Defne Oğlum… Göz bebeğim, her şeyim. Benden gizli işler çevirdiğini, omuzlarındaki yükü saklaya bildiğini sanıyordu ama fena halde yanılıyordu. Karan da tıpkı babası gibiydi; içindeki fırtınayı yüzündeki en ufak bir seyirmeden, bakışındaki o sönük ışıktan okuyabiliyordum. Ya onlar fazlasıyla şeffaftı ya da ben yılların yorgunluğuyla fazlasıyla dikkatli bir kadına dönüşmüştüm. İkisinin de ruh halini bir kitap gibi okumak benim uzmanlık alanımdı. Şu anda Karan yıkılmıştı. Hem de öyle bir yıkılış ki, enkazının altında Elif ile birlikte kalmıştı. Ve onu o enkazdan çekip çıkarmak, bir anne olarak benim asli görevim. Kantinin o çiğ ışıkları altında, zorla da olsa birkaç lokma yedirdim ona. Boğazından geçen her lokma sanki birer cam kırığıydı, biliyordum ama ayakta durması lazım. Sonra S

