Tekrar gözlerimi açtığımda Doktor omzumdaki yanıkla uğraşıyordu. Ne kadar süre baygın kalmıştım bilmiyordum ama acı azalmıştı. ‘’Ayıldı mı?’’ sorusuna yanımdaki cevap verdi. ‘’Evet!’’ ‘’İyi. Saat doldu. Hazırlayın kızı.’’ Adamlardan biri gelip kolumu tutup çekti ve yerde sabit tutmaya devam etti. Ne yapacaklardı bilmiyordum ki karşı koymayı da bırakmıştım. Ne çırpınacak gücüm kalmıştı ne de çığlık atacak. Bir diğeri elindekiyle yanıma diz çöktü. Elindeki kasapların kullandığı satıra benziyordu. ‘’Bu iş fazla uzadı.’’ diyen Abdullah tekrar Derin’i görüntülü aradı. ‘’Üç saattir buradayım Derin ve öncesini de sayarsak beş saattir o teslimatı bekliyorum. Daha fazla zaman yok. Beklemekten sıkıldım. Karını isteyip duruyordun. Sana parça parça göndereceğim.’’ Adamın elindeki satır bileğime

