Kuş cıvıltıları her yerdeydi. Güneş uzun ağaçların arasından sızıp muhteşem bir görüntü sunuyordu. Yemyeşil çimenlerin üzerine duran boyaların kapağını açmakla meşguldüm. Giydiğim şort yüzünden çimenler bacaklarıma temas ediyordu ama umurumda değildi. Annemlerle olsa yere bir sofra bezi sermelerini söyler sürekli homurdanırdım fakat Alec'leyken başka bir şeye ihtiyacım yok gibiydi. Laurent'ın tekrar yürüyeceğine bel bağlamıştı o yüzden yeni bir plan yerine ağaç evini eski haline getirmeye çalışıyordu. Elindeki çekiç ve çiviyle dördüncü basamağı yerine oturturken Renee'den ödünç aldığım boyalardan biraz daha sıktım. Elimdeki tahtaya dağ çileklerini çizip boyarken son derece keyifliydim. Nate'ten bir kaç gündür haber almıyor olmak biraz daha rahatlamamı sağlamıştı. Dördüncü basamağı çivi

