*** Kamburlaşan düşüncelerim, gecenin sessizliğinde, yıldızların koynunda uyuyordu. Üzerine örttüğüm yalanlar, düşüncelerimin her kıpranışında, hareket edip, yer yüzüne doğru düşüyordu. Yeri boylayan yalanlar, insanların boyunlarına dolanarak onları boğazılıyordu. Peki, bu öyle değil miydi? Gökten inen yalanlar, bizleri boğazlamıyor muydu? Beyaz yalanlar gün geçtikçe çoğalıp, koyulaşmıyor muydu? Öyleydi. Tek tek yalanlar sıra ile dizilerken hissedemezsin çokluğunu ta ki, komut verdiğin an. Işte o an, birbirine dolanan yalanlar ne olduğu anlaşılmayan bir haşeratlar gibi büyüyüp, çoğalırlar. Tüm bu gelişmelerin olmaması için, yıldızların koynundaki yalanları yer yüzüne dökmememiz gerekir. Doğru, bir tarafta beyaz giyimiyle bizi beklerken, biz koyulaşmamalıyız. Bunu yapmamayı denemeliyiz.

