Başımı göğsünden kaldırdığım da gözlerimiz birbirini buldu sadece, ela gözlerinden bir kaç damla gözyaşının aktığını fark ettim usulca yanaklarına. Dikkatle yüzünü inceledim ela gözleri bu yabancı adam şu an çocukluk aşkımın nişanlandığı gün yanımda olan tek kişiydi, tuhafıma gitti Refhan Araslan kimdi? Benim hayatımda ki yeri neredeydi? Benim hayatımda yeri bile yoktu isminin kalbimde bir anlamı bile olmayan adamın, göğsünde ağlıyordum kollarında huzur buluyordum. Tüm herşey şu an çok tuhaftı özellikle gözlerimin içine bakarak söylediği söz, herşeyi daha da uçuruma sürükledi bir kaç saniye içinde sadece. Gözlerine bir kaç saniye bakabildim sadece gözlerimi ve bedenimi ondan hızla çektiğim de, birbirimize kilitlendik yine nefes seslerimiz birbirine karışıyorken onun sesi kalbimi acıttı.
"Hicran?"
Zümrüt yeşili gözleri yanımda ki adamda durduğun da soğuktan nefeslerimizin buğusu süzüldü gökyüzüne. Gözleri benim gözlerim de durduğun da yutkundum ona çok sinirliydim şu an varlığını bile istemedim yanımda, kalbimin katilinin bir de gözlerimin içine bakmasına izin mi verecektim. Bakışlarımı ela gözlerine çevirdiğim de bakışlarım saniye de onu buldu gözlerime sadece bakıyordu bir şeyler anlatmak ister gibi, bakıyordu sadece ela gözlerine doğru adım attığım da yanında durdum parmaklarına parmaklarım karıştığın da tüm vücudum titriyordu sanki. Zümrüt yeşili gözleri sadece, ellerimizi takip ettiğin de parmağında ki yüzüğü izliyordum.
Çok yakında devamı geliyor.