BÖLÜM ŞARKISI : MURDA EZHEL - BİR SONRA Kİ HAYATIMDA GEL
☄☄☄
BÖLÜM 18
Mehtap artık onuncu bardağını da içtiğinde ayakta duracak hali olmadığı halde dans etmeye kalktı . Hangi akla hizmet biz de bilmiyoruz. Anında koluna girmek istediğimde ise " Bırak ! " diye bağırdı . Çevremizde ki bir kaç kişi bize baktığında Mehtap ' ın kolunu çimdirdim. " Bağırma yemin ederim yakarım canını." dediğimde ahlayıp sesini kesti. Bir de kesmeseydi.. Serdar ' dan önce ben okuyacaktım bu gidişle canına. Çünkü Mehtap Su canına susamış gibi hareketler yapıyordu ..
Tekrar yerine oturduğunda başını masaya koyup gözlerini kapattı. Ben bunun bu haltı yiyeceğini biliyordum. Adam gibi evimizde içseydik şu mereti en azından nereye kusacağımız belli olurdu , nerede uyuyacağımız . Ama işte bu kıt kafalının aklına uyarsak böyle olurdu . Rezil olmadan eve döneceğimizi ben daha evden çıkmadan biliyordum da işte şu yarım akıllının gönlü olsun istemiştim. Hata etmişim.
Sude içeceğini bitirdikten sonra yüzüme dönerek " Ben taksi çağırayım Zeynep , " dediğinde başımı sallayıp onayladım onu .
Sude çıkışa doğru ilerlediğinde bende ayağa kalkmak için hareketlendim. O sıra arkamda olan ama benim farkına varamadığım biri tarafından belimde hissettiğim ellerle olduğum yerde kaldım. Öyle birinin yanlışlıkla çarpması sonucu değil , ciddi ciddi belimden tutuluyordum şu an. Tam kendimi çektirip bağıracağım sıra belimdeki eller sıklaştı. Birinin bedenine sertçe yaslanmıştım . Midem saniyesinde ağzıma geldiğinde kulağımın kenarında hissettiğim sesle hareketlerim bir anda durdu .
" Merhaba Zeynep , sonunda seni buldum . "
Ender ?
Vücuduma yayılan ürpertiyle ne yapacağımı bilemeyişim, buz kesmemi de sağladı aynı saniyeler içinde. Aklım yerine geldiğinde önce belimdeki ellerden kurtulmak için atağa geçtim. Midem bulanmaya başlamıştı çoktan. Bedenimi döndürmeden bir çift eli üzerimden sıyırır sıyırmaz arkama döndüm ve Ender'le göz göze geldim. Bedenim baştan ayağa titremeye başladı. Yüzünde pislik bir gülüşün yankısı vardı. En son gördüğüm gibiydi. Aynı lakayıt bakış, aynı küstah duruş. Kan beynime sıçradı.
" Ne işin var senin burada ? " diye bağırdım. Gerek sinirimden gerekse yüksek müzikten. Ender üzerine giymiş olduğu yazlık krem gömleği çekiştirdi . Alkollü olmalıydı . Bana değişik bakıyordu . Çok değişik .
" Eğleniyorum, " dedi o da bağırarak. Gerçekten bunu mu sormuştum ben bu salağa !
Ona gözlerimi devirip tam arkamı döneceğim sıra kolumda hissettiğim baskıyla eski halime geri döndüm .
" Birlikte eğlenelim , " dedi bana bir adım atarak . Müziğin ritmi zaman geçtikçe daha da artıyordu . " Hem neden beni engelledin ? "
Geri zekalı bir de soruyor muydu ?
" Bırak kolumu ! " diye çıkıştım. Ama o bırakmak yerine daha da arttırdı baskısını.
" Sana eğlenelim diyorum nesini anlamadın ? " dediğinde kaşlarım daha da çatıldı. Bana biraz daha yaklaştığını üzerinden yayılan alkolün keskinleşmesiyle anladım. Leş gibi kokuyordu.
" İstemiyorum bırak ! " diye yeniden bağırdığımda kolumu çektirdim. Bu kez kurtarabilmiştim. Arkamı dönüp bar masasına kafasını koyup uyuklayan Mehtap ' ın yanına gittiğimde derin bir nefes aldım. Yemin ederim başıma belaydı ya.
" Mehtap kalk hadi. " dedim koluna dürtüp. " Kalk Allah aşkına deplasmanda gibi hissediyorum kendimi. "
Mehtap anlamadığım bir dilde bir şeyler mırıldandı. Gözlerimi devirdiğimde yanımdaki bar sandalyesi çekildi ve biri oturdu.
" Arkadaşın ayılmıyor sanırım, " dedi yanımdaki o biri. Gözlerimi yumdum sinirle. " İstersen evine götürelim. "
Şu an en son istediğim şey olabilir bu pislikten yardım dilenmek.
" Gerek yok ! " diye çıkıştım sertçe ama o mahlukat bir türlü anlamadı.
" Zeynep sana aşığım, " dedi dan diye. Ne olduğumu bilemedim. O kadar sarhoş olmasına rağmen dili çok az peltekleşiyordu. Aslında ayık gibiydi de. Bir türlü anlayamamıştım. Gözlerim şokla açılırken arkamı döndüm ve onunla yeniden göz göze geldim. Bakışlarıma sert bir ima yerleştirdiğimde Ender'in bakışları yüzümden çekilmiyordu. " Tamam başta eğlenirim sandım seninle. Yani eğlenilecek bir kız sandım seni. Ama sonra değişti Zeynep.. "
" Ne zırvalıyorsun ya sen ? "
" Yemin ederim zırvalamıyorum, " diyerek ayağa kalktığında ellerime yapıştı . " Sana gerçekten aşık oldum ve seni elde etmek için her şeyi yapacağım . "
Ellerini hırsla ittim üzerimden. " Hasta mısın arkadaşım sen ! " diye bağırdım sinirle . " Sen daha dün tehdit etmedin mi beni ? Şimdi karşıma geçip nasıl diyebiliyorsun sana aşığım diye. Manyak mısın nesin ! "
" Manyağım lan ! Manyağım ! "
Bar tezgahında oturan bir kaç yüzün bize dönmesiyle bakışlarım onlara çevrildi . Midem cidden bulanıyordu ve ben şu an Ender ' in yüzüne kusmamak için kendimle bir çaba veriyordum . Gerçekten hasta bir insandı bu .
Derin bir nefes aldığımda Mehtap ' ın kafasını kaldırıp bir şeyler söylediğini duydum . Sonunda ayılıyordu sanırım. Tam da yerinde . O sıra da masanın üzerindeki çantamın içindeki telefonumun sesini duydum bu gürültüde. Uzanıp elime aldığımda telefonun ekranında kocaman Mehmet Han yazdığını gördüm . Arayacak zaman mıydı acaba şu an ? Yeniden meşgule aldığımda çantamı da diğer elime aldım. Mehtap ' ın kolundan tutup onu kaldırmaya çalışırken arkamdaki adamın ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu, zaten umurumda da değildi .
" Mehtap uyan gidiyoruz, " dediğimde arkamdan Ender ' in " Zeynep, " dediğini duydum . Ama umursamadım . Allah aşkına Sude neredeydi ? Bizim gelmediğimizi gördüğünde çıkıp gelemiyor muydu ? Nasıl kuzendi bu ?
Mehtap ' ı koluma attığımda sonunda ayağa kaldırabilmiştim. " Yürü ! " dedim hiddetle. Ender hâlâ arkamdan bağırıyordu. Benim tepkisizliğime daha fazla katlanamıyor olmalıydı ki arkamdan adımlarını hissettim.
" Zeynep nolur konuşalım, " diye bağırdı. Müziğin artık daha az duyulduğu ama buranın da insan kaynadığı koridora çıktığımızda oda arkamızdaydı. Mehtap ' ın yürüyüşüne her ayak uydurmaya çalıştığımda ise düşme tehlikesiyle karşı karşıya geliyorduk. Sonunda toplasak da kesinlikle birinde düşecektik biliyorum.
" Zeynep biraz konuşalım nolur, sana aşığım diyorum neden anlamıyorsun ? "
" Asıl sen niye anlamıyorsun ya.! " diye bağırdım adımlarımı durdurarak. Bağırmak Mehtap da da etkili olmuş alacak ki gözlerini açtı. Yüzüme baktı, inceledi. Ona dönmedim.
Ender tam karşıma geçtiğinde yüzünde acınası bir ifade vardı. Acı çeken mi demeliyim ?
" Bana bir şans ver, " dedi Ender başını sağına yatırarak. " Zeynep yalvarırım bana bir şans ver. Yemin ederim pişman etmem seni. Hem ben akıllandım Zeynep. Eskisi gibi değilim artık. " uzanıp ellerime yapıştı yeniden. Vallahi dayak yiyecekti sonunda benden. Ben daha tepki bile veremeden Mehtap yarı açık gözüyle Ender ' i görmüş üstüne de tanımış olmalı ki " Aa ! " diye bağırdı. Yüzümü buruşturduğumda devam etti. " Bu o yavşak Ender değil mi ? " dedi peltek peltek. " Hani sana yavşayan ! "
Ender ' in yüzü buruşmuş, suratında garip bir hal oluşmuştu. Bana mı söylüyordu acaba diye düşünüyordu sanırım ?
Tabi ki de sanaydı be !
" Hıhı, " dedim sırıtarak. Daha fazla yanında bulunmak istemeyerek yeniden Mehtap ' ın kolundan tutarak yürütmeye başladım. Lakin bu adamın beni anlayası yoktu bugün. Öyle ki o da peşimizdeydi . Çantamda ki telefonun sesi de bir türlü kesilmiyordu . Mehmet Han neden bu kadar ısrarcısın ki ?
Biz tam kapıdan çıkacakken arkamdan bir ses geldi . " Zeynep Hanım ? "
Zeynep mi ?
Hanım mı ?
Koro halinde arkamızı döndüğümüzde Mehtap bir kez daha düşme tehlikesi geçirdi . İki tane izbandut gibi adam bize doğru yaklaşıyordu . O gürültü de seslerini de duyurmayı başarmışlardı . Kaşlarımı çattığımda adamlardan sarışın olanı " Bir sorun mu var ? " diye sorduğunda başta ne dediğini anlamadım. Daha doğrusu sorunun muhatabı ben miyim değil miyim onu anlamadım . Ama sonra adamların bakışları benim üzerimde olunca başımı salladım hızla. Neye salladığımı , neyi onayladığımı da bilmiyordum . Esmer olanın gözleri bir bana bir Ender ' e değiyordu. Sanırım müessese gereği bir şeydi bu .
" Sana ne lan ! " diye bir anda bağırdı Ender . Hayır bu sarhoşluğun verdiği cesaret miydi yoksa cahil cesareti miydi kestirememiştim. Ama Ender inatla sert bakışlarıyla adamları tarıyordu resmen .
Ben şok içinde olan bitene bakarken esmer olan Ender'in yanına yaklaşıp kolundan tuttu. " Sizi şöyle alalım , " dedi ve içeriye doğru yönlendirmeye çalıştı ama Ender buna da itiraz etmişti. Ben bu davranışı nerede görsem tanırdım. Bu canıma susadım davranışından başka bir şey değildi.
" Beyefendi, " dedi esmer adam. Ender ' in kolundaki baskısını arttırdı. Her an kavga çıkacaktı. " Zorluk çıkartmayın. Değilse kaba kuvvet kullanmak zorunda kalacağım. "
Mehtap Allah aşkına kalk. Yemin ederim iflahım kesildi seni taşımaya çalışacağım diye. üstelik şu sahneden mahrum kalıyoruz ikimiz de.
Derin bir nefes aldığımda Ender ' in esmer adamla bakışları artık kavgayı başlatmış gibiydi. Onlar gözleriyle çoktan bir kavgaya tutuşmuştu .
" Bırak lan kolumu ! " diye bağırdı Ender . Debelenmeye devam ederken . Ama esmer güzeli öyle bir tutuyordu ki kolunu .. Ender ' e yaşam alanı bırakmıyordu neredeyse .
Onlar debelenmeye devam ederken sarışın olan bana yeniden ismimle hitap ederek " Zeynep hanım , " dedi yanıma yaklaştığında. Kaşlarımı çatarak adama bakıyordum. Hayatımda ilk kez buraya geldiğime yemin edebilirdim . Öyle olmasa bile gittiğim hiçbir barda kimseyle bu kadar samimi olmazdım . Adımı bilecek kadar yani. Kaldı ki buna en çok barın korumaları dahildi .
" İsterseniz arkadaşınıza ben yardımcı olayım , " dedi ve Mehtap ' ın koluna uzandı . Normal şartlarda buna asla izin vermezdim ama şu an öyle zor bir durumdaydım ki . Ayakta duracak halim kalmamıştı . Başımı onaylarcasına salladığımda kollarım arasında duran beden nazikçe çekildi . Kuş gibi hafiflemiştim . Yaklaşık yirmi dakikadır altmış beş kilo ağırlıkla ayaktaydım ya ben .
Derin bir oh çektiğimde Mehtap kolunu çoktan tanımadığı adamın kollarına dolamıştı . İyi ki Serdar bu salağın dandik oyununa kanmamış da bizi burada bulmamıştı .
Ender ile esmer adam çoktan gözden kaybolmuşlardı. Derin bir nefes aldığımda gözlerimi yumdum . Ama duyduğum sesle gözlerimi aralamam saniyeler içinde oldu . Bir insan ancak bu kadar şom ağızlı olabilirdi bu kadar !
" Sen kimsin lan ! "
Serdar ?
*
Ay neden her şey bunların başına geliyor dhxkdkdöf