Nigel eve girerken “Yeni evine hoşgeldin!” dedi ve kalbimi bir miktar eritti. Melek yolda uyumuştu. Onu taşıma görevini Nigel yapıyormuş hep, bu yüzden onu yatırıp geleceğini söyledi. Evin büyük salonunda beklerken bir çalışan “Bir isteğiniz var mı hanımefendi?” diye sordu. “Hayır yok, teşekkür ederim.” dedikten sonra başını eğip uzaklaştı. Nigel biraz sonra geldi, koltuğa oturmuştum. Ufak bir çanta hazırlamıştım onu eline alarak gelmişti. “Afra!” diye seslenince ona doğru döndüm. “Gel aşkım odanı göstereyim.” dedi. “Peki!” diyerek kalktım içimdeki kelebekler uçuşup duruyordu. Onun yanına ilerledim. Elimden tuttu ve kendine doğru çekti. Bu sırada gözüm alyansıma takıldı. Bunu gören Nigel “Beğendin mi?” diye sordu. “Çok!” diye söyledim hiç düşünmeden. Tek sıra mini pırlantalar vardı

