BÖLÜM 7
Içim huzur doluydu, yeniliklere uyanmıştım bu sabah. Sevilip sevilmek olan tek ilacımdı ve ben sevilince güzelleşen biriydim. Boş sevgiler dahi beni güzelleştiriyordu. Hayatta beni neler bekliyordu sürekli kafam da bunun döngüsü ile yaşıyordum ama o sabah farklıydı çok güzel bir şekilde uyandım, duş aldım ve kuaföre gidip kaşımı aldırıp saçlarıma fön çektirdim. Çok şık giyindim ve topuklu botlarimi giyip yola koyuldum. First date gerçekleşecekti. Vural la buluşacaktım. Çok güzel olup gittim. Metro da bazı okul arkadaşlarımla karşılaştım ve beni görünce aaa betül ne kadar güzel olmuşsun deyip hem övüp hem sinirimi bozmuşlardı. Ne yani okulda güzel değil miydim? Hazırlanmak ve kendine bakmak insanların sana karşı olan bakış açısını inanılmaz değiştiriyordu. Bunu kanımca artık anlamıştım. Öz saygıyı geliştiren şeyler aslında bu kadar basitti. Çok aldırmadım kulaklığımı taktım her zaman ki gibi on numara müzik dinleyerek buluşma noktasına gidiyordum. Hayat böyle tatlı heyecanlar olunca daha yaşanılır bir yer oluyordu, sürekli birileriyle görüşmem flortoz birisi olduğumu düşündürebilir size ama ben hayatımın aşkını bekliyordum. Onu bulmak içinse çok cabalar sarf ediyordum.
Buluşmak için gittim ve tek değildi yanında bir arkadaşı ile gelmişti gerizekalı. Eksi puanı direkt almıştı zaten. Ya aptal mısın buluşmaya geliyorsun arkadaşı getirmek ne? Zayıf erkekler hayatım boyunca görmek istemedigim bir kabustan ibaret oldular. Kötü olsun özgüvenli olsun abi. Erkekliğini biraz bilsin ya. Her yerde çoğalmıştı bu Vural gibileri. Çaktırmadım tabi şaşırdım sadece suratına baktım, sinemaya girme teklifi etti tamam dedim o çocuğun da gireceğini düşünüyordum, kalbime hançer saplıyorlardı sanki. Allahtan onu akıl edip arkadaşını gönderdi birlikte girdik sinemaya. Film de Delibal’dı. Delibal gibi filmi Vural salağı ve arkamda sürekli ağlayan bir çocuklu anne ile izlemiştim. O kadar duyguya giremedim ki herkes ağlarken ben mal gibi bakıyordum. Vural sürekli yakınlaşmaya çalışıyordu ben de bu yakınlaşmayı kabul etmeyen haraketler sergiledim filmin ve bu çilenin bitmesi için dualar ederken sonunda film bitti ve herkes ağlayarak çıkarken salondan ben oh diyerek çıkmıştım. Bu gör herif bana sürekli ne oldu beğenmedin mi filmi deyip saçma sapan sorularla beni çıkışta da boğuyordu. Tam alışveriş merkezinden çıkacağız aman Allahım ne göreyim dışarı da resmen sel vardı. Ya saçlarım fönlüydü. Bir kadının bir günde basına kaç tane talihsizlik gelirdi? Bok gibi bir herif ve onun yam çarı, anlayamadığım bir film anlamamama sebep olan çocuklu kadın ve Vural'ın o kalabalıkta yükselen leş ötesi libidosu. Beni o durumdan ancak ve ancak dostum kurtarırdı. Aradım Şule ‘yi hemen o da sağ olsun hemen geldi. Ben ne zaman arasam gelirdi zaten. Kurtardı beni o günden. Hemen eve gittik. Bitmişti benim için. O okul mevzusu da. O hayaller çöp olmuştu. O damla emrah mevzusu sonsuza denk kapanmıştı benim için. Ilk isim o Aptal ile sohbeti kesmek oldu. Kestim de. Ama benimle kesmedi. Sürekli bana yazıyor ve arıyordu. Neymiş efendim ben nasıl ondan ayrılmışım? Aşağılık kompleksli kasalarla uğraşmak ne salakça. Iyice musallat oldu bu bana. Okulda nereye baksam karşıma çıkıyor ve bana yazıyordu. Bir de okuldan birileri benim onunla aram da olan muhabbetten haberdardı. Okuldan hiç kimseyle gorusmedigim için bununla aram da olan bir o kadar hızlı yayılmıştı. Bu Vural da bunu anlatmaya çok meraklıydı sürekli sağ da sol da anlatıp duruyordu beni deli ediyordu. Beni küçük düşüren laflarla beni anlatıyordu. Kahkaha basıyordum bunlar kulağıma gelince ama sınır krizi geçirmemek için kendimi ne kadar zor tutuyordum kimse bilemez yani. Yok karar vermiştim böyle ortalık mali olmuş erkeklerle konuşmayacaktım. Bunlar da adam olmaz ve iş çıkmazdı. Zevklerimi değiştirmeye karar verdim. Hâlâ heteroseksüel bir birey olarak tabi ki. Nasıl erkeklerden hoşlanacağım kitleyi değiştirmistim.
Ben Vural dan ayrıldıktan sonra onun platonigi olan bir aptal kız benimle sürekli uğraşmaya başlamıştı. Bu da sonradan çıkmıştı yırtık dondan çıkar gibi. Bir de bunun exiyle uğraşacaktım. Talihsizlik resmen yapışmıştı yakama. Bu kız sürekli bana laf atıyor beni kesiyor kantin de karşıma çıkıyor ters ters haraketler sergiliyordu. Bir gün bunu sınıfta tutup kafasını tahtaya vurmuştum çünkü canıma tak etmişti artık. Sinirli birisi olmam daa başıma bela olan ikinci konumdur. Şiddet güzel bir şey değil farkındayım ama içim de olan o alevi ancak onunla söndürebilirdim. Bende dövmüştüm o kızı. Kız hiç bir şey yapmadı o ders boyunca sürekli derse nöbetçi öğrencinin gelmesini ve Betül Tepe yi Müdür Yardımcı çağırıyor hocam demesini beklemiştim. Ama olmamıştı. Bu sessizlik hoşuma gitmemişti ama çok fazla da umdum da olmamıştı. Aptaldı işte belki de gücü yetmeyecekti bana bunun farkında olduğu için beni karşına almak istemiyordu hepten.
Derken ertesi gün yorgun argın uyanmıştım, en basiti kafamda ki olan şeyler zaten uyumama izin vermiyordu kafam artık kaldırmıyordu bu kadar heyecanı. Okula gittim, peynirli poğaça ve su aldım. Poğaça nin yanında su içmek benim en sevdiğim kahvaltıydı. Bir de kakaolu kekten alıyordum. O keki babam bana küçükken kutu kutu alırdı ve yerdim o zamanlardan çok seviyordum. Kahvaltımı ediyordum sınıfta kulağım da kulaklık elimde telefon f*******:’ ta dolaşmaya devam ediyordum. Arkadaşlar geldi onlarla sohbet ediyordum. Tuvaletim geldi ve tuvalete gittik kızlarla ne göreyim tuvalette patakladığım kız ve yanında 3 4 tane asabi bakan erkek Fatmalar.
Mevzuyu sonradan anlamıştım, yedirememisti aptal o tahta mevzusunu belli ki intikam alacaktı. Laf atmak için gözlerimin içine içine bakıyordu. Ne bakıyorsun lan ddedim o da bunu dememi bekler gibi bana tekme atmıştı. Tam ona saldıracakken sınıfta kızlar beni tutmuştu o bana vurmuştu ve ben ona vuramadan beni üç kız kucaklayıp sınıfa götürmüştü. Beni tutan kiza sırayi fırlatmıştım beni nasil tutarsin diye. Oguzhan aptal aptal gülmeye başlamıştı. Onun yakasına yapışıp eğer bir daha gülersen seni öldürürüm deyince susmuştu. Çok zor sakinlesmistim o gün. Canım da sıkkındı. Bu aptal kız benim asabımı bozmuştu. Ama ben planı kurmuştum bunu okul çıkışı tutacaktım bu planı da kızlara anlattım. Okul çıkışı oldu herkes çıktı o çıkmadı biliyordu onu beklediğimi bende saklanmıştım. Onun bindiği minibüse atlayıp yüzüne baktım şimdi assagi in yoksa seni döve döve indiririm dedim ve indi. O sabah ki yaptığı salaklığı sanki babam yapmış gibi garip şekilde sakindi. Suratıma bakıyordu ve özür dilemeye başlamıştı. Ben hıncımı alamamıştım. Yanında bir kız arkadaşı vardı bana lütfen sakin ol diyordu. Ben o kızı iyice sıkıştırıp üstüne tehditler savuruyordum ki bir baktım bizim kızlar bizim arka minibüse binip bizi görüp inmişler. Ama bu sefer bir şeye karışmamaya yeminlilerdi sınıfta onlara yaptığım olay için. Sadece kızın o hâline gülüyorlardı. Kız iyice tedirgin olmuştu bu hoşuma gitti ve kıza orada hiç beklemediği bir an da tokat atmıştım. Duvara yapışmıştı neye uğradığını şaşırmıştı. Gözlerime bakarak ağlıyordu. Biz de kızlarla yürümeye başladık ama keyfim nasıl güzel. Hadsiz bir denyoya hakkını vermiştim. Benimle uğraşmayacaktı. Şimdi siktir olup bunu herkese anlatabilirdi. Ben pamuk gibi hissediyordum bu olay beni olduğundan çok daha fazla rahatlatmıştı. Ertesi gün okula gittim ve müdür yardımcısına bu olayı anlattıklarını duydum. Ama okul müdür yardımcısı okul çıkışı ve okul çevresinde gerçekleşmeyen bir olay olduğu için ilgilenmemişti. Ahahahahha keyifim iyice gıcır olmuştu. Vural ‘ın bu olaydan haberi olmuştu okulda bana bakarken azıcık ürkek bakışlara doğru düşmüştü hali ve tavrı. Sonunda adam olmuştu. Yoksa onunla da uğraşırdım o bunu iyi biliyordu. O hafta okul bu olayla çalkalanmıştı. Ben namım aşkımla bilinsin isterken okulda namım kavga yüzünden biliniyordu. Ama şöhretin iyisi kötüsü olmazdı. Şöhret bana çok yakışıyordu itiraf etmeliyim. Yürüyüşümü dahi değiştirmişti. Öz-güven gelmişti bana. Hayat yine çok güzeldi ve yasamaya aşırı değerdi. Bu olaylardan annem ve babamın asla haberi yoktu. Iyi saklıyordum. Hayatım hakkında çoğu şeyi bir ara saklayarak yaşıyordum bu olayların hepsi o döneme ait. Herkes aslında neler yaptığımı biliyordu ama susmayı tercih ediyorlardı. Bazı anlar bana hiç dokunmuyorlardı. Ben ve kulaklığım işte o dönemlerde çok mutluyduk. Annem babam sürekli birbirini yemeye olduğu yerden devam ediyorlardı. Beni bu hale getiren bir nevi onlardı. Karakterim onlar yüzünden böyle şekillenmişti.