Sabah çok yorgun olarak uyandım. Bütün gece rüyamda Okan’la uğraştım normaldir diye düşündüm.
İlk iş olarak kahve yaptım. Ayılıp kendime gelmem gerekiyordu. O sırada telefonuma baktım. 23 cevapsız çağrı ve 1 mesaj. Gamze’den
-Uyanınca hemen bize gel. Acil.
Bardağa kahve doldurup soluğu karşı dairede aldım. Gamze sanki kapıda beni bekliyomuş gibi hemen kapıyı açtı içeri geçtik.
“Bu kadar acil olan ne?”
“Dün sen gittikten sonra olaylar oldu. İrem kriz geçirdi. Barış neden seni bırakmaya gitmişmiş. Anlattık o getirdi arkadaşımız sonuçta tabi ki bırakıcak diye ama anlamadı. Sonra Barış geldiğinde ona da aynı şekilde çemkirdi. Kavga ederlerken Barış’a olan aşkını itiraf etti. Barış’ta siktiri çekti. Tam çıkarken Okan’la çarpıştılar. Zaten sinirli olan Barış Okan’a yumruk attı. Kavga etmeye başladılar. Hepimiz mekandan atıldık. Okan en son giderken bunun hesabını vereceksin diyordu Barış’a.”
Bütün anlatılanları ağzım açık dinledim.
“Bütün bunlar benden sonramı oldu gerçekten?”
“Evet hemde 10 dakika içinde nerdeyse. Gelince sana gelicektim ama Barış uyumuştur çoktan dedi. Rahatsız etmek istemedim o yüzden.”
“Evet hemen uyudum.” dedim sadece.
O sırada Selin telefondan bir video gösterdi. Maga kavga anlarının videosunun paylaşmış. Altına da “Bence bu kavganın sebebi basit bir omuz atma olayı değil. Kız meselesi gibi geldi bana. Yaşayıp göreceğiz.” yazmış.
“Bu en saçmaladığı gönderi olabilir. Ne alaka niye İrem yüzünden kavga etsinler ki?” dedim.
Gamze şaşkın şaşkın yüzüme bakıp
“Ne İrem’i be. Seni kastediyo. Siz Barış’la çıkınca Okan’da peşinizden çıktı. Artık ne gördüyse bi hışımla geri geldi ve barda oturup art arda içmeye başladı. Barış’ta geçerken bilerek çarptı ona. Sonra da sanki o çarpmış gibi yumruk attı bir de. Okan hemen boğazına yapıştı. Zor ayırdılar.”
“İnanamıyorum. Gerçekten de beklediğiniz olay oldu.”
“Bu beklediğimizden de büyük bir olay ama. Okul dışında olduğu için sıkıntı yok. Ama okul içinde de olmayacağının garantisi yok. Sen bence Barış’la konuşup biraz frenle.”
“İyi de ben ne yapabilirim ki? Beni dinlemez.”
“Sen konuş yine de belki dinler. Dinlemezse de ben elimden geleni yaptım dersin okuldan atılınca.”
“Olayların bu kadar olduğuna eminsiniz di mi? Başka bir şey olmadı? Çünkü durup dururken Barış’ın saldırması bana mantıklı gelmedi.”
“Hayır olmadı gibi. Karanlıktı tam da göremedim.”
“Ben bi Barış’ı arayayım” diyip kalktım.
İkisi birden burda ara diye ısrar ettiler. Sesini de hoparlöre vermemi söylediler.
Peki deyip aradım. İkinci çalışta açtı.
“Alo Barış. Jane ben. Uyandırmadım değil mi?”
“Uyandırdın hem de ikimizi birden” dedi. Görmüyodum ama piç piç sırıttığını tahmin edebiliyordum.
“Iıı Can’da mı yanındaydı. Benim de kızlar yanımda. Sesin hoparlörde haberin olsun.”
Yerinde doğrulup boğazını temizledi.
“Selam kızlar. Günaydın. Hayırdır? Kendimi sorguda gibi hissettim şu an.”
“Dün gece beni bıraktıktan sonra neler olduğunu bi de senden dinlemek istedik.”
“Yaa gene mi aynı konu. Boşverin yaşandı bitti işte. Herkes alkollüydü bundan dolayı gerginlik oldu.”
“Durup dururken mi kavga ettiniz yani?”
“Onun gibi bir şey”
“Yaa Barış doğru düzgün anlatsana şunu” dedi Gamze.
“Ya Gamze burdan sana ekmek çıkmaz hadi başka kapıya” dedi ve kapattı.
Hepimizin hayal kırıklığından omuzları düştü. Hemen bi mesaj geldi.
-Jane bu senin numaran mı? Kaydediyorum.
+Evet. Kaydedebilirsin.
-Tamam. Bir saat sonra uygunmusun? Sana gelsem? Dün geceden bir şey anlamadım da ;)
+Üzgünüm hala yorgunum. Başka zaman gelsen?
-Peki.
Gerçekten hiç havamda değildim şu an. Kafam bu konuya takılmıştı. Asıl sebebini merak ediyordum. Bir mesaj daha geldi. Üff neden bu kadar ısrarcısın diye düşünürken mesajın kayıtlı olmayan bi numaradan geldiğini gördüm.
-Merhaba Jane. Nasılsın?
Bu kimdi şimdi? Profil fotoğrafına baktım. Okan’dı. İyi ama numaramı nerden buldu? Mesajı da açmış bulundum.
+Ne istiyorsun?
-Nasıl olduğunu sordum sadece. Sakin.
+Sanane.
-Dün erkek arkadaşını tartakladığım için kızgınsın sanırım.
+Neyden bahsediyosun anlamadım. Ne erkek arkadaşı?
-O sap işte. Dün beraber çıktığınız.
+Birincisi o benim erkek arkadaşım değil. İkincisi sana herhangi bi duygu beslemiyorum.
-Demek erkek arkadaşın değil. Sevindim.
+Neden sevindin? Onunla sevgili değilim diye bir şansın olduğunumu düşündün? Yazık sana. Acıyorum.
-Bikaç gün sonra da ben sana acıyacağım ;)
+Ne demek bu sen beni tehdit mi ediyosun?
-Ne istersen onu anla. Sadece şunu söyleyebilirim, oturup kalkarken beni anıcaksın :)
+Sen kendini ne sanıyosun ya? Kimsin sen? Egoist mal. Bi daha sakın bana mesaj atma. Sakın. Benimle hiçbir şekilde bi şansın yok. Bunu o kalın kafana sok anladın mı? Senle ben dünya yansa bir araya gelemeyiz.
Çok sinirlenmiştim. Ne bu özgüven ya. Bi de kendine bikaç gün vermiş sadece. Bikaç gün. Aptal. Bu mesajımdan sonra daha mesaj atmaz. O kadar da yüzsüz değildir. Cevap bile vermedi zaten. Gerizekalı.
Öfken bir türlü geçmek bilmiyordu. Barış’a mesaj atmaya karar verdim. Sinirimi ancak ondan çıkarabilirdim.
Kızlara bi bahane uydurup eve geçtim. Tahmin ettiğim gibi Barış hemen geldi. Kapıyı açıp direkt odaya geçtim. Eğitimli köpek gibi peşimden geldi. Bi yandan da soyunduğunu duyabiliyordum. Odaya girdiğimde bana yetişti, kendine çevirip öpmeye başladı. Öpüşüne şiddetli bi şekilde karşılık verdim. Yatağa ittim ve üstüne çıktım. Yine Okan’ı hayal ederek üstünde zıplamaya başladım. Kaç saat, kaç kere seviştik sayamadım. Hava kararmaya başladığında gitti. O da çok yorulmuştu. Bi süre beni aramaz heralde diye düşündüm. Biraz rahatlamıştım. Duşa girip daha da rahatlamaya çalıştım. Mesajlar aklıma geldikçe yine sinirleniyordum. Ona haddini bildirmedikçe rahat edemicektim. Bi plan yapmam lazımdı. Bu özgüvenini yerle bir edecek bir şey bulmam lazımdı. Ama ne?
Düşünmekten kafam patlayacaktı artık. Yok böyle olmayacaktı. Gidişata göre bakarım deyip kızlara geçtim.
Kızlarda biraz olsun kafam dağılmıştı.
“İrem’den ses var mı hiç?” diye sordum.
Geçen gün benden özür dilediğini anlattım. Sonrasında bunu yaşamamızın saçma olduğunu söyledim. Kızlar da bana hak verdi.
“Ama o zaten hep dengesiz biriydi. Kim bilir ne düşünüp geldi sana öyle dedi” dedi Gamze.
“Bilmiyorum ki sizin arkadaşınız. Ben daha yeni tanıdım.”
“Beden dili okuyan sensin. Sen söyle” dedi Selin.
Biraz düşündüm. Evime girdiğinde ki hareketlerini vs. O an anladım.
“Benim evimde Barış’tan bi iz arıyordu. Sürekli etrafa bakındı. Bana geldi mi onu çözmeye çalışıyordu.” dedim.
Sadece “Yapar” dediler.
İnanamıyorum bunu şimdi anladığıma.
Sana da sıra gelecek İrem merak etme. Sana da sıra gelecek. Ben senin gibilerini çok gördüm.