BÖLÜM 11

914 Kelimeler
HAKAN ARSLAN İki yıl önce şirketin başına geldim. Tek başıma yönetmek çok zorlu oldu. Her zaman güçlü olmak ve şirketi bir adım daha öne getirmek için elimden geleni yapacağıma ilk günden söz verdim. Hayatımda ailem ve işim dışında kimse olmadı. Sevmediğim bir kadınla asla birlikte olmam. Hayatım da hiç kadın olmadı. Çünkü tutkuluyum ve asla daha azına razı olmam. Her şey benim için tam olmalı. Sevdiğim kadın da her şeyiyle kusursuz olmalı. Bu yüzden önüme fırsatlar çıksa da kusursuzu bulana kadar aramaya devam edeceğim. Helen’i ofisimden içeri girdiği günden beri yavaş yavaş aklıma gitmeye başladı. Geçen hafta yaşadığım iş stresi ve yoğunlu yüzünden yaşadığım Hastalıkta da bana baktı. Bu benim için çok değerli. Hislerimi ve hissettiklerimi gösterme konusunda pek iyi değilim. O gün üzerime düştüğünde onu gerçekten çok istedim. Biraz sert davrandım o sırada ama kendimi bu şekilde durdurdum. Onu gerçekten beğeniyorum. Danışmanda duran çalışanla flört ettiğimi sandığımda da bu durumu hiç hoşuma gitmemişti. Sonra ayağını kestiğini duyunca endişelendim. Yaşadığım stresten sonra yakındaki ailemin yazlığına geldim. Deniz’e bakıp biraz kafa dinlemek ve yüzmek istiyordum ama denize baktıkça da gözleri aklıma geliyordu. Sekreterime göz devirmesi ve şaşırdığında kocaman açması gerçekten çok tatlı. Etrafımda pek çok kusursuz ve tatlı kadın oldu ama ben hiç birini tercih etmedim. Yapay insan o kadar fazla var ki onlardan uzak durmak için elimden geleni yapıyorum. Helen’in nasıl bir insan olduğunu hala çözemedim. Ama bana göre bundan eminim. Bugün öğleden sonra üç gibi yan tarafımdaki plaja gittim. Kendime ait olan yerde şezlongları açtım biraz güneşlendim ve sonra denize girdim. Biraz yüzdükten sonra denizden çıktım. Kadınların bakışlarını üzerimde hissediyordum. Açıkçası düzenli spor yapıyorum ve kendime iyi bakmaya özen gösteriyorum. Şezgolguma yaklaştım. Elime havlumu aldım ve kurulandım üzerime beyaz gömleğimi geçirdim. Kafamı kuruladığım sırada yan tarafımda ki hareketlilik dikkatimi çekti bir kadın kendini kitapla yelliyordu. Helene çok benziyor. Acaba Helen olabilir mi? ‘ Merhaba?’ dedim sorarcasına. Kadın kafasını kaldırdı ve ‘ Merhaba Hakan Bey’ dedi ve dudaklarını yaladı. Bingo bu Helen. Dudaklarını yalamasıyla Hafifçe gözlerimi kıstım. Yanına yaklaştım. ‘Burada karşılaşacağımızı kim bilirdi?’ Dedim ve gülümsedim. ‘ gerçekten öyle, burada babannem yaşıyor. Ufak bir iş kazası geçirdikten sonra çok endişelendi ve bana kendisi bakmak istedi. Bende kıramadım ve buraya geldim’ dedi ayağını parmağıyla işaret ederek. ‘ Öyle mi? Çok geçmiş olsun’ dedim bilmiyormuş gibi yaparak. Bende ‘ ailemin yazlık şurada’ dedim parmağımla yazlığı gösterdim. ‘ Anladım’ diyerek kafasını salladı. ‘ Ne okuyorsun?’ diye sordum. Sohbetti devam ettirmek istedim. Bu kız çok güzel ve açıkçası beğeniyorum. Onunla neden sohbet etmek istemiyim ki. Kitabı çevirdi ve gösterdi. ‘ ilk sayfasındayım daha’ dedi. Gülümsedim. ‘Yan tarafımda bir tane daha şezlong var ve boş gelmek ister misin?’ Diye sordum. İki tane yan yana şezlongu göstererek. Açıkçası yanımda otursa daha rahat eder ayağından rahatsız. Ya da kimi kandırıyorum ki daha önce de dediğim gibi bu kız tam benlik. ‘Olur’ diye cevap verince yanına gittim ve kolundan tuttu. ‘Ayağına dikkat et’ dedim çok yakınından. Boynumum ve saçlarının kokusunu alabiliyordum. Yanakları kızarırken ‘ Ne.. Neredeyse iyileştim’ dedi kekeleyerek. Şezlonga oturmasına yardımcı olup kendi tarafıma geçti. Yan tarafımdaki termos çantadan iki tane içecek çıkarttım bir tanesini açıp ona uzattım. Elimden alırken bir an parmaklarımız değdi. Yanaklarının kızardığını görebiliyordum. Soğuk içeceğimi açıp kafama diktim. Konuşmaya devam etmek istiyordum ‘ buraya ben küçükken gelmiştik ailemle. Geri döneceğimiz günü akşamı kayboldum, bir teyze beni bulmuştu. Geceyi onun evinde geçirdim. Sabah olunca beni ailemin evine geri götürmüştü.’ Dedim. Nefes alıp devam ettim ‘ daha sonra uzun süre bir daha buraya dönemedik’ dedim. ‘ böyle bir şey yaşamanıza üzüldüm’ dedi, ‘ aileniz çok endişelenmiş olmalı’. Bu olayda güzel anılarım da vardı o yüzden ‘Evet çok endişeliydiler, bence üzülmene gerek yok çünkü bu anda benim unutamadığım güzel bir şey var’ dedim. ‘ en azından sizin için kötü bir anı olmamış’ dedi. Tatlı bir kalbi olduğunu düşünerek gülümsedim. Ben gülümseyince göz bebekleri büyüdü. Helen çocukluk anılarından anlatmaya başladı. Çok yaramaz çocukmuş. Yaptığı yaramazlıklara güldüm. Ben uslu ve tertipli bir çocuktum. Her zaman kurallara uyardım. Çocukluk anısını anlatınca kahkaha attım. Bir süre birbirimize baktık. Garip bir sessizlik olduğunu ikimizde biliyoruz. Aslında onu öpmek istiyorum ama cesaret edemiyorum onun da benden hoşlandığından emin olmam gerek. Omu ödemeyeceksem uzaklaşsam daha iyi diye düşündüm ve ‘Denize giriyorum gelmek ister misin?’ Diye sordum ve soyunmaya başladım. ‘ hayır’ dedi. Bana bakmamak için kafasını çevirdi. Normalde kadınlar beni göz göre göre süzer. Helen’den tepki alamamak herhalde biraz moralimi bozdu. Denizde yüzüp biraz serinledim. Hava kararmaya başlamadan çıksam iyi olur diye düşündüm. Geri döndüğümde Helen’i şezlongta uyurken buldum. Kurulandım. Biraz bekledim ama uyanmadı. Uyandırmak için ‘Helen’ diyerek seslendim bir kaç defa ama kalkmadı. Belli ki onu burda yalnız bırakıp gidemezdim bende onu kucağıma alarak eve taşıdım. Eve varınca onu yatağıma yatırdım. Gerçekten çok masum uyuyor. Dudakları çok dolgun bir tane öpücük almamak için kendimi zorlamam gerekti. Odadan ayrılınca evdeki yardımcımdan da geride kalan eşyaları getirmesi sonra da etrafta gözükmeyesiniz rica ettim. O eşyalarımızı getirirlen bende bu sırada duşa girdim. Duştan çıkınca da mutfağa girdim ve bize yemek yaptım. Bir süre sonra yemeğin hazır olmasına yakın,ayak sesleri duydum. Arkamı döndüğümde saçları biraz dağılmış Helen karşımdaydı. Buraya nasıl geldiğimizi anlattım ve yemeklerimi yedik bir süre muhabbet ettik. Sonra dudağının kenarında ki yemek kırıntısını gördüm silmek için uzandım. Dudakları çok yakınımdaydı. Göz bebekleri büyüdü ve yanakları kızardı. Sonra heyecanla ayağa kalktı. Eve gitmek isteyince akşam olduğu için evine kadar onunla gitmeye karar verdim. Yolculuk koşa ve sessiz geçti. Babaannesinin kapısında durdum. İçeri girdim. Helen’in babaannesiyle tanıştım. Çok tatlı bir kadındı. Helen’in yaptığı tatlıyı yediğimde tüm anılarım geri geldi. ‘İşte buldum’ dedim.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE