Bölüm 8

335 Kelimeler
Birlikte Aras Bey ile işe giderken, ikimizden de ses çıkmıyordu. Sadece radyodan kısık bir müzik sesi geliyordu. "Şuradan devam et" dedi Aras. Gösterdiği yol ormana açılıyordu. Hastaneden ilk çıktığımda aklıma gelen şey ile burukça gülümsedim. Yeşil inşanın içini açıyordu. Ama sonbahar geliyor gibiydi. Yapraklar, kendini salmışlardı. Gözlerimi kapattığımda yine aklıma gelen görüntüler ile yüzümü buruşturdum. Elimde kılıcım ormanın ortasında yürüyordum. Etrafımı sardılar. Kılımı bile kıpırdatmadım. Adamları kılıçtan geçirdim. Çok ama çok iyi dövüşüyordum. Kurumuş yapraklar biraz sonra kan olmuştu. Derin bir nefes aldım. Kırpıcı bendim. Kılıcı çok iyi kullandığını söylemişlerdi. Arkama baktığımda, Aras pencereye dönmüştü. Ona söyleyemezdim. Söylersem beni sevmekten vazgeçerdi. Tam içimdeki şeyin bitmemesini isterken, hafızam gelip de en güzel şeylerin ortasına oturuyordu. Şirkete uzun yoldan geldiğimizde, araçtan aşağıya indik. Sevdiğini öldüren birini sevemezdi ama o. Kendine bunu yapmamalıydı. Yoksa, belki de kendini affetmezdi. Oylum, içerde Batı'nın odasındaydı. "bulduk" dediğinde ona baktım. "Kimi" dedi Aras. "Kırpıcı' yı bulduk" içimden üstümden bir yük kalktı. Ben değildim o zaman. "Karakolda" dedi. "Tamam" dedi bana baktı. "Bende görmek istiyorum, onun kılıcıydı belki de benim yanımda bulunan" dediğimde başını salladı. Birlikte karakola doğru ilerlemeye başladık. Aras'ın yanına oturmuştum. Elini tuttuğumda bana doğru baktı burukça gülümsedi. Oylum arabayı kullanıyordu. Batı onun yanındaydı. Ben değilsem, ona yaklaşabilirdim. Aras'ın babası da kızı tespit etmeye geliyordu. Karakola vardığımızda, Oylum bizi camlı bir odaya aldı. Bir kız oturuyordu. Üzerinde benim hayallerimde gördüğüm kıyafetin bir değişiği vardı. Benim kıyafetim dizlerime kadar gelen bir tunikti. Onunki yarımdı. Oylum içeriye girdiğinde kız başını kaldırdı. Bir yerden tanıdık geldi. Aras'ın babası da gelince Aras'ın arkasında kaldım beni görmedi. "O mu" dedi Aras heyecanla. "Değil" dediğinde içime bir şey oturdu. Aras sinirle dışarıya çıkınca, Aras2ın babası ile ben kaldım. Bana doğru döndüğünde korkuyla bir iki adım geriye gitti. Şaşkınca ona baktığımda bana döndü. "sen ne yapıyorsun burada" "Ben Uçurum, Aras Beyin yardımcısıyım" dedim sakince. "Sen uçurumdan düşen kız mısın?" başımı salladım. "Hafızanı gerçekten kaybettin mi?" "evet" dedim şaşkınca. "Beni tanıyor musunuz efendim" "Tanımaz mıyım?" dedi bana bakarak. Yanıma doğru geldi. Kulağıma doğru eğildi. "Kırpıcı" dediğinde gözlerim kocaman oldu...   
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE