Bölüm 15

1291 Kelimeler
Bölüm 15 O fırsatı tepmemiştim. Melisa Beden Eğitimi hocamızın yanına gidip; -Tuvalete gidebilir miyim? Lütfen. Deyip izin almıştı. Beden Eğitimi hocamız hemen bizim bir yan bank da oturuyordu. Hoca da kafa sallayıp ona onay verdikten o tuvalete gitti. Derslerin ortasında iken okul içinde gezinmek yasak olduğu için, derste olan kişileri rahatsız etmemek için ısrar etmişti, sinsi bir şeydi dünya üzerinde ikna edemeyeceği kimse yoktu muhtemelen onun için. Hemen etmişti adamı da zaten ikna. Ben hemen yanımda ki kızlara dönüp, --benimle birlikte geliyorsunuz ne diye sormayın anlatacağım dedim. Ve hemen Beden hocasının yanına gidip -hocam çok acil gitmemiz gerekiyor lavaboya deyip izin aldım. Üçümüz birlikte tuvalete gittik. Melisa bir tane kabinin içinde işini görüyordu. Muhtemelen bir de sigara yakacaktı. Sigara içiyordu. Kızlara sadece kapı da durmalarını eğer birisi gelir ise de bana haber vermek amaçlı olarak tuvaletin kapısına vurmalarını söyledim. Onlar kapıda beni bekliyordu. Bende Melisa ‘’nın bulunduğu kabinin önünde durdum, o kapıyı açıp çıkacağı Sıra da onu geri kabine itip kapıyı kapattım. Melisa ya -o fotoğrafları sil bak kötü olacak! -Silmiyorum ne olacak? -Sil dedim son uyarım. Dedim ve fatmalar kapıya vurdular. O an ne yaparsam o an yapardım. Silmiyor musun dedim. Ve eteğinin cebinden telefonunu çıkarıp, laamla buluşurdum. Yani telefonunu tuvaletin deliğinden attım onun gözünün önünde. Sonra kabinden çıkıp elimi yıkamaya başladım. Kuduruyordu sinirinden. Sen görürsün diye haykırıp ayrıldı oradan hepimizi tehdit edip. Telefonu son modeldi. Babası mühendisti onun para boktu. Biz üçümüz yan yana gelip kendimizi satsak alamazdık o telefonu. Kızlar hemen yanıma gelip bana ne olduğunu sordu. Bende anlattım ikisi de aşırı derece de hem şok olmuş hem de götleri titreyerek bana bakıyordu. Ne yapacağımızı söylemeye başladım benim anlatmaya başlamam ile birlikte ise Fatma da ağlamaya başladı. Ne yapacağız yandık diye. Onu susturmak için bir ton çaba sarf ettikten sonra; - Bakın kızlar Melisa da en az bizim kadar okul yöneticileri tarafından sevilen bir öğrenci değil. O yüzden biz üç kişiyiz yalan söyleyeceğiz. Hocalar dahi biliyor birbirimizi sevmedigimizi. Tuvalette tartışıyordum ben onunla sonra ben onu ittim telefonunu düşürünce ben atmışım gibi yalan söylemeye başladı deyip sıyrılacağız. Ha eğer yapamazsak işte o zaman boku yedik bu kaşar hepimize o telefonun parasını ödettirir. Dedim Fatma sinirden iyice ağlamaya başladı. Ben yalan yere yeminler edemem diye triplere girmeye de devam etti beni de çıldırttı. Çünkü onu ikna etmek çok zor oldu ona ağlama bak biz iyice suçlu gözükürüz dedikçe - Kanka ben yalan söylemem anlarlar deyip durdu. Derse girdik, ders zili çalınca. Melisa sınıfta yoktu. Muhtemelen müdür yardımcısının yanına gitmişti. Derken zaten kapı çaldı içeri nöbetçi olan öğrenci girip; -Hocam dersi böldüğüm için özür dilerim, Mudur Yardımcısı Betül, Fatma ve Sena yı istiyor. Dedi. Kısacası sıçmıştık. Işimiz Fatma ya kalmıştı. Ben ve Sena soğuk kararlılığımızı koruyorduk da bu Fatma için geçerli değildi. Odaya giderken o iki katı çıkana kadar ona bak sakın ağlama diye bir sürü akıllar verdim ve biz müdürün kapısının önünde beklemeye başladık. Kapı açıktı içeri de Melisa ve onun kodaman babası vardı. Bize bakıyorlardı. Hiç de masum bakmıyorlardı, sıkıntı bayağı büyüktü. Sonra bizi içeri aldılar. Onlar otururken biz ayaktaydık. Fatma da sağ olsun o lanet olsun ağlamasını durdurmuştu yumurta göte dayanınca. -Bunlar yaptı hocam, anlattığım gibi oldu. Deyip haykırmaya başladı yine kaşar. Sonra hoca hepimize döndü, ne oldu anlatın demeye başladı. Ben olayı hemen kurgu yaptığımız gibi anlattım. Melisa garibim haklıydı ama benim yöntemlerim karşısında o kadar zayıftı ki şahidi dahi yoktu. Sinirden ağlamaya başladı. Ama ben ona hiç aldırış etmeden yalan yanlış anlattım olayı sonra topu kızlara atıp onlar da yanımdaydı isterseniz onlara da sorabilirsiniz hocam dedim. Kızlar da aynı benim anlattığım hizadan anlatmaya başladılar olayı beni desteklediler. Yalan yere inansınlar diye bir yemin edip bu olayı süsledik. Melisa ağlamaktan ölecekti. Ama kendini ispat etmesi mümkün değildi de. Bizi korkutmak için telefonu delikten çıkarıp, parmak izine bakılacağı söylendi. Benim inceden kalbim sıkıştı ama asla belli etmedim. Bakılsın hocam deyip, sustum. Ailelerimizi aramakla tehdit etti müdür yardımcısı arayın ailem benim yanımda olur deyip o blofe de asla göz yummadım. Kendime hayran kalmıştım çok usta bir şekilde bu olayı başımdan o odada savmıştım. Sonra bizi sınıflarımıza gönderdiler. Sınıfa gittik. Şu parmak izi olayı beni iyice germeye başladı. Ne yapacağım diye kuduruyordum mecbur birisinden akıl alacaktık. Sınıfta ayyaş bir tıp vardı uyuşturucu falan kullanıyordu. Ona sorduk o da; - Su da parmak izi kayıp olur sizi korkutmak için öyle demişler dedi. Oha! Bu olay çok iyiydi. Hepimizin yüzü gülmüştü. Bu olay bilinmezliğe karışıp tarihe gömülecekti, Melisa götü de öyle herkes ile uğraşmaması gerektiğini anlayıp bu olaydan ders çıkaracaktı. Sınıfa tam o gireceği sıra da zil çaldı. Zil çalar çalmaz bu bağırmaya başladı. Üstümüze doğru yürüdü biz soğuk kalmak zorunda kalmıştık. Sonra bunu takmadan dışarı çıktık. Sınıfta bunun O dediklerine sadece O Oğuzhan denilen denyo inanmıştı. O da onun ayarında idi çünkü. It iti kolluyordu. Kollasınlar açığa hiç bir bok çıkmadı ve bu olay bizim yanımıza tam olarak kar kalmıştı. O da anca kendini yer bitirirdi. Sene sonuna kadar bunu kanıtlayamadı. Zaten okullar kapanmaya da yakındı o okuldan herkes ayrılacaktı ben ve melisa kesin olarak gidecektik. Zaten sonra da bu olay kapanır giderdi. Donem sonu geldi ve karneler alındı. Biz kızlarla birbirimizi öptük tabi onlarla bağlarımız asla kopmadı, akıl danışacaktık iş bulmamız gerekiyordu sonra iyi para kazanıp ya bir dershane ya da iyi bir özel e gitmemiz lazımdı. Bunun planını yapacaktık. Karneler alır almaz ben hemen iş aramaya başladım. Hatta bir yer ayarladım pastahane de ise başlayacaktım. Sabah saat 5 de başlayıp öğlen 3 gibi paydos edecektim. Gidip hemen konuştum işim süperdi anlaşmıştım. Ve özel okul durumu eğer devam eder paramı biriktirirsem hayal olmaktan çıkmıştı. Bir hırs ve azimle çalışmaya başlamıştım anam ağlıyordu her gün çalışmaktan. Çok yoruluyordum. Ama yapmak zorundaydım. Sonra düğün salonları ile görüşüp ek iş olarak oraya gidiyordum. Oradan da iyi paralar kazanıyordum. Ben parayı biriktirmeye başlamıştım. Çok hırslanmıştım. Annem ve babam buna çok şaşırıyorlardı. Babam o kadar erken çıkmama ve geç gelmeme çok sinirleniyordu. Hem benim gelecek olanaklarını sağlamayıp hem de ben yapınca kendinde buna tepki koyma hakkını buluyordu da ben onun çok güzel çenesini kapatmıştım. Tüm yaz çalıştım, izinli olduğum tek günde ise kuaför salonu belasından sonra girmiş olduğum bir mağaza vardı orası ile anlaşmıştım oraya gidiyordum. O yaz paraya para dememiştim. Bir sürü para biriktirmiştim. Ama yine de eksik olan bir kısım kalıyordu. Babam ile görüştüm geri kalanında bana yardım etmesini istedim ondan. Çünkü bu sene çok önemli idi. Üniversite sınavına hazırlık yapacaktım. Çok ciddiye almıştım bunun ailem de farkındaydı ve babam bu konuya onay vermişti. Ben havalara uçmuştum. Okulları ve dershaneleri araştırmaya başladık. Saatler ve yerler çok celisiyordu. Kızları aradım ikisi de tüm yaz çalışmadıklarını ve anadolu lisesinde devam edeceklerini söylediler. Şaşırmamıştım çok. Çünkü onlar benim kadar hırslı degillerdi hiç bir konu da. Ama onlara çok sitem etmiştim.. Biz okul aramaya devam ederken Fatma beni arayıp dönem ortası Hüseyin Hocanın yönetiminde olduğu özel okul vardı ona bakmamı söyledi. Hem öğrencisi olduğum için indiririm yapar dedi. Çok şükür Fatma bir işime yaramıştı. Doğru diyordu. Hemen okula gittik babamla Hüseyin hoca orada yoktu numarasını aldık ve iletişim kurduk. Okulun merkezi yerini söyledi ve oraya gelmemizi söyledi. Okul Heykeldeydi. Merkezi yerdeydi. Orada okul okumak süper bir şeydi Bursa da yaşayan bir öğrenci için müthiş olacaktı. Hemen gittik konuştuk ve bize indirim sağladı. Babam ve ikimiz oradan yüzümüz gülerek çıkmıştık. Başarmıştım hedeflerime yaklaşıyordum işte. Hayat o kadar zor değildi her şey çok istersek olurdu. Eve bir heyecanla gidip anneme anlatmaya başladım. Kalbim duracaktı sanki o kadar mutlu olmuştuk ki bu benim için yeni bir başlangıç demekti. Yeni insanlar yeni başlangıç yeni hayat yeni bir kapı ve istediğim gibi bir yerde rüyada gibiydim. Okulun açılmasını dört gözle beklerken kendime iki üç alışveriş yaptım. Babamla metro da giderken eve kadar kulaklık takip Aylın Aslim’dan Hayat güzel şarkısını dinlemeye verdim kendimi her cümlesi beni anlatıyordu sanki içim kıpır kıpırdı. Hayat güzel ve tatlı Hayallerim var parlak ve renkli Hayat benim
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE