17.Bölüm: Davet

1398 Kelimeler
****** "Sana da iyi akşamlar Eflin." "Of Taylan, iyi akşamlar. Ne işin var burda?" "Bana da davetiye geldi. Ben de yanımda bu güzel hanımefendiyi götürmek istedim." dedi. Başımı salladım. Alev Hanım ne yapmaya çalışıyordu bilmiyordum. Çok da önemi yoktu, Taylan burdaydı, yanımdaydı ve bu bana yeterdi. "İyi o zaman, bu güzel hanımefendi teklifinizi kabul ediyor. Hadi gidelim." dedim ve herkes arabalara dağıldı. Kapımı açmasını bekelemeden bende hızlıca bindim arabaya. Ben yerleşince o da arabaya binmiş yola koyulmuştuk bile. "Geleceğini tahmin etmiyordum, Murat söylemese bende gitmeyecektim. Sen gidiyorsun madem bende bu güzel bayana eşlik etmeye karar verdim" dedi neşeli bir şekilde. Gülüp " Kıskançlığından geliyorum demiyor da o kadar yolu kalkmış gelmiş 'bu güzel bayana eşlik etmek için geldim' diyor." diye karşılık verdim. Gülüp, başını salladı ve bir şey demedi daha fazla. Yol boyunca sessizliğin dinginliğini dinliyor huzur buluyorduk. Kısa bir süre sonra meşhur balonun yapılacağı yere gelmiştik. Arabayı durdurunca hemen kapıda görevli olan vale kapımı açmıştı. Önce sol, sonra sağ ayağımı uzatıp arabadan indim. Adımımı betona atar atmaz peşi sıra bizimkiler de gelmişti. Kızlarla kapıda yan yana durunca karnımın kasılmasıyla tedirgin oldum. Regli olacak tam zamanı bulmuştum aksi bir şekilde. Beyler de yanımıza gelince ben yüzlerine bakıp " Siz içeriye girin ben bir lavonaya uğrayıp geliyorum." dedim hızlıca. "Sana eşlik etmemi ister misin" dedi Taylan. "Hayır eşlik etmene gerek yok, siz içeriye girin ben işimi halledip hemen geleceğim" dedim hızlıca. İlk başta ısrarcı bir şekilde baksa da başımı hafif eğince ikna olmuş ve ısrarından vazgeçmişti. Hepimiz içeriye girince benim yolum onlardan ayrı düşmüş hızlıca lavoboya gittim. Neyseki ne olursa olsun çantamda ihtiyacımı karşılayacak şeyi taşıyordum. Lavobunun yerini bulunca hemen hızlıca içiriye girmiş işimi halletmek üzere kabine yöneldim. Neyseki kimse içerde yok, yalnızdım. İçeriye girip henüz hastalanmadığımı fark edince rahatlamıştım. Her ihtimale karşı işimi halledip kabinden çıktım, elimi yıkamış ve lavodan çıktım. Balo'nun yapılacağı salonu bulmuş ve oraya ilerlemiştim. Straplez göğüs arası transparan bir sekilde açık ve tepesi sanki yaprağı andıran kırmızı simlerle kaplı şekiller ve yine belimin biraz altı da simlerle bezenmisti etegin sonu kırmızı kabarık tüllerle kaplı derin bir yırtmaca sahip mükemmeliyet abidesi bir elbiseydi. Bu tarz baloların vazgeçilmezi olan tango için hazırdım şimdi. Tango aşkın dansı. İçimdeki garip duygu hissi ile topuklu ayakkabılarımın zeminde çıkardığı hoş tıkırtı sesleri ile salona girdim. Demir merdivenleri inerken bakışlarımı salonda gezdirdim. Tanıdık simalar ile yabancı simaları gördü gözüm ama kalbim bir kişiyi aradı. Taylan.. Kenarda duruyordu, gözleri gözüme değdi kalp hızı bir bakışıyla değiştirmişti resmen. Önüme dönerek yürüyüşüme devam ettim yanından geçtiğim iki kadın sohbetlerini bitirip bana döndü ama umurumda değildi salonda bana dönen gözler. İki çift göz bendeydi ya gerisi önemsizdi. Elimle yüzüme gelen saçımı çektim kulağımın arkasına koydum. Sevgilisi hızlı hızlı bir şey anlatırken bir adamın gözlerin bende olduğunu fark ettim. Nedendi yavaş yavaş bana dönen bakışların sebebi? Kesinlikle üstümdeki bu güzel  abartı elbiseden kaynaklanıyordu. Salonun ortasına geçince kadınlı erkekli artık tüm bakışlar bendeydi. İstediğim gibi salonda Take the Lead müziği'nin ilk aşk tınısı duyulmaya başladı. Her bir ritimde adımlarımı kıvrak am bir o kadarda yavaşça attım. Taylan benim bakışlarımda ki daveti ya anladı yada salonda ki diğer erkeklerin bana eşlik edeceğini bakışlardan anlamış olmalı. Bana doğru yaklaşmaya başladı. Aramızda ki mesafe azalınca hızlıca müziğin tonuna kendimi bıraktım ve yan dönerek sol dizimi öne doğru uzatıp  hafif kırdım. Çıplak  dizim Taylan'ın şevket dolu bakışlarını alırken kollarım yukarı doğru kaldırarak iki elimi kafamın üstünde dolayıp bıraktım bu sırada kalçalarım ile müziğin hakkını veriyordum. Ellerimi yavaşça başımdan çapraz şekilde indirip boynumdan aşağı göğüslerimin altına kadar getirip sol elimi belimde tutarken  karşımda mesafesi az olan Taylan'a doğru sağ elimi uzattım. Parmaklarımı havaya kaldırıp açtım Taylan'a bana doğru el işareti yaparak parmaklarımı kapattım. Taylan bu davetimi sabırsızlık ve bir keyif içinde bekliyor olacak ki hemen davetime icabet ederek bana doğru yaklaştı elimi iki göğsünün ortasına koyarak  iki tur bu şekilde döndük. Gözleri gözlerimde kalbi elimin altında. Üçüncü turun sonunda  bir birimizden uzaklaşarak aşka meydan okuya bakışlarımız ile şimdi tangoya hazırdık. İki taraf aşkını sözler ile değil vücut ritimleri, şehvetli ve vücut dilleri ile olacaktı. Kaşımı bir milim yukarı kaldırarak başımı dik tutum konu aşk ve aşk dansıysa herkes dağıla bilirdi bence birinci belli ikiciyi de seçmeye gerek yoktu. Taylan'ın bakışları ve sert duruşu da en a benim ki kadar netti. Ritim ile kendimize doğru yaklaşıp kafamı arkaya doğru uzatırken sağ dizimi öne doğru uzatırken sol dizimi arkada kırdım. Kafam ile  sol dizim aynı hizadaydı, Taylan sağ koluma girmiş bacakları benimle aynı pozisyodaydı. Sol elini havaya kaldırmış kafası dik dururken bakışlarının bende olduğunu hissettim göremesem de, boynuma değen nefesleri beni başka başka alemlere götürdü. Birden ayrılarak iki elini de onun kolu ve avucunun içinde olacak şekilde bakışlarımız da birleşti. Ondan ayrılacağım aman beni tüm kuvvetiyle döndürdü hızlanan kalp seslerim müziğe meydan okur nitelikteydi. Dönmemin itmesi ile beni kendine doğru çekerek bir sonraki adıma geçmiştik. Hızlıca sol bacağımı gere bildiğim kadar arkaya esnettim. Taylan da benimle beraber bu hamleyi sağ bacağında yapıştı. Eliyle elimi avucunun içine almış ellerimiz havada dururken  sağ eli çoktan yerini almıştı. Sırtımda duran eli  beni fazlaca tahrik ediyordu. Sağ çıplak bacağım onun sol bacağına değiyordu. Yüzlerimiz birbirine en derinden bakarken bir birimizin yüzüne değen nefeslerimiz bizi fazlasıyla şevk çukurlarında gezdiriyordu. Yaptığımız bu hamleyi şimdi şimdiki hızımıza oranla daha yavaş yaparak toplandık. Sağ elim yerinden memnundu sol elimi de bende onun gibi sırtında gezdirdim. Artık başlıyorduk aşkımızı konuşturma zamanı gelmişti. Kıvrak hareketler ili iki milim döndük sağ bacağımı onun sol bacağına doğru sardım. Beni arkaya doğru itti. Kafam salonun içindeki bize bakan hayran bakışları buldu. Ben bu manzarayı sevememiştim. Onun gözleri benim için en güzel manzaraydı halbuki. Tekrar beni kendine doğru çekerek kaldırdı. Yan tarafa doğru ilerledim bacaklarımın çetrefilli numaralarını hızlı bir şekilde sergiledim. Kalçam ile de boş durmuyordum onu tahrik ederken bir o kadarda sınıyordum. Beni kendine doğru tekrar çekerek sırtımı göğsüne yasladı sol elim olun bileğinden duruyordu. Kafamın üstünde tutuştuğumuz ellerimiz ve aldığımız bu pozisyon kulağımın arkasından gelen ılık hava beni daha fazla şehvetin kucağına bırakıyordu. Ellerimizin  şeklini değiştirdim, sağ elim sağ linin üstünde sol elimde aynı şekilde sol elinin de onun sıcak elinin arasındaydı. Aramıza koyduğumuz mesafe ile yüzüm ona dönük bir şekilde beş adım sağ tarafa doğru aynı anda atarak ilerledik. Geldiğimiz son adımda sağ ayağımı havaya kaldırıp indirdim. Taylan bu şeklimizden fazla hoşlanmadığı kesindi. Beni kendi etrafımda döndürüp bıraktı. Sağ elim sol elini buldu. Sol elim omzunun üstünde durdu, onun sağ eli göğüs hizada olacak şekilde sırtımda yerini aldı. Kıvrak hareketlerimiz ile aşkımızı bir o kadar da şevkimizi ortaya koyuyorduk. Gözlerimizi bir an olsun ayırmadık İçimde beliren duygular ile de bir taraf dan savaşırken Taylan ustalık içinde hareketlere devam etti, Her bir hamle, her bir adım şehvetin Taylan haliydi. Beni tekrar döndürerek itti ondan uzaklaşıp giderken sağ elimi birden tutup beni durdurdu. Gitme sana muhtacım haliydi bu. Onun bu dansta ki baskın hali beni rahatsız etmişti belki birazda içimde ki şehvetin suçlusuydu .Hızlıca dönerek elimi onun elinden vurarak  kurtardım. Taylan ban sırtını dönerken bu tavrımdan Aşk bir kişiye bencilce muhtaç olmak değildir haliydi. Ona dans ederek yaklaştım ellerimi göğsüne doğru sardım. Kafamı sırtına yasladım. Sağ bacağımı sağ bacağına doğru doladım. Aşk bir olmaktı aynı pozisyon da ki gibi sen sen demeden, sen ben olmadan biz olmaktı. Şehvetin kollarında biz olmak, şehvete bu kadar muhtaçken hem de.. Bacağımı kırarak iyice yukarı doğru bacağında çıkardım. Çıplak dizime değen eli ile içime bir ürperti hakim oldu. Hızlıca Taylan'dan ayrılıp geri geri nizami adımlar ili gittim. Taylan da benim üstüme doğru geldi. Yaptığı bir kaç hamle ile beni tekrar kendine doğru sardı. Kalçamın altında hissettiği şehvet tohumu ile birkaç adım yapışık bir halde ilerledik. Nefes nefese anlımızdan akan damlalar bu anın şahidi idi. Daha fazla Taylan ile böyle kalmamak için öne doğru ilerledim iki kolumdan tutması ile öne doğru esnedim. Beni tekrar kendine  doğru çevirdi. Yüz yüze gözlerimizden şehvet anlımızdan ter akarken gözlerimi kırparak dudaklarımı ısladım, bakışları dudaklarıma doğru kaydı. Dudaklarım bu durum kıvrılırken Kafasını yüzüme doğru yaklaştırdı boynumdan göğsüme kadar inip durdu ben anın verdiği mayhoşluk ile kafamı arkaya doğru uzattım. Elimi onun kalbinin üstüne koyarak atan kalp ritimlerini elimde hissettim. Tekrar beni bırakıp kendi etrafımda dönmemi sağladı. Ben uzaklaşırken elimi tuttu. İkimiz salonda bizi izleyenlere karşı resmen bir poz vermiştik böyle. Beni kendine doğru çekti iki bedende bir birinden hiç ayrılmak istemiyordu. Mıklatıs misaliydi bu iki bedende bunu anlamıştı belki. Beni havaya kaldırdı, büktüğüm iki dizimi onun sağ bacağına dayadım sonrada havaya kaldırarak beni yere indirdi ve yüzlerimizin arasındaki sıfır milim ara ile bir birimizin yüzündeki şehvet tınıları ile baktık. Salonda yayılan alkış sesleri ile kendimize geldik. **
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE