Yiğit’le göz göze gelmek normalden daha fazla germişti beni. Çünkü bakışları, onu ilk tanıdığım zamanlardaki haline dönmüştü. Acımasız ve öfkeli… Ve o bana ne zaman bu şekilde baksa, sonucunda benim canım acırdı. Uzun amandır bana şiddet içerikli hiçbir yakınlaşması olmasa da ona bu konuda çok güvenemiyordum. Bu konuda sicili temiz değildi. Defalarca kez canımı yaktığından olsa gerek onun bakışlarını tanıyordum ve şu an başım büyük bir belada gibi görünüyordu. Bir dakika ne diyorum ben böyle ya. Onun ne düşündüğü neden bu kadar umurumdaydı ki benim? İstediğimle görüşme hakkına sahiptim ki bu hiçbir patronun ilgi alanına girmezdi. Tamam, etik değildi ama yine de bu benim bileceğim işti. Ama bunu Yiğit’e anlatmanın imkânsız olduğunu da biliyorum. Aramız yeni yeni rayına oturmaya başlamışke

