ON DOKUZUNCU BÖLÜM

3627 Kelimeler

Sevgililer günü için farklı bir fikrim vardı. Ve bunu hayata geçirmek için o diktatörün onayına ihtiyacım vardı. Ancak bir türlü fırsat olup ona bu konuyu açamamıştım. Eğer odasında üç dakikadan fazla durabiliyor olsaydım belki bu konuyu açma fırsatı bulabilirdim ama henüz o sınırı geçememiştim. Bu yüzden diğerlerine yeni konsept hakkında bir şeyler anlatamıyordum. En kısa zamanda onunla bunu konuşmak zorundaydım. Önce kırılma sesi ve ardından “ Lanet olsun… Beceriksiz…” şaşkınlıkla yerimden fırlamış ve diğerleri gibi ne olduğunu anlamadığımdan açık dura kapıya doğru bakmaya başlamıştım. Ses Yiğit’e aitti. Ancak karşısındaki zavallı kimdi? Bunu anlamanın tek yolu vardı. “ Üzgünüm Yiğit Bey. Hemen temizleyeceğim buraları.” Güneş’in titrek çıkan sesi gitmeden kurbanı anlamama yetmişti. “

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE