6. Bölüm / EŞİM OL

924 Kelimeler
Esma o hafta diğer bütün derslere de gitti ama Boran hiçbirine gelmemişti. Herhâlde bir dersi kalmış bir tek ona gelecekti. Ama onca güzel şey söylemişti. İnsan onca güzel laflar ettiğini görmeye de mi gelmezdi. Güzel bulmuştu, güzel gülüyorsun demişti, dolaylı yoldan seni ağa olduğum topraklara götüreceğim demişti, kaçak gelin bile dedi çaktırmadan. Hep onu görmek için bir hafta o dersi mi bekleyecekti? Galiba Boran ona yürüdü ama Esma arabada nefesleri çarpışıp dudakları yaklaşınca niyetini belli etmişti. O da madem cinsellik yok ben de yokum diye düşünmüş olabilirdi. Klasik erkekti işte. Boran’ı kafasından atmaya karar verdi. Sonuçta birkaç saat görüştüğü biriydi. İnsanlar 25 yıllık eşlerini unutuyordu 1-2 saatin lafı mı olurdu? Ayrıca Esma hedeflerinden ve duruşundan daha okulun ilk günü bu kadar uzaklaşmış olamazdı. Bundan sonra gördüğünde de sadece ‘merhaba’ deyip geçecekti. Haftaya aynı ders tekrar geldi. Boran yine gelmedi. Telefonlarını aldıkları geldi o an aklına. Yazmalı mıyım diye düşündü. Ne yazacaktı? ‘Neredesin? Seni merak ettim. Umarım iyisindir bir problem yok ya.’ bunların hiçbiri olmazdı. ‘Sanane’ dese ne derdi. Gerçi ona neydi sahiden. 1-2 saat geçirdiler diye velisi mi olmuştu adamın? Ama merak ediyordu engel olamıyordu. Görmek istiyordu. Konuşmasa bile onu sadece görmek istiyordu. O gece böyle olacağını hiç düşünmemişti. Haftalar geçti Boran hiçbir derse gelmedi. Sınavlara gelir elbette diye düşünüyordu Esma. Sahi 25 yıllık eşler birbirini nasıl unutuyordu? Çünkü onun 1-2 saati unutması bile 1-2 yılını alacaktı galiba. Gönlüne de aklına da kızdı hala onu merak ediyor diye. Bu sürede ona yaklaşan oğlanlar yine olmuştu ama o hiç oralı olamadı. Kalbi insan almıyordu şu sıralar galiba. Benim kalbim küçük mü ya acaba diye düşünüyordu. Çünkü insanlar birini severken bile başka biriyle birlikte olabiliyordu. O, hiçbir şey olmayan biriyle 1-2 saat görüştü diye dünyaya kapanmıştı kalbi. Küçük müçük onun kalbiydi ve böyle işliyordu işte. Kendini sık sık o geceyi düşünürken buluyor kendiyle konuşmalar yapıyor ve kendini tekrar hayata geri döndürüyordu. Neydi bu yaşadığı Allah’ın ona al bak taş kalpli Esma nasıl salak gibi aşık oluyormuşsun deme şekli miydi? Bu olmamalıydı kendine gelmeliydi derslerine odaklanmalı neden burada olduğunu unutmamalıydı. Yine derin derin düşünüyor ve kendine kızıyordu ki telefonuna haftalar sonra kalbini ağzına getiren bir mesaj gelmişti. “Ne yapıyorsun doktor hanım? Ağanı hiç mi merak etmezsin?” yazıyordu. Şaka gibiydi haftalardır tek bir görüşme tek bir mesaj yoktu ama bir anda yıldırım gibi hayatına geri giriyordu. Ukala ve küstahtı. Sadece kendini düşünüyordu dağ ayısı. Yakıp yıktığı hayatı düşünmüyordu. Kim bilir kimlerle yattı kalktı da ‘aaaa Esma ile yatmamıştım’ diye aklına gelmiş ve geri dönmüştü. Mesajı gördü ama cevap vermedi Esma. Ertesi gün okulda karşılaştı. Buz kesti vücudu onu görünce. Halbuki ısınırdı, alev alev yanardı yanakları, eli, yüzü. Başka kadınlarla birlikte olduğunu düşündüğünden içi soğumuştu galiba. “Doktor hanım selamlar” dedi yanına otururken. Esma, neyin kinini tutuyorum ki sanki adam beni üç çocukla ortada bıraktı diye düşündü ve ona dönerek; “Selam” dedi. “Napıyorsun görüşmeyeli ne var ne yok?” “Okuyoruz ne yapalım.” “Sen beni hiç mi merak etmiyorsun?” “Yoo.” “Eyvallah. Ama kısa bir açıklama yapayım yine de. Çünkü insan gönül bağı kurduğu herkese karşı az biraz sorumludur bana göre. Babamı kaybettik. Köye dönmek durumunda kaldım. Ailemin bana ihtiyacı vardı.” Şaşkınlık, merak ve üzüntü aynı anda yüzüne hücum etmişti Esma’nın ve; “Çok üzüldüm başın sağ olsun” diyebildi. “Sen üzülme.” dedi ve devam edeceğini ama bu konuşmayı yapabilmesi için bir yere gitmek istediğini ekledi. Olur dedi Esma. Eşyalarını topladı ve çıktılar. Aynı kafeye, aynı masaya geldiklerinde Esma’ya hiç sormadan “İki sade kahve” dedi. Tatlı istememişti. Üzüntüsü hala devam ediyordu galiba. Babası sonuçta diye düşündü güzel kalbi. Gerçi onun babası ölse ne kadar, kaç gün üzülürdü bilemedi. ‘Yine de Allah ömür versin’ diye düşündü içinden. Onlar Esma’ya genç kızken, çocukken, hatta bebekken bile kıyabilmişlerdi ama o üvey kardeşlerine kıyamazdı, babasız annesiz büyüsünler isteyemezdi. Yine böyle derin düşüncelere dalmıştı ki ani bir sesle irkildi. “Esma” dedi ses endişeli, korkak ve mutsuz bir şekilde. Esma devam etmesini bekledi, bölmedi. Çünkü zor konuşuyor gibiydi aklını bulandırmak istemedi. “Biliyorum daha beni tanımıyorsun. O gün orada konuştuklarımız kadarını biliyorsun. Ben Urfa’da önemli bir aşiret ağasının oğluyum. Pek okuyan yok bizim oralarda ama bana bu şans verildi. Ağa oğlu olduğum için galiba. Kabul ediyorum biraz da dik başlı olduğumdan. Okulu vaktinde bitirip gidebilseydim biriyle evlendirilir hemen ağa olurdum. Bunu engellemeye benim dik başlı olmam da ağa oğlu olmam da yetmezdi zaten. Babam daha devam edecekti aslında. Ölmeseydi yani. Bizim oralarda ağalık babadan oğula geçer. Oğula geçmesi için de oğlanın evlenmiş ve bir çocuğunun olmuş olması gerekir. Ben okulu bitirip dönemediğim için evlenmedim. Çok kez bırak gel aşiretin başına geç dediler ama doktor olup öyle dönmeyi kafama koymuştum hep. Tek bir dersim engel oldu işte biliyorsun. Şuan seni görüp seninle tanıştığım için iyi ki de kalmış o dersim diyorum ama şimdi artık dönmek zorundayım Esma.” Kahveler geldi masaya bırakıldı. Esma gözlerini ayırmadan onu dinliyordu. Ne muhabbetin nereye gittiğini tahmin edebiliyordu ne de ona bunların neden anlatıldığını. Devam etti Boran sonra; “Ben seni gördüğüm andan beri başka nefes alıyorum. Senden başka hiçbir şey düşünemiyorum. Ben de isterdim sevgili olalım beni tanı. Ben seni tanıyayım demiyorum çünkü hiçbir huyun beni senden vazgeçiremez. Ama kader buna izin vermedi. Kader benim geri dönmemi ve ne yazık ki doktor olamamamı emretti. Ben düşündüm gecelerce düşündüm. Seni unutabilir miyim diye düşündüm ama sana bunu sormazsam ömür boyu rahat etmeyecekti vicdanım. Ömür boyu kendime kızacaktım keşke sorsaydım cevabı ondan duysaydım diye. O yüzden gel Şanlıurfa’ya gidelim, evlen benimle, karım ol, hanım ağa ol köyüme, aşiretime.”
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE