3.Bölüm

1913 Kelimeler
BÖLÜM 3 Sigara kötü bir alışkanlık evet buna pek diyecek bir sözüm yok fakat, benim sigarayla aramda olan bağ farklı. Sigara sırdaşım olmuştu sanki ve de her ergen genç gibi benimde psikolojim yıkık ve bitikti. İnsanlar genel de bu dönemlerin de kötü alışkanlık edinirler, bende o kervana katılmıştım. Annem tahmin tabi ki de ediyordu, benden beklemediği bir hareket değildi. Bundan kaynaklı olarak ise sürekli telkin de bulunuyordu bana sigara içersen seni evlatlıktan ret ederim gibi saçma sapan tehditkar haller. İnternetsiz ölecek gibi hissediyordum tamam annem olmadığı zamanlar da giriş yolunu bulmuştum ama, yine de yetmiyordu. Annem bu durumu anlamıştı 4 5 güne kadar. Eve yeniden bir kıyamet kopmuştu. Annemle çok şiddetli kavgalar ediyorduk hatta bir dönem birbirimizden öyle nefret etmiştik ki, annem bana umarım ölürsün ya da çeker gidersin gibi laflar sarf ediyordu. Anlam veremiyordum, benden bu kadar bıktıysa niye uğraşıyor hayatı ikimize de zindan ediyordu? Bırak o zaman yaşayım hayatımı. Değişmeyen bir kural vardır; bir insanın önünden en çok neyi kaçırırsanız o insan o konuya o kadar meyillenecektir ve isteyecektir. Benim zihniyet tamamen bundan ibaret olmuştu. Sırf kurs sonrası kaçabilmek için kursa yazılmıştım. Bilgisayar Programcılığı üzerine 3 aylık bir kurstu. Katılım sonrası elinizde sürekliliği uzun olan bir sertifika mevcut olacaktı. Annem bu fikre süper iyi bakmıştı, aslında annem benim potansiyelimin aşırı farkındaydı çok sinirlenmesi tamamen bundan dolayıydı. Sosyal bir insan olmam o yaşta farklı 3 4 iş yerinde çalışmış olmam bu tarz etkinlik ve faaliyetleri kaçırmamam hakkında sürekli bana ileri de bu yaptığım her davranışın ekmeğini çok ciddi açıdan yiyeceğimi söylüyordu. Anlıyordum onu çünkü bende kendimin farkındaydım, sorun şuydu sanki kocaman insanmışım gibi sadece bunları yapmamı bekliyordu. Hayır ben daha gençtim. Genç kız olma yoluna girmiştim. Bu haksızlığı kendime yapamazdım. Çünkü okulda dahi bazı kızların yaşantılarını duyunca yüreğime ağrı saplanıyordu. Yapmam gerekti. Annem ve babam bana böyle bir imkan sunmamıştı evet farkındaydım bunun. Herkesten çok ben farkındaydım. Ama ot gibi yaşamak istemiyordum hiç istemedim, benim için başarı eğlence, sosyallik ve farklı aktivitelerle gelecek bir unsurdu. Değişmek istiyordum niye kimse yanımda olmuyordu? Bu bu kadar zor muydu? Beni anlamak bu kadar güç olmamalıydı. Babam pasifliğini koruyordu tabi her zamanki gibi. Okuldan döndüğüm sıradan bir gündü yine, yemeği yedim odama geçtim. Annem telefonu vermişti. Tabi bin bir ısrar ve ikaz sonrası. Montumun cebinde sigara paketi duruyordu, annem eşyalarımı karıştırmayı çok seviyordu o dönem. Sahte karneyi bile bulup olayı çakozlamıştı. Söylemem lazımdı. Annem mutfakta sakin sakin sigara içerken onu yanıma çağırdım, annem güzel bir şey söyleceğimi sanıp odamdan içeri girdi kapısında durup bana bakıyordu kırık bir tebessümle. Kalktım yataktan anneme döndüm tahmin et sana sence ne söyleyebilirim dedim. Bilmiyorum dedi. Tahmin et dedim. Sigara mı içiyorsun dedi. İçimden oha falan deyip seviniyorum en azından beklediği bir şeymiş Betül kızım onayladın onayladın yoksa naneyi yersin dedim kendime. Kafamı salladım hemen evet dedim. Oooo demez olaydım! Annem kopardı yine Aydın havasını başladı söylenmeye bağırmaya, sen nasıl bir evlatsın, bana bana bunu da mı yapacaktın, sen yakında uyuşturucu da kullanırsın, sen yakında orospu da olursun dedi bende odadan bağırdım YUH o kadarda değil diye. Garibim çok sinirlenmişti ve kısa vadeli bir şok geçiriyordu beklemiyordu böyle önemli bir şeyi bu kadar önemsizleştirerek söyleyeceğime. Odada zevkten dört köşe olmuştum. Annem telefonumu almamıştı. O kadar sinirlenmedi diye düşündüm ki tam beni çağırdı yanına; ‘’-BETÜL HEMEN BURAYA GEL!’’ Altıma sıçtım, odamdan mutfağa giderken, ki bizim ev de göt kadardır yani. Gittim yanına sakince oturdum, dediği şeylere sıfır karşılık verdim onu dinliyordum, halıyı izleyerek. Türkiye’ de çocuk ile halı arasında garip bir ilişki vardır galiba bu sadece bizim topraklarımızda var ailenin genel de babalardır ama aile büyükleri azar kopardığı zaman yeri izlersin, o halının desenlerini ezberlersin, hatta bir süre sonra kim düşünmüş lan böyle bir desen yapmayı diye kendini mevzudan kopmuş bulursun. Tam o sırada isminle sana bağırılır zaten cevap ver diye sende sadece özür dilerim dersin. Aynısı oldu da. Mutfakta birebir bunu yaşadık. Annemin sigarası bitmişti. Bana tam vaaz vermeye başlayacakken sigarası bitmişti. Tehlikenin fazlaca farkındaydım bir de onun yokluğunun siniri binecekti üstüne. Bana sordu sigaran var mı diye. Hayır son bir tane kaldı onu da ben içeceğim dedim. Annem benim ona karşı fazla dürüst olmamdan dolayı masada kalmıştı kadın. Taktik değiştirmiştim artık. Stratejim müthiş iyiydi. Artık yalan söylemek yok, ihanet yoktu! Annem aşırı agresif surat ifadesiyle dişlerini sıkıyordu, korkmaya başlamıştım çünkü can güvenliğim o dakikadan sonra sıfırdı. Git sigarayı getir döneceğiz dedi. OHA! Teklife bak. Hemen odaya gittim benimle kafa mı buluyor diye düşünürken, aldım mutfağa geldim, yaktı sigarayı 3 4 fırt içtikten sonra bana uzattı bende hemen alıp içtim. Annem öyle taktik kadını değildi zaten. İstemediği bir şeyi ister gibi yapıp karşı tarafın anlamasını beklemezdi yani. Annem tam Moğollar kafasında biriydi, haşin ve bazen aşırı saldırgan. Neyse bende elinden aldım içiyordum yüzüme bakışını görmeniz lazım. Benimle çok güzel bir konuşma yaptı sonrasında. Asla böyle bir olay sonrasında böyle bir konuşma beklemezdim annemden. Döndü bana dedi ki; Bunca zaman sana neye hayır desem , onu yaptın belki inat ettiğin için, belki de çok istediğin için bilmiyorum. Ama bu sigara işi farklı, madem içiyorsun içmeni asla istemiyorum ama içişinden de belli zaten olmuş bayağı başlayalı, bu sigarayı benden hariç hiçbir insan evladından istemiyorsun. Senin dışardan birinden sigara istediğini ya da parasını istediğini duyarsam o zaman bugün ertelediğim o krizi sana o gün 8.5 şiddetinde yaşatırım dedi. Ee ne olacak o zaman der gibi bakışlarımla annemi dinliyordum o da bunu anlamıştı ki hemen lafın devamını şöyle getirdi; Ben vereceğim parasını, benim sigaramdan içeceksin. Sigara ile saygı olmaz saygıyı ölçecek daha farklı kavramlar var, tek söyleyeceğim benim dışımda kimseden asla istemeyeceksin oldu ve konuşmayı bitirip gitti. Şok olmuştum annemden böyle bir yaklaşım asla beklemiyordum. Kendime gelmem 2 günü bulmuştu. Ama içim rahatlamıştı. Buydu işte annemin desteğini almak beni benden almıştı aslında. Annem beni çok mutlu etmişti. Arkam da olması çok hoşuma gitmişti. Bunu o kadar uzun zamandır yapmıyordu ki yaptığı zaman bana hissettirdiği o özel hissiyatı asla bilemezdi. Annem sanırsam değişiyordu. Böyle bir olay bu kadar basit nasıl olmuştu hala aklım almıyordu! Yürüyüşüm değişmişti o iki gün özgüven patlamasından. Babam harçlık verme konusunda çok sıkıntılı bir adam olduğu için benim masraf tabi ikiye katlanmıştı bir de yetişemiyordum. Hafta sonu yasaklarım devam ediyordu. Ama paramı biriktirirsem anneme güzel bir dille söylersem izin koparabilirdim! Okul çıkışları ve gidişlerinde metro kullanmayı bırakmıştım. Furkan’la zaten olmamıştı. Olmayacaktı. Bende sosyal medyadan tanıştığım insanlarla zaman geçirecektim. Hafta sonu planlarımın arasında bunlar vardı ve bir arkadaşımızın profesyonel kamerası ile fotoğraf çekilmekti. Kılık kıyafeti her şeyi ayarladım, Eteğim. Üstüne süper bir askılım, ayakkabım ve dümdüz fön çekilmiş saçlarım.. Bir hafta okul yol parasını kısmak ve biriktirmek benim bir paket sigara almamı ve kahve içmemi sağlamıştı. Annemden izini almak zor olmamıştı, kıyamamıştı vermişti. Kendimi yolda yürürken çok güzel hissediyordum, hissetmekle kalmıyor insanlar bana bunu söylüyordu. Çok güzeldi insanın kendine bakması, ve güzel olduğunu işitmek müthişti. Bir kadın için fazlaca anlamlı. Kadınlar güzel olduklarını hisseder ve o gün birisi ona bunu söyler ise, tüm gün ışık saçacaklardır. Tecrübeyle sabit. İnsanlara iltifat edip, onları iyi hissettirmeye o dönemden başlamıştım. Beni bu kadar mutlu eden şey karşı tarafı da edecektir diye düşündüğümden. Sosyalleşmeye başlamıştım ve çevrem kalabalıklaşıyordu. Gittiğim mekan hep aynıydı. Gelen kitle de belliydi, çok fazla insanla tanıştım derken şaka yapmıyorum galiba 50 70 arası bir rakam. Tanışıp, kalabalık sohbetler ediyorduk. Birbirimizi hemen sosyal medya üstünden ekliyorduk ve kaybetmiyorduk. Müthiş bir akış içerisinde ilerliyordu her şey. Ben çok mutlu oluyordum. Tüm aklım fikrim bir an önce hafta sonu olmasıydı. Gerçi bir süre yetmedi bu hafta sonları çıkma planı. Sevgilim olmuştu adı Ömer’di. İlk toxic ilişkim. Onun için okuldan kaçıyor, onunla buluşuyordum. Çok yakışıklı ve özgüvenli birisiydi. Yalancı birisiydi bunun farkındaydım ama bu özelliğine dahi hastaydım onun. Bana çok güzel hissettiriyordu. Arkadaşlarım benimle aynı fikir de değildi. Hepsi Ömer’den nefret ediyordu ve beni kullandıklarını düşünüyorlardı. Bir kere çayını ısmarladım diye bu düşünceye kapılmışlardı. Ömer’den beklenmeyecek hareket değildi ama bende az anasının gözü birisi değildim. Aşıksa aşığız da kendimizi kullandırmayız! Yukarda yükseldiğime bakmayın pek öyle olmadı. O beni, ben onu annemin babamın evde bulduğu limitsiz kredi kartı gibi kullandık. Kopamıyordum ondan çok aşık olmuştum. İlişkimizin başı sade güzel gelişmişti. Buluşup tophaneye çıkmıştık. İkimiz de kahvaltı yapmadığımız için açtık. İki simit, iki ayran aldık. Manzara karşı yiyip, sohbet ediyorduk. Çok kaliteli vakit geçirmiştik. Bu ufak gözüken first date aklımdan çıkmıyordu. Samimiyete tapan birisiydim o zamandan anlamıştım bunu. Ömer de samimi birisiydi. El ele tutuşmak, herkesin onu tanıması, onu isteyen hali hazırda 6 kızın olması ama onun benimle olması da zevk veriyordu bana. Çok heyecanlıydı. Birlikte fotoğraflar çekimlerine katılıyorduk, bunları sosyal medyamıza yüklüyorduk. Herkes bizi birlikte anmaya başlamıştı, Hayallerde hatta dizilerde olan tatta bir ilişkim olmuştu. Ömer çok yakışıklı çocuktu esmer ve uzun boyluydu, giyinmesini de çok iyi bilirdi. Yan yana olduğumuz zaman bizi çok yakıştırırlardı. Şarkımız vardı, Tophane dediğim yer tüm Bursa’yı, ayaklarınızın altındaymış gibi hissettirecek olan tepe de 4 tane bank bulunan aşıkların olduğu yer. Hep oraya giderdik. Nefesimiz tükenirdi ama orada kendimizi çok iyi hissederdik. Ömer benim canımı yakan, bana çok muhteşem hissettirip sonra da o duyguları içimden çekip alan bir adamdı. Çok ağlatıyordu beni. Saygısızlıklar da yapıyordu. Ama ben ondan bir türlü vazgeçemiyordum. Yaptığı en son olaya kadar biz onunla ayrıldıktan sonra benim arkadaşımla buluşup birbirlerine sarılmışlar. Bunu duyduktan sonra intikam zilleri çaldı benim için ve çok pis bir şekilde ikisinden intikamımı aldım. O kızın yediği naneleri saman altından yürütme politikası vardı, yaşardı hatta böyle adice yaşardı ama kimse onun ne yaşadığını bilmezdi. Göstermezdi çünkü kaltak! Ama ben onun bu zaafını kullanıp onu ortamdan silecektim. Ömer’in canını yakmak için sabır etmeliydim onun zamanı vardı. Kaltakla mesajlaşmaya başladım ve en son yaptığı şeyleri kabul eden mesajlarını ss alıp yayınladım. Yayınladıktan sonra meğer o dönem sevgilisi varmış o beni buldu ve benimle konuştu olayların doğruluk payını öğrenmek istiyordu. Onu bizim arkadaş grubunun içine aldım herkes Ömer ile onu gördüğünü söyleyince çocuk o kaltakla olan ifşalarını yayınlama kararı aldı önce bizimle sonra tüm sosyal medyayla salladı ortalığı. En son o kaltak bana bela falan okuyordu ağlayarak. İntikamımı almıştım ondan bana bunu yapmayacaktı! Sıra Ömer’deydi. Hiç basit olmayacaktı ama başaracaktım. Onunla takılırken onun arkadaş çevresiyle çok samimi olmuştum. 2 3 kızla tanıştırdıktan sonra zaten gönüllü anlaşıp seviyorlardı beni. Ömer yalancı birisi olduğu için arkadaşları onu seviyor ama yalancı olmasından kaynaklı sürekli dışlıyorlardı. Ömer onlara yapıştığı için de onlar da arkadaşlık ediyordu. Ömer’in zaafını bulmuştum. Eğer onu yalnız bırakıp sonra kendime muhtaç eder ve onu kandırır göt üstü bırakırsam o buna dayanamaz zırıl zırıl ağlardı. Benden beklemeyecekti bunu çünkü ona sırılsıklam aşık olan Betül bu toplara hiç girmemişti. Dediğimin aynısı yaptım. Arkadaşları zıt düştüler Ömer’le onları kızlarla tanıştırdıktan sonra Ömer’in beni çok üzdüğünü ve gözyaşı silahımı kullandım. Direkt sırtlarını döndüler. Geri zekalı tek başına kalmıştı. Avımı güçsüz kıvama getirmiştim. Sıra ona yanaşmaktı. Ömer’e buluşma teklifi ettim hem de çok sakin, sevdiğimiz bir tip yere. Çok sakin bir şekilde çağırınca kabul etti. Ben de o gün çok şık olmuştum. Ömer’le ilişkimiz boyunca bir kere sadece butterfly tarzında öpüştük yani sadece dudağıma buse kondurup kaçmıştı sadece buydu aramızda olan cinsellik. O gün için planım tamamen farklıydı. Dediğim gibi güzel oldum ve yanına gittim. Ağlayarak çok kırılmış bir şekilde konuştum onunla sinirlenmeden ve içten bir şekilde. İnanmıştı salak gözlerinden anlıyordum. Sonra ona yavaş yavaş yakınlaştım şok olmuştu bunu yaptığımı anlayınca ama kendine alıkoymamıştı. Ve iki aşık orada öpüşmüştü. Ömer’in gözlerinin içi parlıyor, ellerimi tutup seni asla bırakmayacağım demesiyle devam etti buluşma, fazla etkilenmişti. İntikamımı almak için iyice bana bağlanmasını sağladıktan sonra onu göt üstü bırakıp, Ömer’le çıktığımdan beri bana kalbini kaptırmış olan Selçuk’la beraber oldum. Tüm arkadaşlarını elinden aldıktan sonra onlarla eğlenirken paylaşımlar yapınca dünya Ömer’in başına yıkılmıştı. Telefonum da olan 15 dakikalık attığı ağlayarak olan ses kaydı telefon değiştirince mecbur silindi.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE