1.Bölüm
Rojin
Bugün erkek arkadaşım Aziz’e sürpriz yapacağım; bugün bizim birinci yıl dönümümüz. Sadece yengem Gül’e söyledim. Ablam sabah erkenden "işim var" diye çıktı, ben de ağabeyime öğlen çarşıya çıkacağımı söyledim.
Saat bire doğru yengeme haber verdim ve evden çıktım. Aziz’le mesajlaştık ve işte olduğunu söyledi. Ben de taksiye binip onun ofisine doğru yola çıktım. O kadar yoğun çalışıyor ki bu aralar bir türlü buluşamıyoruz.
İş yerine yaklaşınca taksiden indim ve kalan yolu yürüdüm; o kadar heyecanlıyım ki onu çok özledim. Tam ofisin önüne gelince birden onu gördüm ama başka birinin elini tutuyor ve ona sarılıyor. Başımdan aşağı kaynar sular döküldü, inanamadım. Tam arabaya bineceklerken kızın ablam olduğunu görünce inanamadım; o an sadece durdum ve bir şey yapamadım.
Arabaya binip uzaklaştılar, beni görmediler. Ablam; benim annem ve babamdan sonra tek sığınağım olan ablam, ona kendimden çok güvenirdim.
Neden bunu bana yaptılar, neden? Olduğum yere çöktüm ve ağlamaya başladım. Ne kadar süre ağladım bilmiyorum ama biri "Hanımefendi, iyi misiniz?" diye sordu. Başımı kaldırıp baktım.
Bana mendil uzattı. "İyiyim, teşekkürler," dedim ve mendili alıp ayağa kalktım ve yürüdüm. "Sizi istediğiniz yere bırakayım isterseniz?" dedi. Ben de "Gerek yok, kendim giderim; bu saatten sonra kimseye güvenim kalmadı," dedim ve yürüdüm.
Ne kadar yol yürüdüm hatırlamıyorum ama yengem "Acil artık eve gelmen gerek, ağabeyin neredeyse gelir," deyince hemen bir taksi çevirip eve gittim.
Ağabeyim gelmeden eve gelmiştim.
Kimseye görünmeden odama çıktım ve kendimi banyoya atıp suyu açtım. Su başımdan aktıkça sadece ağladım. Ne kadar kaldım bilmiyorum, birden kapı çaldı.
"Rojin iyi misin, yemek hazır?" dedi; bu yengemdi. Suyu kapattım ve bornozumu giyip çıktım. "Yenge, ben yemeğe inmeyeceğim. Uyuduğumu söylesen olur mu?" dedim. Ağlamaktan sesim zor çıktı.
"Ne oldu sana Rojin, anlat bana?" dedi telaşlı sesiyle. "Yenge, ağabeyim anlamasın; sonra konuşalım. Kimseye bir şey deme, aramızda kalsın," dedim.
O da "Tamam kuzum, ben uyuduğunu söylerim. Bir ara gelirim konuşuruz," dedi. O odadan çıkarken ben de yatağa uzandım. Allah’ım ne olur kâbus olsun…