Evren elinde tuttuğu bir demek kâğıtla ofise giriş yaptığında, konuşmaya başlamadan bile tüm ilgiyi üzerinde toplamayı başarmıştı. Her ne olduysa bunun iyi bir şey olduğunu yüz ifadesi ele veriyordu. Ve dolayısıyla meraklanmamızı tetikliyordu. Ofisin ortasına gelip durduğunda, elindeki kâğıtları biraz daha kaldırıp herksin kolaylıkla görmesini sağladı. “ Bu elimde tuttuğum ne biliyor musunuz?” diye sordu büyük bir coşkuyla. “ Kâğıt” diye atıldı arka taraftan biri. Bu ofiste gülüşmelere neden olmuştu. Ve gülenlere Evren’de katılmıştı. “ Kâğıt ama nasıl bir kağıt, esas soru bu olmalıydı.” “ Evren bey, rica ediyorum şu konuyu uzatmada söyleseniz de biz de sizi bu kadar mutlu eden şeyi öğrensek” dedim kibarca. Aslında pek kibar bir hareket değildi. Evren, bunun açık bir hadi konuşacaksan k

