bc

MAFYANIN ESİRİ +18

book_age18+
4.2K
TAKİP ET
33.9K
OKU
dark
one-night stand
HE
pregnant
mafia
sweet
bxg
kicking
city
musclebear
like
intro-logo
Tanıtım Yazısı

Ünlü bir mağazanın sahibi olan Lidya iş için düzenlenen baloya gider. Fakat bu baloda işler istediği gibi gitmez. Kendini yabancı bir adamın yatağında bulur.

Karanlık yeraltı mafyası olan Akın Karaarslanoğlu acımasızlığıyla bilinir. O gece Akın da balodadır ve aylardır hayalini kurduğu planı uygulamak için harekete geçecektir fakat asıl en büyük planın içine kendisi düşer.

Akın ve Lidya bu plan sonucunda o gecenin meyvesi ile birbirlerine bağlanır

chap-preview
Ücretsiz ön okuma
Talihsiz plan ve karşılaşma
Lidya, baş döndürücü güzelliğiyle, lüks bir otelin en prestijli balo salonunda parıldıyordu. Zümrüt yeşili uzun saten elbisesi, ve aynı renkteki başörtüsüyle tamamlanmıştı. Her adımında etrafına zarafet saçıyordu. Bu balo onun için iş dünyasında yeni kapılar açmak adına önemliydi. Moda sektöründeki başarısıyla adından sıkça söz ettiriyor, herkesin dikkatini üzerine topluyordu. Lidya köşedeki boş masaya ilerledi etrafı incelemek ve biraz gözlem yapmak istiyordu. O sırada Lidya'nın arkadaşı Hazal, kızın yanına zarif bir gülümsemeyle yaklaştı. Dışarıdan dostane bir tavır sergilese de içinde Lidya’ya duyduğu kıskançlık ateş gibiydi. Hazal, Lidya’nın gölgesinde yaşamaktan usanmıştı. Onun başarısını, güzelliğini ve herkesin ona duyduğu hayranlığı kıskanıyordu. Hazal, elinde iki kristal kadeh ile geri döndü ve birini Lidya'ya uzattı. “Bunu kesinlikle denemelisin merak etme alkol yok!” dedi neşeli bir ses tonuyla. Lidya, arkadaşına güvenerek kadehi aldı ve ilk önce kokladı alkol kokusu yoktu ve bir yudum aldı. İlk yudumu aldığında, içeceğin hafif acımsı bir tadı vardı ama umursamadı. Dakikalar geçtikçe, Lidya’nın başı dönmeye başladı. Gözleri bulanıklaşıyor, kalabalığın içindeki yüzler giderek birbirine karışıyordu. Çevresindeki sesler yankılanıyor, ayaklarının altındaki zemin kayıyordu. Lidya, kendini kontrol etmeye çalışsa da bu mümkün değildi. Hazal, onu kolundan tutup otelin koridorlarına doğru yönlendirdi. “Biraz dinlenmelisin, tatlım. Hadi, seni bir odaya götüreyim,” dedi sahte bir endişeyle. ~ Bu sırada, Akın Karaarslanoğlu balo salonunun bir köşesinde soğukkanlı bir şekilde etrafı izliyordu. Etrafında insanlar dans ederken ve kahkahalar yükselirken, o her şeyi bir satranç tahtasına bakar gibi izliyordu. Her hamlesi hesaplıydı; her ayrıntıyı planlamıştı. Onun için bu balo, sıradan bir etkinlik değil, intikamının zirvesi olacaktı. Akın balonun yapılacağını öğrendiği andan itibaren planını devreye sokmuştu. Abisini öldürüp onu bir hiç gibi ormanın derinliklerine bırakan adamı, artık ortadan kaldırma zamanı gelmişti Akın, bu baloya eğlenmek için gelmemişti. Baloyu düzenleyen kişi Timur du yani abisinin katili. Bu gece Timur'u bulup onu köşeye sıkıştırmayı planlıyordu. Ancak Timur'un tehlikeli bir oyuncu olduğunu biliyor ve acele etmiyordu. Akın, derin düşünceler içindeyken garson bir içki tepsisiyle ona yaklaştı. Akın, teklif edilen içkiyi alıp tek bir yudumda içti. Abisini öldüren o adamı yakalayı parça pinçik etmek istiyordu ama bir türlü başaramıyordu. İçindeki hırs ve nefretle içkiyi fazlasıyla tüketti ne olursa olsun o adam bu gece ölmeliydi. Birkaç dakika sonra, içkisindeki tuhaflığı hissetti. Vücudu ağırlaşmaya, zihni bulanıklaşmaya başladı. Etrafındaki insanların konuşmaları yavaş yavaş bir uğultuya dönüştü. Ne oluyordu da bu kadar sarhoş olmuştu? İçkiyi su gibi tüketen insanlardan biriydi. Başı dönüyor ve yalpalayan adımlarla yürümeye çalışıyordu. Zihni git gide uyuşuyor ve etraftaki sesleri duymuyordu. Birisi, kolundan tuttu ve fısıldadı: “Dinlenmen gerek, odaya çıkmalısın.” Akın, sorgulamak yerine itaat etti. Sarsak adımlarla balo salonundan çıkıp otelin üst katlarındaki odalardan birine yönlendirildi. Kapıdan içeri girdiğinde baş dönmesi iyice artmış, ve kendini yatağa atmıştı. ~ Birkaç dakika sonra, Lidya'nın vücudu adeta yanıyordu. İçecekteki maddenin etkisiyle, bedeni hem sarhoşluğun hem de karşı koyamadığı bir şehvetin etkisi altındaydı. Bulanık bir şekilde, kendini bir odaya doğru ilerlerken buldu. Vücudu yanıyor üstünde ne varsa çıkarmak istiyordu. Kadınlığında tatlı bir sızı oluşmuştu. Elini oraya koymamak için adeta cebelleşiyordu. Lidya kapıyı açıp odaya girdiğinde, vücudundaki yanma hissiyle hızlıca kıyafetlerini çıkardı. Neden böyle olmuştu bilmiyordu ama içinde fena şeyler oluyordu Sadece iç çamaşırlarıyla kalan Lidya elini istemsizce kadınlığına götürdü. Dokunduğu anda gözleri kapandı ve ıslaklığı hissetti. O anda hızlı bir şekilde kapı açılıp kapandı. Lidya hızla arkasını döndü ve gördüğü adam gözlerinin kocaman olmasına neden oldu. Beyaz bir gömlek giymiş oldukça iri ve yapılı olan bu yabancı adam gözlerini kısarak kıza baktı. Ardından siyah saçlarını eliyle geriye doğru taradı ve kıza yaklaştı. Bu adam Akın'dan başkası değildi. Akın kızın vücudunu adeta sömüren bakışlarla yaklaştı. Lidya da kendini durduramıyordu. Aklı berrak olmasa da, vücudu kontrolünü tamamen kaybetmişti. Sanki bu kişi kendisi değilmiş gibiydi Akın kızın yanında durdu. "Sen aklımı başımdan aldın" dedi boğuk bir ses tonuyla Akın sadece kadının gözlerine baktı. İyice kendinden geçmişti. Titreyen eliyle Lidya’nın yanağına dokundu ve derin bir nefes aldı. "Seni öpeceğim" Ve kızın itiraz etmesine bile izin vermeden dudakları buluştu. Akın çölde susuz kalmış gibi öpüyordu. Eli rahat durmuyor beline, belinden kalçasına doğru kayıyor ve yarı çıplak tenine dokunuyordu. Bu sırada Lidya kendini tamamen bu yabancıya adama bırakmıştı. Adını bile bilmediği daha beş dakika önce gördüğü bu adama teslim olmuştu. Aralarındaki mesafe hızla kapandı. Akın, Tutku ve istemsiz bir çekim arasında kalmıştı. Gözlerinde karanlık bir şehvet belirirken, kızı yatağa itti. Lidya’nın saçları yatağa dağıldı ve Akın üstünde ne varsa bir çırpıda çıkardı. Daha sonra çıplaklığına aldırmadan kızın üstüne doğru uzandı. "Bu gece benim olacaksın!" Akın, Lidya’nın kulağına fısıldadı ve ardından yaladı. Lidya git gide dahada tahrik oldu ve elini kadınlığına koydu. Akın bu hareketi görünce ister istemez sırıttı ve Lidya’nın elini çekerek kendi elini külodun üstünden ıslaklığa bastırdı. Kız o kadar ıslanmıştı ki külodundan belli oluyordu. Akın elini küloda koydu ve kızın bacaklarından aşağıya çekerek çıkardı. Lidya bacak arasını göstermek istemedi yüzü sıcaktan karıncalanıyordu. Akın sırıtarak altında uzanan kadını izliyor bacağını kapatmasını engelliyordu. "Kapatma tüm detaylarıyla görmek istiyorum" Dedi Akın gözlerini kısarak. Lidya bacağını sıkmayı bıraktı. Artık tamamen bedenini adama bırakmıştı. Akın gülümsedi ve Lidya’nın yüzüne yaklaştı. Dudakları tekrardan buluştu, diller tutkuyla harmanlanıyor ve dudakta ıslak izler bırakıyordu. Akın uzatmak istemezcesine öpüşmeye devam ederken elini kızın sütyen kopçasına götürdü. Birazcık zorlansa da sonunda sütyeni çıkarmayı başardı. Lidya artık tamamen çıplak kalmıştı ama bunu umursamıyor gibiydi bedenini ele geçiren tutkuya engel olamıyor daha fazlasını istiyordu. Dudakları sonunda birbirinden ayrıldı ve Akın boguk bir ses tonuyla fısıldadı. "Daha fazlasını istiyorsun merak etme sana istediğini vereceğim" Akın, bu sözleri söyler söylemez Lidya’nın boynuna yöneldi ve orada küçük öpücükler ve ısırıklar bırakıyordu. Kadın hafif hafif inliyor bu Akın'ı dahada tahrik ediyordu. Boyundan kayan öpücükler daha sonra göğüslere yöneldi. Akın kadının beyaz ve pürüzsüz teninde kırmızı izler bırakıyor ve göğüslerini okşuyordu. Bu sırada Lidya elini Akın'ın saçlarına daldırmış çekiştiriyordu. Akın göğüsleri öperken daha sonra yavaş ve tahrik edici hareketlerle kasık bölgesine indi. Lidya titredi, Akın hareketlerine devam etti ve kadının bacaklarını ayırarak o muhteşem görüntüye baktı. Dudağını yaladı ve Lidya’nın gözlerine baktı. "Bakire misin?" Diye sordu tutku dolu bir ses tonuyla Lidya adamın koyulaşmış gözlerine baktı. "Evet" dedi kısık bir sesle Akın yutkundu ve altında uzanan kadını belinden tutarak kendine yaklaştırdı. Artık daha fazla zaman kaybetmek istemiyormuş gibi hareketlerini hızlandırdı. Yüzünü Lidya’nın kadınlığına yaklaştırdı ve küçük bir dil darbesi bıraktı. Lidya hissettiği ufak çaplı zevkle gözlerini kapattı. Akın gittikçe sıklaşan hareketlerle dil darbelerine devam etti. Lidya’nın zevkten kıvrandığını gördükçe dahada hızlanıyordu. Lidya elini Akın'ın saçlarına daldırdı ve çekiştirmeye arından adamın yüzünü kadınlığına bastırmaya başladı. Akın, kadının inlemesini dinledikçe dahada tahrik oluyor ve altında büyüyen sertliği hissediyordu. Akın birkaç dil darbesinin ardından geri çekildi ve elini penisine koyarak Lidya’nın kadınlığına konumlandırdı. İçine girmek, o sıcaklığı ve darlığı hissetmek için can atıyordu. "Şimdi çok az canın yanabilir sadece gözlerime bak dedi" Akın hırıltılı bir ses tonuyla. Lidya dudağını ısırarak adamın gözüne baktı ve hamlesini yapmasını bekledi. Akın derin bir nefes aldı ve penisinin ucunu Lidya’nın kadınlığına yavaşça soktu. Lidya irkildi ve gözlerini kapattı. İğne batması kadar bir acı hissetti ve kendini sıktı. Bunu fark eden Akın "Kendini kasma ve gözlerime bak" dedi şehvetle Lidya gözlerini açtı ve ilk önce Akın'a sonra da birleşen bölgeye baktı. Şu an kendinde değil gibiydi nasıl oluyordu bilmiyordu ama canı daha fazlasını istiyordu. Akın kadının içinde birazcık bekledi. Alışmasını istiyordu canı yanabilirdi. Yılların birikmişliğini artık salmak ve doyasıya tadını çıkarmak istiyordu. Altında kıvranan kadının vücudu aklını başından almıştı. Akın yarı bulanık zihniyle kadının yüzüne baktı ve hazır olduğunu sorgularcasına gözlerini ayırmadı. "Canımın daha fazla yanmasını istemiyorsan acele et" dedi Lidya sabırsız bir şekilde. Akın şaşkınlıkla kaşlarını kaldırdı. Lidya da kendine inanamıyordu ama canı çok fazlasını istiyordu. Akın şaşkınlıkla sağ kaşını kaldırdı ve sırıttı. Ardından hızlı bir hareketle bir anda içine kökledi. Lidya içinde oluşan âni sızıyla adeta çığlık attı. "Ahhh" Akın kadının çığlığını umursamadan vuruşlarına devam etti. Sıcacık, ıslak ve dar kadınlığı penisini kavrıyor adeta sömürüyordu. Yavaştan başlayan tempo zamanla hızlandı ve odada çıplak ten inleme sesleri yankılanmaya başladı. "Kahretsin çok darsın " dedi Akın dudağını ısırarak Lidya’ya baktı kadının saçları dağılmış bembeyaz teni kızarmış dolgun göğüsleri her vuruşunda yukarı kalkıyor ortaya daha tahrik edici bir görüntü çıkarıyordu. Akın hızlıca kadının dudağına yapıştı ve tutkuyla öpmeye başladı. Bir yandan vuruşlarına devam ediyor bir yandan da kadının dudaklarını serbest bırakmıyordu. İnlemeler devam ederken yaklaşık beş dakika sonra Lidya nefes nefese konuştu "Ahh ben boşalacağım galiba" Akın altında titreten kadına bakarak dahada sert bir şekilde içine girmeye devam etti. "Bana gel güzelim ıslat penisimi" Adamın arsız sözleri Lidya’nın tamamen kendini kaybetmesine neden oldu ve kadın titreyerek boşaldı. Vücudunu rahatlama esir alırken Akın da son birkaç sert vuruştan sonra penisi adeta seğirerek içine boşaldı. Akın kadının içine boşalınca penisini çıkardı ve eserine baktı. Tertemiz olan kadınlığı sayesinde kıpkırmızı olmuş ve beyaz sıvılar içerisindeydi. Spermleri içeriye nüfuz ediyor birkaç damlası da yatağa damlıyordu. Akın bu tahrik edici görüntüden gözlerini çekti ve çoktan uyumuş olan kadına baktı. Daha sonra yorgunlukla kendini yatağa attı başı dönüyor ve yorgun hissediyordu. O gece, iki yabancı arasındaki bu an, kaderin ve şehvetin bir çarpışmasıydı. Ancak her ikisi de bu durumun, kendilerini çok daha derin bir hikâyenin içine sürükleyeceğinden habersizdi. Bu sırada Hazal arkadaşını kendi elleriyle odaya ittiğinde bir an içini kemiren bir vicdan azabı hissetti. Ama bu his, çok geçmeden kıskançlığının ve açgözlülüğünün gölgesinde kayboldu. Bir saat önce balonun sahibi olan Timur ile yaptığı anlaşmayı hatırladı. “Sana bir servet ödeyebilirim, Hazal,” demişti adam, soğukkanlı bir şekilde. “Tek yapman gereken, buradan herhangi bir kadının içeceğine ilaç koyman ve tarif ettiğim odaya yönlendirmen. Eğer yaparsan seni paraya boğarım." Bu teklif, Hazal için cazipti ama kadının kim olacağı konusunda kararsızdı ta ki aklına sinsice bir fikir gelene kadar. Sevmediği Lidya'yı piyon olarak kullanabilirdi. Aynı zamanda tüm hayalini kurduğu zenginlik için bir fırsattı. Ama yine de Timur'un neden böyle birşey istedigini bilmiyordu. "Tamam efendim kabul ediyorum" dedi ve Timur sanki kabul edeceğini biliyormuş gibi gülümsedi ve başını salladı.

editor-pick
Dreame-Editörün seçtikleri

bc

Alanzo Behemoth +18

read
1K
bc

MAVİ VE YEŞİL: Esaret (+18)

read
27.8K
bc

Sabah Güneşim+18

read
3.8K
bc

Destina

read
4.7K
bc

DELİ KURT

read
468.8K
bc

Gizli Katman 'Gizemli Portre' (+18)

read
1.1K
bc

ŞEHVETİN ÇIĞLIĞI +18

read
32.8K

Uygulamayı indirmek için tara

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook