BİLİNMEZ ZAMAN Genç adam ardında ki kapıyı kapatırken oluşan gıcırtı bir kaç nota çağırmıştı yanına. Sessiz notalar kulaklarını perdeliyordu. İlk beste, çaresizlikten armağandı. Güçlü adımlarıyla girdiği dar sokakta, başını öne eğdi. Kimseyle göz teması kurmak istemiyordu, çünkü göreceği her gözde geçmişinden parçalar bulabilirdi. Unutamadığı geçmişinden. Askeri botlarının altında ezilen yapraklara bakıyordu, dalgın gözlerle. Bir zamanlar kimsenin ulaşamayacağı yükseklikteydi. Soyunmuş ağaçlar hallerinden memnundular, yük olan yapraklardan arınmışlığın özgürlüğü vardı. Ama ne acı ki bilmiyorlardı onları güzelleştiren hor gördükleri yapraklarıydı. Genç adam, en güzel kıyafetlerini giymişti. Daha doğru tabirle tek, temiz kıyafetlerini onun için yıkamıştı genç kız. O kadın

