Sabah erkenden uyanmış ve ilk iş cama yaklaşıp dışarıya bakmıştım. Ancak kara dair hiçbir şey görememiştim. Hava kapalıydı ama yağan hiçbir şey yoktu. Oysa o beyaz pamukçukların gökyüzünden süzülüşünü izlemeyi gerçekten çok seviyordum. İstanbul’un tüm karmaşasının, kirliliğinin üzerini tertemiz bir sayfa gibi örtmesini seviyordum. O zamanlar İstanbul olduğundan daha büyüleyici bir şehir haline dönüyordu. Daha mistik, daha efsanevi bir şehir oluveriyordu. Ve gerçekten huzur verici oluyordu. Hüzünle camın önünden çekilip banyoya girdim ve elimi yüzümü yıkadım. Sonrada odama geri dönüp dolaptan eşyalarımı çıkarıp yatağın üzerine bıraktım ve pijamalarımı çıkarıp eşyalarımı giyindim. Bir haftadır gömlek giyinmemiştim. Ve bu gün yeniden giyinmek biraz huzursuz etmişti ancak gömleklerden vazgeçm

