçe varlığını hissettikçe yürürken bile dikkat edersin halbuki o zaten korunaklıdır ama sen ona bir şey olacak diye korkarsın ..doğumda sesini duyduğunda bütün seslerden daha güzel gelir hatta gürültünün içinde bile onun sesini duyup varlığını hissedersin annelik işte böyle kutsal bir meslektir meslektir çünkü saati yoktur 7:24 sen ona annelik yaparsın asla ve asla dinlenmezsin anneliğin asla tatili yoktur asla izni yoktur asla hastalığı yoktur asla çalışsan bile eve gelince dinlen dinlenemezsin uyuku deliksiz uykuyu unut bir kere ama asla şikayet etmez çünkü annelik o kadar güzel o kadar tatlı bir histir onun sana bir gülümsemesi dünyalara bedeldir bu yüzden cennet annelerin ayakları altındadır bu yüzden anne öf bile denmez ama bir de anneliği hak etmeyenler vardır İlla doğurarak mı anne olunur durmadan anne olunmaz mı bu annelik bir vicdan meselesi değil midir
like
bc
TANIMADAN SEVMEK
Güncellenme zamanı Feb 3, 2026, 00:56
BU HİKAYE BAMBAŞKA BİR HİKAYE. ÇÜNKÜ BU ONLARIN HİKAYESİYDİ. İKİ KÖKLÜ AİLE BİRBİRİNE SÖZ VERİRLER.EĞER BİRİNİN KIZI BİRİNİN OĞLU OLURSA,BÜYÜDÜKLERİNDE EVLENDİRMEYE AND İÇERLER.ÇÜNKÜ ONLAR KOLAY KOLAY DIŞARDAN KIZ ALIP VERMEZLERDİ. BU İKİ AİLE NESİLDEN NESİLE YA İŞ KURMA İLE YADA KIZ ALIP VERMEYLE İLİŞKİLERİNİ DEVAM ETTİRMİŞTİ.İŞ KURACAK BİR SEBEP OLMADIĞINDAN UZUN ZAMANDIRDA EVLENDİRECEK KIZ YADA ERKEK YAŞIT OLAMAYINCA BEKLEDİLER , TAKİ ONLAR 2 SENE ARAYLA DÜNYAYA GELENE KADAR,,,,, ŞİMDİ SIRA GÜLSÜM VE MAHİR İDİ.BU İKİ GENÇ BİRBİRİNİ TANIMIYORDU.AKSİ GİBİ EVLENMEKTE İSTEMİYORDU.BAKALIM BU DÖNGÜYÜ KIRABİLİCEKLERMİYDİ.YOKSA ONLARDA KADERLERİNE RAZI GELİP, AŞKA İZİN Mİ VERECEKLERDİ. BİRBİRLERİNİ İLK GÖRÜŞTE DAHA TANIMADAN SEVECEKLERDİ.AMA TANIDIKLARINDA VAZ MI GEÇECEKLERDİ???YOKSA BİRBİRLERİNE ZIT TARAFLARINDAN MI ÇEKİLECEKLERDİ.
like
bc
GÖNÜLDEKİ SESSİZ YARA
Güncellenme zamanı Jan 29, 2026, 04:44
Gönül, hayata çok erken başlamak zorunda kalan bir genç kızdı.Bilseydi gönül yarası daha ağır olduğunu, sever miydi? ............ Yakup sevdiğine canını bile verebilicekken aldatıldığını bilse, Onu bu kadar esirger miydi? ..... İki yaralı insan, birbirinin gönüllerindeki, sessiz yaraları iyilestirebilicek miydi?
like
bc
SEVDA VE MAFYA
Güncellenme zamanı Jan 29, 2026, 04:41
Sevda kelimesiyle mafya kelimesinin aynı cümle içinde bulunması ne kadar doğru olurdu.Hele de biri ajan biri mafya iken Sevda görevine sadık ve bir o kadar da Çetin ceviz iken, hiç ummadığı bir göreve verilir.Ya bu görevi yerine getirecek, yada çaylak olmaya devam edecekti..
like
bc
AŞK VE NEFRET
Güncellenme zamanı Jan 29, 2026, 00:40
Aşk nefreti yenebilir mi? Aşktan nefret, Nefretten aşk doğar mı? Onlar birbirinden nefret ederken , kaderlerinin birleşmesi hesapta yoktu. Peki aşk mı galip gelecekti, yoksa nefret devam mı edicekti?
like
bc
Hayaller Hayatlar
Güncellenme zamanı Jan 27, 2026, 11:55
Hayal kurmayi cok seviyordum ama hayatin gercekleri her zaman kendini hatirlatmayi seçiyordu ama ben bu sefer hayallere tutunmayi seçtim ama bakalim bu çıkacağım hayal dunyasinda karşıma neler çıkıcak hayatın acı gerçeklerimi yoksa hayallerin mutlu anlarimi
like
bc
Tatlı Aşk
Güncellenme zamanı Jan 27, 2026, 03:36
Aşkında bir tadı vardı dimi.Ama bu aşk çok tatlıydı. Öyle ki tadından yenmiyordu.Bu tatlı çiftimiz Bu kadar tatlılığa rağmen neden engeller vardı.Tatlı aşklarına, acı olmayı isteyenlere, nasıl engel olacaklardı?
like