İlk Konuşma

1205 Kelimeler
Bugün ders yine 11’deydi. Kapıdan çıkınca kızlarla karşılaştık. Gamze hemen bir şeyim olduğunu anlamıştı. “Senin neyin var? İyi misin?” “İyiyim ya dün gece pek uyuyamadım sıcaktan” Rüyadan bahsetmeye niyetim yoktu. Okula gittik. Ders başlamak üzereydi direkt sınıfa geçtik. Ben yine yerime oturdum ve dersi dinlemeye başladım. Bittiğinde kızlar kapıda beni bekliyordu. En arkada oturduğum için onlardan geç çıkıyordum. Telefona bakarak yürümeye devam ettim. Kokusu ondan önce geldi. Bakmadan onun geldiğini anladım. Kafamı kaldırmadan devam ettim. Binadan çıktığımızda Gamze hala arkasına bakıyordu. “Oha hiç gözünü ayırmadan sana bakıyo Jane” “Kim” “Prens” Yürümeye devam ettim. Kızlar hemen eve gitmeyelim biraz oturalım kafede dediler. Ben de zaten çok açtım hemen kabul ettim. Bi şeyler yedikten sonra herkes telefona gömülmüştü. Birden Gamze: “Ohaaaa” dedi ve telefonu bana çevirdi. Dün Okan’la çarpıştığımız andan bi fotoğraf altında da “Siz de benim kadar yakıştırdınız bu çifti değil mi? Eğer olursa yılın çifti olur” yazıyordu. “Saçma” dedim. Selin: “Haklı bu arada. Gerçekten çok yakışıyosunuz.” “Saçmalama. Onun pis hastalıklı listesine girmeye niyetim yok.” “Ne listesi?” “Haberiniz yok mu? Barış söyledi bana da. Evinde yattığı kızların isimlerinin yazdığı bir listesi varmış.” “Barış söylediyse iki kere düşünürüm. O acayip kıskanıyo Okan’ı. Hatta onun gibi olmaya çalışıyo ama bütçesi yetmiyo” dedi Selin. “Bilmiyorum. Yine de onun altına yatmaya niyetim yok. Dünyada tek erkek o da olsa vermem.” Büyük konuşmuştum. “Valla tek erkek oysa ben bi düşünürüm” dedi Gamze. Hepimiz kahkahayı bastık. Gamze hala fotoğrafa bakıyodu. “Sahi siz burda ne konuşuyodunuz? Ne zaman oldu bu? Biz nerdeydik?” “Dün dersten sonra işte. Siz önden gitmiştiniz. Kapıdan çıkarken çarpıştık. Bi pardon bile demedi ayı. Onun yerine sırıtarak bin ikin dedi pişmiş kelle.” “Sen ne dedin?” “Hiçbir şey tabi ki. Yürümeye devam ettim. Sonra da sizin yanınıza geldim işte.” “Hiç anlatmadın.” “Anlatıcak kadar önemli bulmadım.” İkna olmamıştı ama telefon bakmaya devam etti. “Haftasonu ‘Okula Hoşgeldiniz’ partisi varmış. Gidiyoruz değil mi?” “Tabi ki gidiyoruz” dedi Selin, “Değil mi Jane?” “Gideriz tabi. Bakalım sizin partileriniz nasılmış?” dedim. Uzaktan onun geldiğini gördüm. Bana hamle yapar korkusuyla apar topar kızları kaldırdım ve eve geçtik. Haftasonuna kadar sadece okula gidip geldik. Okan’la çok fazla karşılaşmadık. Karşılaştığımızda da uzaktan bakmakla yetindi. -Parti Günü- Sabahın köründe kapım alacaklı gibi çalınıyodu. Açtım tabi ki Gamze’ydi. “Akşama parti var. Sen hala yatıyomusun?” “Evet. Başka ne yapıcam?” “Hazırlanıcaz. Hadi gel bana ne giyeceğini göster.” dedi ve odama doğru gitmeye başladı. Giderken bi anda durdu döndü ve “Barış burda değil di mi?” “Hayır hayır değil. O günden beri görüşmedik hiç.” Cevap vermeden devam etti. Dolabımın önünde durdu. “Ne kadar çok elbisen var” “Evet. Ben sadece elbise giyerim. Seviyorum.” “Bu akşam hangisini giyeceksin?” “Bilmem birini giyerim işte. Bu akşamın ne özelliği var ki” “E partiiii.” dedi ve kırmızı, sırt dekolteli mini bir elbiseyi eline aldı. “Bence bunu giymelisin” “Olabilir. Farketmez. Hepsi benim bebeklerim” diyip güldüm. “Hadi bunu aldım. Bize geçiyoruz. Türkçe pop eşliğinde bizde hazırlanacağız. Makyaj malzemelerini de al. Sonrasında da önparti yapacağız.” “Önparti mi? O da ne?” “Mekanda içkiler normalden pahalı olduğu için evde içip gidiyoruz. Orda da bir ya da iki kadeh yetiyo eğlenmemize” “Aa anladım. Biz de hep öyle yapardık” dedim ve kızlara geçtik. Hazırlanıp içmeye başladık. “Ayy bu partide acaba ne olacak?” dedi Gamze. “O ne demek?” dedim. Selin: “Böyle partilerde hep olay olur. Ve hepte Maga’ya düşer. Biz şahit olmasak bile ertesi günü ondan öğreniriz.” “Umarım yine beni paylaşmaz. Beni çok sevdi galiba” dedim kıkırdayarak. Onlar da bana hak verdi. Çünkü son iki paylaşımı benim. Başka olaylar olsun da ben unutulayım istiyorum. “Barış mesaj attı. Bizi almaya geliyolarmış.” dedi Gamze. “Hadi içkileri fondipleyin aşağıda bekleyelim” dedi Selin. Öyle de yaptık. Arabaya bindiğimizde Barış ıslık öttürdü. “Kızlar harika görünüyosunuz.” “Teşekkür ederiz.” 3 kız arka koltuğa sıkıştık. Çünkü önde Can ve Barış vardı. Mekana girerken Gamze’nin koluna girdim. Barışta arkamızdan geliyordu. Selin’le Can önden girmişlerdi bile. Onların yanına geçtik. Kafamı kaldırdığımda Okan’la göz göze geldik. Siktirr!! Beyaz keten gömleğiyle çok seksiydi yine. Barış farketmiş olacak ki kulağıma eğilip “Numaranı vermedin hala?” dedi. “İhtiyacım olsaydı senin mesaj atmanı beklemeden ben atardım. Haftaiçleri kimseyle takılmıyorum. Durdurak bilmediğim için uykusuz kalabilirim.” Sırıttı. “Bu gece o zaman?” “Gidişata göre bakarız” O sırada Gamze aramıza girip “Hadii dans edelim” dedi. Ve piste çıktık. İki saat falan dans ettik sanırım. Masaya dönünce çok susadığımı farkettim. İrem ve Barış hala sarmaş dolaş dans ediyolardı. Bu gece bana değil de İrem’e gidecek gibi görünüyo. “Ben içecek bi şeyler alacağım. İsteyen var mı?” diye sordum. Herkes hayır anlamında başını salladı. Bara gittim. “Bir cin tonik lütfen” “Aynısından ben de alayım.” Sesin geldiği yöne doğru döndüm. Okan. Tam dibimde. Bana bakıyor. Kulağıma eğilip İngilizce olarak “Merhaba. Ben Okan. Türkçe bilmiyosun sanırım. Geçen sefer ondan bana cevap vermediğini düşünüyorum” dedi en akıcı konuşmasıyla. Türkçe olarak “Hayır biliyorum. Cevap vermemeyi tercih ettiğim aklının ucuna gelmedi mi acaba? Herkes sana cevap vermek ya da seninle konuşmak zorunda mı?” “Değil tabi ki. Ama genelde verirler. Cevap.” dedi pis pis sırıtarak. İnceyi anlamıştım. Gülünce ne kadar da yakışıklı oluyo. Bu heykele gıcık olmak çok zor olacak. Çünkü içten içe eriyorum. İstiyorum onu. Konuşurken dudaklarıma bakıyo ve bu beni daha da azdırıyo. Barmenin masaya bardakları koymasıyla düşüncelerimden sıyrıldım. “Her şeyin bir ilki vardır. Bakarsın ilk vermeyen ben olurum. Cevap.” dedim ve masaya döndüm. Okan’la konuşmak iyi gelmemişti. İçimdeki alev tavan yapmıştı. Bardağı kafama diktim yarısından fazlasını tek seferde içtim. Ama içim soğumamıştı. Sonra piste Barış’la İrem’in yanına gittim. Bi ara İrem’in arkası dönükken Barış’a eğilip “Bu gece bendeyiz.” dedim. Barış’ın gözleri disko topu gibi parladı. Dans ederken ara ara göz ucuyla Okan’a bakıyordum. Gözünü ayırmadan sadece bana bakıyordu. Bakmakla kalmayıp gözleriyle soyuyodu beni. Daha fazla dayanamadım ve Barış’a kaş göz yapıp sanki başım dönüyomuş gibi yaptım. Hemen beni tuttu masaya götürdü. “Ben Jane’i bırakıp geliyorum. Biraz kötü oldu.” “İyi misin? Bizde gelelim mi?” “Yok yok iyiyim. Sadece yoruldum ve sıcak çarptı sanırım. Sıcağa alışkın değilim ondandır” dedim ve çıktık. Eve girer girmez hemen Barış’ın üstüne atladım. Bu sefer salona geçtik. Koltuğa itip kucağına oturdum. Bi yandan öpüşüp bi yandan pantolonunu açıyodum. “Siktir. Kondom oda da kaldı.” dememle Barış cebinden kondom çıkardı. Hemen alıp aletine taktım. Üzerinde oturup kalkmaya başladım. Kafamı geriye atıp gözlerimi kapattım. Sadece Okan’ı düşünüyodum. Şu an altımdakinin o olduğunu hayal ediyodum. Düşündükçe azdım ve hızlandım. Bu sefer ben daha çabuk gelmiştim. Barış için biraz daha devam ettim. O da geldiğinde kucağından kalktım. “Yine çok iyiydin.” diyip kalktı. Beni bırakma bahanesiyle geldiği için hemen geri dönmek zorundaydı. Parti bittikten sonra gelirim dedi ama ben yorgunum uyuyacağım gelmene gerek yok dedim. Gerçekten de yorgundum hemen uyumuşum. Yine rüyamda Okan’ı görerek.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE