Yüzümde engel olamadığım bir tebessümle kahvaltı ederken annemin göz hapsine maruz kalmıştım ama duygularımı tekrar dibe batırmak artık çocukken yaptığımdan daha zor geliyordu. Bir kere çocukken ona dokunmanın nasıl bir his olduğundan tamamen bihaberdim. Sadece bazen bana aniden sarılır duyduğu heyecanlı ya da sevinçli bir haberi bu şekilde karşılardı. Koluna kafamı koyup uzandığım günlerde bundan daha iyi bir hissin dünyada var olmayacağını düşünürken şimdi çok daha fazlasının olduğunun bilincindeydim. Nasıl sırıtmadan durabilirdim ki? Koluma yediğim çimdikle ağzımdaki peynir tabağıma düştüğünde annem bana kızgın gözlerle bakıyordu. “Eğer ki Alec ile ilgiliyse bu surat ifadesi...” “Ne alakası var. Sadece evime döndüm diye mutluyum.” derken babam kirpiklerinin altından beni inceliyordu.

