Bu adam insanı gerçekten sinir hastası eder. Sanki ben onun özel hizmetçisiyim. Adamdaki keyfe bak. “ Bana salep bul” ya sabır… Söylene söylene Aralık ayının sonlarına geldiğimiz bu günlerde kendimi ofisin dışına atmıştım. Peki neden? Yiğit bey salep istiyormuş… Telefonla arayıp sipariş edebilecekken sırf beni delirtmek için gönderiyordu. Yok, her salebi içemezmiş. Bu yüzden de özel olarak az şekerli yapılması gerekiyormuş. Tabi bunu da ben yaptıracaktım. Bir zat giderek… Kabanıma sıkıca sarılarak karşıdaki pastaneye koşarcasına girdim. Salebi anlatırken özellikle az şekerli olmasına dikkat edilmesini istedim. Doğal olarak benim için ayrı salep yapmaları gerekecekti. Bu da biraz zaman alacaktı. Kendime normal bol tarçınlı salep söyleyip cam kenarında bir masaya oturarak dışarısını izleme

