Kalabalığın içinden çekçek valizini sürükleyerek ilerleyen uzun boylu, sarı saçlı zarif bir kadın dikkat çekiyordu. Üzerinde açık tonlarda bir trençkot vardı. Gözleri aralıksız birini arıyordu. Tam karşıdan, siyah gömleği ve koyu renk pantolonuyla bir adam ona doğru yürümeye başladı. Göz göze geldiklerinde, Elena’nın yüzünde kocaman bir gülümseme belirdi. Valizini olduğu yere bıraktı, kollarını açtı ve adımlarını hızlandırdı. “Asla geç kalmayacağını biliyordum sevgilim,” dedi Aslan’a sarılarak. Aslan, onun beline ellerini dolarken karşılık verdi. “Özledim seni.” Elena kollarını onun boynuna doladı. “Ben de seni…” Aslan, valizi alıp Elena’nın yanına yürüdü. Kol kola ilerlediler. “Ailene ne zaman tanıştıracaksın beni?” diye sordu Elena. Aslan, kısa bir duraksamayla cevap verdi. “Zaman

