Zümrüt, bahçede Demir için küçük bir sürpriz hazırlamıştı; ona en sevdiği çiçeklerden oluşan bir köşe yapmıştı. Demir’in geldiğini görünce neşeyle ona doğru koştu.
"Demir! Bak, bahçeyi nasıl..."
Sözü, Demir’in yüzüne çarptığı o sert tokatla yarım kaldı. Zümrüt yere düştüğünde, taze iyileşen yarası sızladı ama kalbindeki acı çok daha büyüktü.
"Demir? Ne yapıyorsun?" diye feryat etti Zümrüt.
Demir, elindeki kağıtları Zümrüt’ün üzerine fırlattı. "Beni kandırdın! Cihan ile iş birliği yapıp bana o tiyatroyu oynadın! Seni kurtardığım, sana güvendiğim her saniye için kendimden iğreniyorum!"
Zümrüt kağıtlara baktı, hiçbir şey anlamıyordu. "Bunlar yalan! Ben hiçbir şey yapmadım Demir, yemin ederim!"
"Yemin etme!" diye kükredi Demir. "Sesini duymak istemiyorum. Seni bu evde, hayatımda görmek istemiyorum. Babana dön Zümrüt. O çürümüş hayatına geri dön. Eğer seni bir daha karşımda görürsem, bu sefer o kurşunu ben sıkarım!"
Demir, arkasına bile bakmadan malikaneye girdi. Zümrüt, yağan yağmurun altında, yerdeki sahte kağıtlarla baş başa kaldı. Gururu ayaklar altındaydı, kalbi ise bin parçaya bölünmüştü. Artık kaçacak bir yeri, gidecek bir babası yoktu.
Demir, camın arkasından Zümrüt’ün gidişini izlerken içindeki o boşluğun hiç kapanmayacağını biliyordu. İntikamını almıştı ama ruhunu tamamen kaybetmişti.Zümrüt’ün gidişinin üzerinden bir hafta geçmişti. Malikanede artık hayat durmuş gibiydi. Demir, her köşede onun hayalini görüyor, içtikçe daha da saldırganlaşıyordu. Selin ise zaferinin tadını çıkarmak için sürekli Demir’in yanındaydı.
"Unut onu Demir," dedi Selin, elini Demir’in omzuna koyarak. "Seni arkandan vuran bir kadını düşünmeye değmez."
Tam o sırada Kerem içeri girdi. Yüzü kireç gibi beyazdı. Elinde bir dosya tutuyordu. "Efendim... Zümrüt Hanım’ın hesaplarını ve Selin Hanım’ın son görüşmelerini inceledim. Bilmeniz gereken bir şey var."
Demir, Kerem’in sesindeki ciddiyetle yerinden kalktı. Kerem, dekontların sahte olduğunu kanıtlayan orijinal banka kayıtlarını masaya koydu. "Paralar Zümrüt Hanım’ın hesabından çıkmamış. Selin Hanım’ın gizli bir hesabından Zümrüt Hanım adına açılmış bir paravan hesaba aktarılmış. Ses kaydı ise... profesyonel bir taklitçi tarafından yapılmış."
Demir, dosyalara bakarken damarlarındaki kanın donduğunu hissetti. Yavaşça Selin’e döndü. Selin’in titreyen elleri ve kaçırdığı bakışları her şeyi itiraf ediyordu.
"Sen..." dedi Demir, sesi fırtına öncesi sessizlik gibiydi. "Sen benim tek yaşama sebebimi, nefesimi elimden aldın. Onu bu evden kovmama sebep oldun!"
"Demir, ben sadece bizi korumak istedim!" diye bağırdı Selin.
Demir, Selin’i kolundan kavrayıp kapıya doğru sürükledi. "Bir daha sakın karşıma çıkma Selin. Eğer seni bu şehirde görürsem, sana ne yapacağımı hayal bile edemezsin. Defol!