Zihnimin içerisinde durmadan dönüp duran tüm saklanmış şeyler tekrar gün yüzüne çıkmıştı bu soruyla. Hazırlıksız yakalandığı için bir an afallayıp bön bön yüzüne baktım. Serkan göz ucuyla bize bakıp telefonuna döndü ve oradan bir şeylerle uğraşmaya başladı. Kulaklığını da kulağına takmıştı, özele saygısı vardı demek ki. “Burada mı konuşalım?” Dedim tereddütlü bir ifadeyle. O ise ifadesini ve ciddiyetini hiç bozmadı, sırtını iyice sandalyeye yasladı. “Evet.” Dedi. Sanki ilk tanıştığım Yaman karşımda bana yabancı gözlerle bakıyordu. Bu biraz gerilmeme neden olsa da omuzlarını dikleştirip ellerimi masanın üzerinde birleştirdim. “Cenk, eski sevgilim. Sana bahsetmiştim.” Dediğimde nefesini tuttuğunu ve ellerini yumruk yaptığını gördüm. Kıskanıyor muydu? Güzel. Bu hoşuma gitmedi desem yalan ol

