Camın kenarında kalorifer peteklerine dayanarak ısınıyordum. Gece üzerimize bir örtü gibi serilmişti. Odamın ışığı kapalı, gözlerim kara bulutların arkasında kalan Ay ışığını izliyordu. Çığlık sesleri geliyordu. Gece, gündüz bağıranlar ve kendi kendine konuşanların arasında çıldırmak üzereydim. Duyduğum kilit sesiyle arkama dönüp bakma gereği duymadım. "Bayan Nora ilaç saati." Sürekli olarak dört kelime. Bayan Nora ilaç saati. Nora beynindekileri öldürme saati. Arkamı dönüp, gelen kişinin yüzüne bakmadan elinde duran ilacı aldım. Dudaklarım arasına yuvarlarken, yutmadan dilimin altında bıraktım. Elindeki suyu almadan arkamı dönüp, Ay'ı izlemeye devam ederken, uzaklaşan adım sesleri kulaklarıma doluyordu. Bugün sabahtan beri hapı susuz içiyor olmamdan dolayı olsa gerek ısrar etmemişti.

